Niyet

Bu 19. yazı. İlk postalarda epey bir kafa göz yardık karşılıklı. Doğal karşılıyorum. Olağan konulardan bahsetmiyorum. Doğrudan hakaret edenlerin yerini, katılmasa bile soru soran yorumcular almaya başladığı için, ya da en azından artık eskisi kadar hakaret yemediğim için, "Niyet"imi yazmaya karar verdim.

Önce kendimi tanıtayım: Otuzlu yaşlarımın ortasındayım. Hayatım devlet okullarında geçti, iyi bir üniversite mezunuyum, 2 dil biliyorum, çok uzun süredir profesyonel olarak çalışıyorum, yani maaşlı elemanım, aileden kalan bir zenginliğim yok, ne yaptıysam kendim ve eşimle birlikte yaptım. Çocuklarım var, sayısını ve cinsiyetini söylemeyeceğim. 10 yıllık evliyim, eşimle daha da uzun süredir tanışırız, eşim ev hanımı değil, çalışıyor, o da iyi bir üniversite mezunu, dil bilir, güzel bir kadındır.

Çok para kazanmıyorum, ama ortalamanın oldukça üstündeyim. Şiiri, felsefeyi severim, eskiyi güzel buluyorum. Batılılardan çok doğululara ilgi duyuyorum. İşim gereği takip ettiğim konular daha çok teknik olsa da, çizgi dışına çıkan herşeyi elimden geldiğince takip etmekten keyif duyarım. Eşimle "normal" bir cinsel yaşantım var, her evli çift kadar birlikte vakit geçiriyor, sevişiyoruz. Aramızdaki tek fark benim seksi daha fazla seviyor ve istiyor olmamdır.

Eşimi duygusal anlamda bugüne kadar hiç aldatmadım, ama fiziksel olarak "aldatıyorum". Bu, benim ve çoğu erkeğin anlayışına göre aldatmak değildir diyeceğim, bu postanın amacı buna cevap vermek olmadığı için demiyorum. Eşimi seviyorum ve iyi kötü huzurlu bir evliliğim var. Mezhebi geniş bir adam değilim, bunları eşim yapsa büyük ihtimalle boşanırım. O da yaptıklarımı öğrense, herhalde boşar beni.

Burada anlattığım, anlatacağım olayların hepsi doğrudur, bazıları bizzat benim yaptıklarımdır, bazıları ise tanıdığım diğer evli adamların. Elbette yazının çekiciliğini arttırmak için abarttığım durumlar, mizansenler vardır, ama mümkün mertebe vermek istediğim açıyı bozmamaya, olayı saptırmamaya çalışıyorum. Cevat benim ruh öküzüm. Cinselliğe düşkün, ağzı bozuk, zampara bir adam. Onun ağzından anlatıyorum bazen. Cevat, zevzek ve meraklı, birlikte olduğu kadınlara çok soru soruyor. Hayat kadınlarının anlattıkları, gördükleri, yaşadıkları çoğu insanınkilerden daha ilginç geldiği için yapıyor sanıyorum. Eskortların profillerini sadece bir insan hikayesi niyetiyle anlatıyorum, başkaca bir amacım yok.

Anlatmak istediğim bir diğer şey, evli erkeklerin davranışları, düşünceleri, ne yaptıkları, ne yapmaya çalıştıkları. Her evli erkek benim gibidir, demiyorum, ama büyük bir çoğunluğunun benim gibi olduğunu düşünüyorum. Tek fark, bazılarımız yapıyor, bazılarımız yapmamayı seçiyor, ama illa ki aklından geçiriyor. Seks arayan erkeklere maddi bilgiler veriyorum, gördüklerimi yazıyorum, ki durumları bilsinler. Yapmayı düşünüp yazdıklarım sonucunda yapan olursa, amaçlarımdan birine ulaşmış olacağım. Yapmayı düşünüp yazdıklarım sonucunda yapmaktan vazgeçen olursa, amaçlarımdan birine daha ulaşmış olacağım. Fırsat olursa, kendi çapımda cinsellikle ilgili iki çift de laf söylemeyi düşünüyorum.

Kısaca, kendimi ve bildiğim evli adamları anlatıyorum.

Hallerimizi arz ederim.

Read more...

Akıl

48 saat uykusuz çalışma. Sabah 10 da yatağa leş gibi gidiş. Gece 12'de kalkış. Gece yarısı 2 de kızışma hali. Mamuşkaya telefon, acil koduyla. Saat 3 Taksim Marmara'dan kızı alış. Köfte dudaklı. O da olur. Saat 6:30 da damardaki alkolün seyrelmesiyle birlikte duş. Saat 8:30 mesai.

- Günaydın Evli Bey!
- Günaydın şekerim.

Bu anlattığımda mantık var mıdır?

Peki.

Cuma günü uçakla Odessa'ya gidiş. 2 gün, sürekli bir içki hali, sadece sevişme, yemek yeme ve uyuma. Pazar gece yarısı dönüş. Pazartesi mesai.

- Günaydın Evli Bey!
- Günaydın şekerim.

Bunda var mıdır?

Vardır. Erkeğin, evli ya da bekar, damarlarına iliklerine kadar rahatladığı, hormonlarını köreltmekten pamuk gibi olduğu, erkek olarak dünyaya gelmekten keyif duyduğu anlardır. Hormonlarıyla düşünen erkekte, sike sürülecek akıl yoktur. Bu lafı çerçeveletip duvara asmak gerekir.

Read more...

Bacardi

Cemaat!

İki laf edip gideceğim, uslu oturun, çok konuşmayın. Çok sıcak a.q. Tatile de çıkamadık daha, it gibi çalışıyorum afedersin.

Ensesinden tüy koparılmış tavuk gibi yorum yazanlarınız var hala, etme eyleme cemaat! Yorum yazmadan önce bir dur 2 saniye, derin nefes al, sakin gözüm!

Cemaat! Sana o kadar gaz veriyoruz, cesaret aşılıyoruz, yol yordam gösteriyoruz, hiç ses etmiyorsun. Görüyorum, camın arkasından bakıyorsun, dönüp dönüp gelmenden anlıyorum niyetini, yapacaksın, ama tırsıyorsun hala.

Korkma lan!

Dedim ki kendime, ey Cevat, yazmaktan başka bi sikim yaptığın yok a.q. Ne yapsın millet! Evli abime sordum, ne yapayım diye, çok asabi bu ara, bastı küfürü bastı küfürü. Kavga ettik, çok sinirlendim cemaat! Hırsımdam şimdi kendi kendimi sikeceğim, o olacak.

Cemaat! Düşündüm taşındım, seni Bacardi'ye götürmeye karar verdim. Gözün gönlün açılsın a.q. Sana tarif vereceğim, usulü göstereceğim, ortamı bil ki yalan yanlış iş yapıp yüzüne gözüne bulaştırma. Becerebilirsek görüntü de çekeceğim cemaat, sırf senin için! İçerdeki hatunları görünce bakalım cesaretin gelecek mi.


Atma Cevat diyenleriniz var, sana ön bilgi niyetine bunu ve bunu veriyorum cemaat. Görüntü dedim de, "ulan farkederlerse sikertirler mi acaba beni" diye huylandım a.q. Yazılar bıçak gibi kesilirse, hakkını helal et cemaat.

Hadi gene iyisin. Cemaat!

Read more...

Sampling

Fenasi'nin yazısından sonra trafik katlandı. Daha ilk yazıdan itibaren beklediğim tepkiyi aldım, almaya da uzun bir süre devam edeceğim sanıyorum. Hakaret ve küfür eden yorumculara anladıkları dilden cevap vermeye devam, evet, ben de tutamıyorum dilimi bazen.

Laf oyunları ve kavgaları azıcık seviye yükseltirse daha da keyifleneceğim. Arada kendi örneklemelerimi de yapıyorum, aslında ne olacağını bildiğim canlı tepkiyi tekrar teyid etmek için. Blog adresimi şirket içinden seçtiğim kişilere gönderdim hafta başında, tabii ki gerçek göndereni gizleyerek.  

Oturaklı evli abi
- Evli, gel bak lan herifin biri ne yazmış.
- Ne yazmış abi?
- Herifte ahlak denen birşey yok!

Oturaklı abi, şirketin demirbaşlarından, kakara kikiri yapar, nutuk çekmeye bayılır. Ama girip çıktığı siteleri de bilirim, iş icabı. İddia oynar, kolay sinirlenir.

- Way .mına koduğumun çocuğuna bak dedim kendime, abiyi kızdırmamak için.  

Bekar Yakışıklı - Standart Yeni Evli 
- Ulan siz iş saatlerinde geyik mi yapıyorsunuz?
- Yok Evli Bey, adamın biri eskortları yazıyor, arkadaşla onu tartışıyorduk.
- Nesini tartışıyorsunuz, size ne elalemin s.kinin keyfinden, .rospusundan?
- Ben, evlenene kadar her çiçekten bal almak lazım diyorum, hatta bu eskortları da denemek lazım, ama çok pahalıymış, bizde o kadar para ne gezer.

dedi yakışıklı. 20'li yaşlarının ortasında, 6-7 ayda bir sevgili değiştiriyor gördüğüm kadarıyla. Standart yeni evli, mülayim bir çocuk, tipi de yerinde, çalışkan, naif.

- Ben karımı hayatta aldatmam, senin sevgilin karın seni aldatsa ne hissedersin. dedi ötekine.
- Evlenene kadar ne bok yiyecekseniz yiyin, ama evlendikten sonra gözünüz dışarıda olmasın. Evlendiğin kadına sadık kalman lazım, evlilik ciddi bir kurum, kaldırmaz böyle şeyleri

dedim. Çıkarken yakışıklıya göz kırptım.  

Kadınlar
Ne konuştuklarını yakalayamadım henüz, bir tanesi neredeyse tüm yazıları okudu. Evli, güzel bir kadın, kocası da eli ayağı düzgün bir tip. Meraktan okuyor izlenimi edindim. Her an bir yorum yazabilir, bekliyorum. Mevcut durum gereği, konuyu açıkça konuşacakları müphem. Bir Evli Kadın blogger bulmak lazım kanaatindeyim. Var mı? Ben bilmiyorum. Şarkıyı dinlemeden geçmeyin. Bunu yeni keşfettim, konser verirse gitmeye karar verdim, eşimle birlikte. Sesi açın.


Read more...

Cesaret Aşısı

Cemaat!

Yakinen izliyorum seni, gözüm üstünde! Salvolar kesildi. Evli abime diyorum, "abi yapma, ver cinselliği, ver mamaları eskortları, hedef kitleyi harekete geçir, millete bir faydamız dokunsun, bırak duygusal takılmayı a.q". Ne lan bu paso edebiyat!

Lan sevgili evli adamlar, aynı hatuna sittin senedir takılanlar! Hayat mı lan sizinkisi? Kendinize gelin olum, tek hatunla ömür geçmez. Hatun gelecek 40'ına iş bitecek, menopoz. Falan...Biz daha hayata yeni başlıyoruz lan o yaşlarda, yeni kendimize geliyoruz! Bütün gençliğini "acaba verir mi" diye yaramaz dandik kızların peşinde geçirdin lan. Çocukları ziyan ettin acemi ellerde, akıllan artık cemaat!

Eskort ilanını indirmişsin, gördüm, benim hatunu bile geçmiş tahmin ettiğim gibi. Telefon numarasına elin gitti mi gözüm? Yüreğin pır pır etti mi? Renata'nın bacak boyunu gördün mü, bizim ortalama hatundan uzun, haklısın a.q. Sıkılmadın mı hala aynı hatunla güreş tutmaktan? Meydana çık gözüm, bir silkelen, kendine gel, etrafına bak. Hayatını bir kez yaşıyorsun, carpe diem ulan!

Hayatında bir seferlik bile olsa yap, korkma!

Essayez au moins une fois dans votre vie gözüm, bir seferden hiç bir şey olmaz. Haberlerini bekliyorum.

Müziği yüksek sesle dinle!

Haydi bakalım. Cemaat!


Read more...

GFE



Pazar, eskort sayısı ve çeşitliliği açısından genellikle zengin, kör satıcının kör alıcısı da var, ince ince eleyip dokuyanı da.

Eğer kaynağı yerinde görmeyi tercih edip bilinen kulüplerden birine gittiyseniz zaten sorun yok, ya da nispeten az, hatunu görerek seçme şansına sahipsiniz. Malzemeyi görüyorsunuz, beğenirseniz direkt gidip hatunla yüzyüze konuşabilirsiniz, "ne kadar", "o var mı bu var mı"? Açık açık sormakta da fayda var, öyle üstü kapalı konuşmaya, ima etmeye hiç gerek yok. Ne için bulunulduğu zaten belli, utanıp sıkılmayın boşyere.

Olaya materyalist yaklaştığımı düşünüp geçirmeye kalkmayın bana sevgili kadın okurlar, durum aynen budur, inanmayan gider bakar (hişşt, hedef kitle!). Eğer eskort bulmak için Internet'i karıştırırsanız karşınıza sıklıkla bir takım kısaltmalar çıkacaktır.

Hatun Türkse "ağzıma almam", "arkadan yapmam" diye yazabilir sayfasına, ama yabancıysa, herkes 3 aşağı 5 yukarı belli bir jargona uyar, ki bunun da beynelmilel dili İngilizcedir. Genel kültürümüz artsın kabilinden şuraya bir göz atılabilir, kısa bir liste fakat yeterince açıklayıcı. Aynı şekilde, eskortlarla, kulüplerle ilgili bilgilerin paylaşıldığı ortamlarda yazışan erkeklerin de kullandığı kısaltmalar vardır. Her seferinde "hatun bana oral çekti, sonra da yüzüne boşaldım" diye uzun uzun yazmamak için eloğlu kısaltmalar icat etmiştir. Bu kısaltmalar, yazışılan ortama göre değişiklik gösterse de 90%'ı her yerde aynıdır. Öğrenilmesi gerekir, kim 500 milyar ister'de soru olarak heran çıkabilir, belli olmaz.


Yazının başlığı GFE, girl friend experience, düz çeviriyle "kız arkadaş tecrübesi" kıymetli kısaltmalardan biridir. Hatunun size ne kadar samimi ya da yakın davrandığının bir göstergesidir. Seks, her ne kadar bu anlattığımız olaylarda para ile satın alınıyor olsa da, keyif için yapılır. Gelen hatun mermer gibi de olsa, sütun gibi de olsa, 90-60-90'da olsa (sonu 100 olanı daha makbuldur), mekanik ve soğuksa pek de keyifli değildir.

Sasha Grey, meşhur bir porno yıldızı, müdavimi, seveni çok, güzel hatun. Bu hatunun kafası da gayet iyi çalışıyor gördüğüm kadarıyla. Geçen sene GFE diye bir film çekti, kariyerindeki ilk non-adult film. Diğer filmlerini iyi kötü izlemiş biri olarak bir heves filmi bir yerlerden indirip izledim...Hayal kırıklığı. Beklentimi yüksek tutmuş olmalıyım ki filmi hiç beğenmedim, hatta sıkıldığımdan filmi ancak 3-4 seferde bitirmeyi başarabildim. Beklentimin yüksek olmasının sebeblerinden biri -Sasha'nın oynuyor olması haricinde- daha önce serisini bularak izlediğim "Secret Diary of a Call Girl" dizisiydi.

Bu dizi, birçok ülkenin televizyonlarında gösterildi, Türkiye'de de Fox Life bir ara yayınladı galiba, çok takip edemedim. Dizi, "Belle de Jour" lakaplı gerçek bir eskortun yaşamından kesitler sunuyor, izlemesi keyifli, resmin kadın tarafını göstermesi açısından oldukça ilginç bulmuştum. Yeni serileri var mı yok mu, uzun süredir it gibi çalışmaktan ve vakit bulamamaktan bakamadım. Dizinin resmi sitesine bakmak isterseniz buyrun, bölümlerden kısa kesitler de var. Olmadı, buraya da bakın.  

Cemaat! Kaçınız afişin en altındaki "see it with someone you ...." yazısına bakınca güldü?

Read more...

Eskortlar 101 - II

Nerede kalmıştık cemaat!

Evet, mamalarla çalışan eskortlardan bahsediyorduk. Mamalar, ki İstanbul'dakilerin çoğunluğu Rus ve Ukraynalı olduğu için bunlara mamuşka da denir demiştik, pratik anlamda bu eskortlara müşteri sağlayan pazarlamacılardır. Mamaların çalışma stillerine ve profillerine daha sonra etraflıca değiniriz. Şimdilik konuyu çok dağıtmayalım gözüm!

Mamayla çalışan eskortların yaş aralığı 20-35 arasıdır, illa ki paretoyla anlat Cevat derseniz de, bunların 80%'i, 23-28 yaş arası olan devuşkalardır (devushka Rusça genç kadın demektir). Tabii mesleğe yeni katılan 18-19'luk juniorlar (hatta bazen daha da gençleri olur) ve 35'i geçen seniorlar da dönem dönem mamaların portföyünde olurlar. Mamayla çalışsın ya da çalışmasın, eskortların büyük çoğunluğu bu işi sürekli yapmazlar.

Misal, gelir 2-3 sene çalışır, para kazanır, sonra kazandığı paranın idare ettiği yere kadar normal başka işlerle uğraşır, para bittiğinde tekrar aynı veya başka mamayla, veya bağımsız olarak kaldığı yerden devam eder. Nihayetinde bu da bir iştir ve ekmek parası için yapılır. Yeterli para kazandığı halde hala bu işi yapmaya devam eden eskort ben henüz görmedim. İyi para kazanıp bu işi profesyonel olarak yapmaya devam edenleri ve eskortluktan mamalığa geçenleri şimdilik ayrı tutalım.

Aç Ara nağme

Gazetelerde televizyonlarda bazen haber olarak çıkar, "pasaportları elinden alınmış, dışarıya çıkmalarına izin verilmeyen, bir evin bodrumunda zorla alıkonulan bilmem kaç tane doğu avrupalı kadın" falan. Yalan gözüm! Şöyle ki; eskortlarla buluşma yeri genellikle otellerdir, ama yıldızsız ama ultra 5 yıldız, hepsi de gelen hatundan pasaport/kimlik sorar, kanuni zorunluluktur. Pasaport veya kimlik olmadan hiçbir otel bu hatunları odaya çıkarmaz, ha Hilton, Swiss otel gibi yerlerde hatunlar hiç resepsiyona falan uğramadan, gözükmeden, bazen müşterinin kolunda bazen kendi başlarına odaya çıkabilir. Ehh bu durumda da ortalıkta bir "zorla alıkoymadan" pek söz edilemez zaten. Bu kızları zorla alıkoyan pezevenkler varsa, ki ben hiç rastlamadım, kendi yerlerini ve sistemlerini kurmaları gerekir ki külliyen salaklıktır. Türk polisi eliyle koymuş gibi bulur. Düşünsenize, bir eve her gün farklı farklı bir milyon sapın girip çıktığını, salaklık resmen. Zaten pezevenklikten para kazanmak isteniliyorsa bu işleri öyle kaba kuvvetle zorlamayla falan yapamazsınız, başka sistemler, yollar bulmanız gerekir. Tam salaklık demeyelim, çünkü kolluk gücü bu işleri bilir, bazen izin verir, bazen vermez. Aksaray ortamına girdiğimizde bu konuyu da bilebildiğimiz kadarıyla ele alacağız.

Ara nağmenin özeti; öyle bilmem kaç tane hatunun pasaportunu elinden alıp zorla eve kapatmak diye birşey yok, yapmaya kalkanın da anında tepesine binerler. Hani ileride pezevenklik yapmayı düşünenleriniz varsa, aklınızda bulunsun gözüm.

Kapa Ara nağme

Belki bana çok rast gelmemiştir, evli olduğu halde bu işi yapan eskort sadece birkaç tane tanıdım. Çok büyük bir çoğunluğu, ya boşanmış, ya da bekar olan kızlardı. Boşanmış olupta bu işi yapanların çoğunun hikayesi biraz yürek burkar. Benim gibi meraklıysanız ve soru sorarsanız, bazen abartılmış hikayeler dinleyebilirsiniz. Bu hikayeleri de Evli abim paşa gönlü isterse anlatır size. Hala bağımsız eskortlara detaylı bir giriş yapamadık, devam edelim mamalarla çalışan kızlara.

Esaslı mamaların kontak bilgilerine öyle Internet'ten falan ulaşamazsınız, en azından İstanbul'da durum böyledir. Internet'ten bulduğunuz kontaklar genellikle üç tiptir; diğer mamaları bir şekilde bilen tanıyan ve bunların kızlarını daha yüksek fiyata pazarlamaya çalışan üçüncü parti yarı mamalar, çevresi olmayıp genişletmeye çalışan ve Internet'in erişim gücünden yararlanmaya çalışan yeni yetme mamalar (ki ömürleri pek uzun değildir genelde) ve bir de bağımsızlar. Bağımsızlara sıra gelecek gözüm, sabret!

Esaslı mamalar, yani uzun süredir bu işi yapan, her zaman çekirdek bir kadrosu bulunan, kızları direkt yönlendiren pezevenkler ancak "arkadaş" aracılığıyla bulunur. Arkadaş derken, "naber lan" ya da işyerinde "günaydın X bey" dediğiniz adamlardan bahsetmiyorum. Bu arkadaşlar bazen yakın bir tanıdık aracılıyla gelir, bazen de bu işler üzerine yoğunlaşmış Internet forumlarından, kapalı devre sistemlerden gelir. Ama genellikle hiç kimse, bildiği esaslı mamaların kontak bilgilerini, tanımadığı, güven vermeyen kişilerle paylaşmaz. Önceki postadan hatırlayın, sistem referansla işler. Ve hiç kimse, eğer başka bir çıkarı yoksa, tanımadığı birine körü körüne referans olmaz. Kötü referans olmak, referans olan kişiye, kötü hizmet ya da hizmet vermeme şeklinde geri dönebilir.

Mamaların iyi kızlarının kimler olduğu, komünite içerisinde bir şekilde hızla yayılır. Sektörün müdavimi olan evli adamlar, ki bundan her hafta her gün mamalardan eskort çağıranlar gibi bir durum anlaşılmasın, kendi içlerinde haberleşirler. Mamayı biliyor olmak iyi servis almanın garantisi değildir, portföydeki kızlardan servisi iyi olan ve kötü olan vardır. X mamadan Y eskort tavsiye edilir, Y'yi denemiş olan bir evli bunu raporlar! Raporlar? Buna da gireceğiz örnekleriyle! Tamam lan, anlaşıldı, bu yazı da bitmeyecek! Devamı episode 3'te.  




Resimde Cevat ve hatunlar, just before the action! Hahahah!

Read more...

Ki-kare

Cemaat!

Ne haber? Senin istatistiklerine baktım bugün. Bazı postalara birden fazla resim koyduk, baktım, indirmişsin cemaat. "Yedim" dediğim hatunu dönüp dönüp indirenleriniz var. Dünkü postadaki eskort ilanı yetişip geçecek gibi görünüyor benim hatunu.

Ama en güzel resim, bu postanın en altındaki cemaat, pek azınız takdir etmiş bu güzelliği. Aşkolsun a.q! Cemaat! Hem laf sokmak için kalem oynatırsın hem de en çok bunları mı merak edersin? Söyle bana cemaat, laf sokuş hızınla merak ettiklerin arasında bir korelasyon var mı? Hipotez kurup ne desek Ho'ya ? Yeme beni cemaat, laf sokuyorsan, doğru bulmuyorsan neden en çok bunlara bakıyorsun? Ne desek Ho'ya sen söyle bana cemaat. Puştsun, ama merak ediyorum anlat de, sana biraz saygı duyayım cemaat.

Üzme beni, Cemaat!

Read more...

Aldatan, Zampara, Hakim

Tanıdığım ve bildiğim evli erkekleri 3'e ayırıyorum; Aldatanlar, zamparalar, kendine hakim olanlar.

Tüm erkek cinsi içerisinde bir 4. grup daha var mıdır? Bana yok gibi geliyor. Anlatalım...

Cevat bir zampara. Duygusal ilişki kurmuyor karşısındakiyle. Uzun süredir görüştüğü hatunlara, Olga mesela, seni seviyorum, hoşlanıyorum, canımsın, cicimsin dememiştir. Keyifli sohbet ettiği hatunlar vardır, zevk alır bundan, zevzektir ve meraklıdır biraz Cevat. Ama temel motivasyonu hormonlarından gelir. Cevat'a seks sonrası birlikte olduğu hatun dese ki "Ne düşünüyorsun Cevat?" cevabı "ne düşünücem, siktim rahatladım" olacaktır muhtemelen. Seansa girişmeden önce kafa kağıdını, statüsünü, öğretilen giydirilen tüm medeni hallerini bir tarafa bırakıp sadece halvet olur. İşi bittiğinde hepsini tekrar üzerine giyer. Cevat, eskortları bilinçli olarak seçmiştir.

Kızıştığı zaman açar telefonu, şu saatte şuraya gel ya da gönder der. 3 saat mevcut kimliğinden kopar, sadece içgüdülerini dinler. Kendi çapında iyi seks arar, her seferinde başka bir eskort olsun merakı yoktur. Çoğunlukla 5-6 hatun arasında round trip yapar. Cevat, kendisine kuyruk sallayanlardan uzak durmaya çalışır, riske girmez, freebie peşinde koşmayı bile zaman zaman vakit kaybı olarak görür. Parayı bastırır, istediği hizmeti, istediği zaman, istediği şekilde satın almayı tercih eder. Bunu bir "lüks" olarak değerlendirir. Arkasında kendisini arayan, sıkıştıran, sorgulayan birisi bırakmaz çünkü.

Kendisi böyle olduğundan olsa gerek, etrafındaki bildiği tanıdığı evli adamların ekserisi böyledir. Ki bu adamların da büyük bir kısmı, akademisyen, iş güç sahibi, belli bir intellektuel birikime sahip olan adamlardır. Adamların çoğunu yüzyüze tanımaz, sadece bir kaç tanesiyle fiziki dostluğu vardır. Cevat anonimdir.

Cevat, kendisinin aksine, karşısındakiyle bir tür duygusal ilişkiye giren evli adamları da tanır, kimisi arkadaşıdır, kimisini sadece yazdıklarından tanır. Duygusal ilişkiye girenlerden kastım başka bir kadına gerçekten aşık olan evli adamlar değildir. Karşısındakini genellikle kandırır, numara yapar, bazen aynı anda birden fazla hatunu idare etmeye çalışmaktan zevk duyar, kadınlara attığı yalanların bini bir paradır, kıvırır. Bunu bir nevi adrenalin gibi görür, heyecan arar. Kimisi sadece oturmamış kişiliğinin zaaflarını örtmek için bunu yapar, kimisi sadece flörtöz olduğundan. Bu adamlara seksten sonra "ne düşünüyorsun?" diye soran hatunun alacağı cevaplar muhteliftir. Nadiren doğru bir cevap verirler. Bunların temel motivasyonları sadece seks değildir, işin içine heyecan arama, adrenalin, dalavere, kişiliği tatmin etme, flörtözlük vs vs. onlarca sebeb girebilir.


Bu evli adamların takıldığı, ya da bu hatunları bulduğu ortamlar muhteliftir. Kimisi işyerinden veya iş çevresinden ayartır, kimisi kafe ve barlara takılır, kimisi Internet'ten bulur. Fazla zeki olmayan, kafası çok çalışmayan kadınlar favorileridir. Akıllı kadından kaçarlar, biraz korkaktırlar. Gene de yapmaktan kendilerini alıkoyamazlar.

Son grup, kendine hakim olanlar, aslında ilk 2 gruptan birine girip, bunu yapmayanlardır (diye düşünüyorum). Kendilerine hakim olmaya çalışırlar. Bunları da kendi içlerinde sınıflandırmak mümkündür. Kimisi yapmak ister ama korktuğu için yapamaz, yakalanırsa kaybedeceği şeylerin korkusu ağır basar. Bu blogun bir amacı da bu korkaklara cesaret aşılamaktır, bakalım nereye kadar dayanacaklar. Kötü müyüm? Evet, kötüyüm!

Hakim olanların bir kısmı, kendisine öğretilen toplum ve ahlak kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalıştığı veya gerçekten bunlara inandığı için yapmaz. Şu veya bu sebeble, böyle birşey yapmayı kendisine yakıştıramaz, görse de kafasını çevirip görmezden gelir. Bu şekilde yazıyor olmamdan bu arkadaşları küçümsediğimi çıkartmayın sakın, bazen (her zaman demedim) onlar kadar olamadığım için hayıflanırım. Bu evli adamlardan iyi aile babaları olur, eşlerine sadıktırlar. Hayatlarından memnunmudurlar, bilemem, onu sorgulamıyorum. Takdir edilmeleri gerekir.

4. bir evli adam tipi var da ben mi bilmiyorum?

Read more...

Şanssız adam

- Evli!
- Buyur abi
- Yaw yurtdışı sitelerden birinden bir freebie düşürdüm. Hatun 4 gün İstanbul'da. Yengeni de gönderdim biliyorsun, oteli ayarladım, gidilecek yemek yenilecek çok kazık olmayan yerlerle ilgili tavsiyen var mı?
- Abi işte nevizade, asmalı mescit falan filan...
- Tamam geç onları başka, azıcık etkileyelim?
- Boğaza götür, bir sürü yer var, epeydir takılmıyorum ben oralara. Ne zaman geliyor freebie?
- Bu akşam uçağıyla gelecek.
- Nereden?
- Rumen
- Abi shark onlar biliyosun dimi?
- Yaw dur şimdi şark mark, fotograflarda güzeldi.
- Hayırlı zamparalıklar abi! 2 gün sonra mesaj attım.
- Abi nasıl gidiyor
- Sorma Evli, hatun regl oldu.
- Hassiktirr!

Read more...

Eskort profilleri...Olga

Olga, 7-8 yıldır İstanbul'da. Ukraynalı, sarışın, mavi gözlü, 30'lu yaşların ortasında. İnce uzun, tığ gibi bir kadın, yüz güzeli değil ama sevimli, biraz da dişlek.

Keyfi yerinde olduğu zamanlar güleç bir hatun, konuşmayı sever. Çocuk gibidir, içindekini söyler, dilinin ucuna geleni tutamadığından başı belaya girdiği zamanlar olmuştur.

Türkiye'ye ilk, modelistlik yapmak için gelmiş, çalışmak için. Zeytinburnu'nda bir tekstil firmasında çalışmış 7-8 ay. "Çok çalışıyordum" diyor, fazladan para kazanmak için mesailere kalmış sürekli. Sonra parasını alamamaya başlamış çalıştığı yerden. Canına tak dediği noktada sinirlenip kavga etmiş adamlarla, adamlar bunu bir güzel dövmüşler.



Olga'nın kardeşi ve teyzesi evli, kocalar Türk. Sorunsuz kalabilmek için anlaşmalı evlilik yapmış bir Türk'le zamanında, 1 ay sonra da boşanmış. "Kaç para vermiştin" dedim, modelistlik parasının neredeyse hepsini vermiş adama. İyi dikiş biliyor, kendi elbiselerini aldığı kumaşlardan kendi dikiyor genelde, becerikli. İstanbul'dan ucuza bulduğu elbiseleri Ukrayna'ya gönderiyormuş bazen. Çok parasız kaldığı, normal iş olmadığı zamanlarda Aksaray'da birkaç yere takılıyor.

7-8 yılda biriktirdikleriyle kendine küçük bir ev aldı 3-4 ay kadar önce, ev dediğim 1+0.5 , kutu gibi. Evi harap halde aldığı için usta tutmuş, tuttuğu usta işi ağırdan almış, yaptığı kısımları da yalapşap yapmış. Aldığı paranın karşılığı kadar iş yapmadığından onunla da kavga etmiş. İşe başlamadan önce sözleşme yapmışlar ustayla. "Mahkemeye verdim, alacağım paramı geriye" dedi. Bozulmasın diye mahkemeden birşey zor çıkar demedim.

"Nasılsın?" diye mesaj attım iki hafta önce, "Stres var" diye cevap yazdı. Uzatmadım. Stres var, eskortların "canım sıkkın" yerine kullandıkları birşey. Keyfi yerine geldiğinde mesaj attı;

- Yeni evime gelmeyecek misin?
- Ev hediyesi almak lazım sana, ne lazım?
- Sen gel.

Evi çalıştığım yere yakın, bir geç iş çıkışı uğradım, bir şişe viski ve mebzul miktarda sodayla birlikte. Kapıyı açtığında elinde bir tornavida vardı, elektrik prizleriyle uğraşıyormuş. Hiç beceremediğim işler. Evi apartmanın en alt katında, apartmanın ana girişinden 3 kat aşağıya iniyorsunuz. Kot farkı çok. Evinin önü 25-30 metrekarelik duvarla çevrilmiş bir boşluk, apartmana ait, ama kimse kullanmıyor. Oraya büyük bir salıncak almış, oturulabilir olanlardan, güneşlikli. Bir tane masa koymuş, ortasında cam bir vazo, içine henüz birşey koymamış.

İçkiden ilk yudumumu alırken "Olga, çok güzel olmuş burası, güle güle otur" dedim. Bana hevesle yaptıklarını, daha neler yapacağını anlattı. O boşluğa biraz toprak alacakmış, birşeyler ekmek için. Şuraya şunu buraya da bunu yapacağım diye uzun uzun anlattı.

Hıyarlığımdan, "stres geçti mi?" dedim. Yüzü gölgelendi. "Bazen ben anlamıyorum nerde yanlış yapıyorum, tüm kapılar kapanıyor, hepsini buraya atıyorum, birikiyor, stres oluyor" dedi kafasını göstererek. Konuyu değiştirmek için "ev hediyesi ne alıcaz sana" diye sordum. Mahçup güldü, "Sen bilirsin".

Öteki eskort arkadaşları büyükçe bir mangal almışlar buna, kömürünü bile getirmişler. Parti yapacaklarmış. "Güzel mi senin arkadaşların?" dedim, elime vurdu. Olga'yı 2 senedir tanırım. İşimiz bittiğinde bazen parayı almayı unutur. 2. görüşmemizde paranın yarısını geri vermeye çalışmıştı "ben de zevk aldım" diyerek. Tanıdığım en metanetli kadınlardandır.

Bu yazdıklarımda isim sahte, yaşanan gerçektir. Sahi, sizin aklınıza eskort deyince ne geliyordu? Algınızı gözden geçirmenizi öneririm!

Read more...

Evli adam profilleri

- Evli! Ne haber?
- İyidir hocam, yoksunuz ortalarda?
- Bizim müşteriler CIS hatunlar getirmişler Evli, toplam maliyet XXX $, 3 full gün, kızların en kısası 1.75! Bir tanesi Sylvia Krystel'in sarışını.
- Süpermiş, A level servis?
- Yakın, no Greek (anal seks yok)
- Neredesiniz?
- Şirin bir sahil beldemizin açığında bir gulette!
- Yengeler?
- Tatile göndermişler!

Bu konuşma, 10 15 dakikalık bir yazışmanın özetidir. 3 tane CIS ( eski doğu bloğu ülkeleri yani) hatun, yaşları 19-20 söylenildiğine göre, üniversite öğrencileriymiş. Hatunları getirenler bilinen bir şirketin üst düzey yöneticileri. Adamları şahsen tanımam, muhtemelen 40-50 yaş arasıdırlar. Bu evli erkeklerden sadece, bu konuşmaları yaptığımız kişiyi tanıyorum, beyefendidir.

Aldatan! erkeğin öküz, eğitimsiz, aklı sikinde, iletişim kuramayan, tipsiz, hatunların da orospu olduğu varsayılır. Genel algı bu yöndedir. Sevgilisiyle buluştu diye pencereden atılan kızlardan ve atan hayvanlardan bahsetmiyorum. Ya da kötü yola! düşürülüp ona buna peşkeş çekilenlerden. Sahi siz böyle mi algılıyorsunuz?

Algınızı gözden geçirmenizi öneririm!

Read more...

Eskortlar 101

101. Yani eskortlara giriş anlamında. Bir nevi oryantasyon, evli erkekler ve uzun süre aynı hatunla sevgili olup da cinsel hayatına değişiklik getirmek isteyenler için.

Çok kibar oldu lan! Tamam düzeltiyorum, zamparalık yapmak isteyenler için İstanbul sex scene a.q! Gerçi ilerleyen tarihlerde alman FKK ve partytreff kulüplerine falan da gireriz belki, ya da all inclusive Kiev gezilerine. Bakacağız artık duruma göre.
Aldatmak yerine zamparalık dedim, hemen atlamayın sazan gibi "bu alenen aldatmak lan işte" diye, sayın kadın okurlar! Benimkisi bir nevi teknik bilgi vermek sadece, amme hizmeti de denilebilir. Bu işin de aldatmakla hiçbir ilgisi yok, tamamen erkek egosunun doymazlığını ve açlığını giderme durumu! Çok ulvi anlamlar yüklemeyin!
Ben şahsen kendim bizzat Cevat olaraktan işin teknik bilgilendirme kısmıyla ilgileniyorum, bir de s.kimin keyfine bakıyorum. Duygusal değilim yani anlayacağınız. İşin felsefesini, aldatmasını, duygusal çözümlemesini Evli abime bırakıyorum. O sever böyle şeyleri, üstünde düşünür falan, ne s.kime yarayacaksa!
Bu oryantasyon programı çerçevesinde temel olarak 2 kısım hatuna bakacağız sevgili saplar! (Erkeklerin üşüşmesini beklerken hatunlar geldi, ne iştir anlamadım a.q) ; eskortlar ve freebie'ler. İlerleyen tarihlerde fuckbuddy'lere de gireriz belki. Bu arada benim Türkçem kıttır bu konularda, bu kelimelerin yerleşmiş karşılıkları varsa, söyleyin biz de bilelim olm!
Eskortlar... Ne demek eskort? Bildiğin orospu demeyin sakın, puştum ama saygısız değilim. Evli abim yazarsa anlarsınız niyesini. Eskortlar için seks işçisi demek daha doğru bir tanım olur. Çünkü bu bir iştir, her işte olduğu gibi bu işte de iyi olanlar vardır, kötü olanlar vardır. Ve bu iş mesailidir, öyle bildiğiniz gibi 9-6 değildir ama vardır. İştir yani anlayacağınız kısaca! Eskortlara "hatun" diyorum ama travesti ve gay eskortlar da var. Benim ilgi alanıma sadece "hatun" olanları girdiği için diğerleri hakkında pek fazla fikrim ve bilgim yok, aydınlatmak isteyen olursa ona da bakarız.
Dönelim konumuza. Eskort hatunlar temel olarak ikiye ayrılır; pezevenkle çalışanlar ve bağımsız çalışanlar;
Bağımsızlar, adı üstünde, bağımsız çalışırlar, müşteriden aldığı para direkt kendisine kalır. Bu hatunlara ya Internet'teki ilanlarından, sitelerinden ulaşırsınız, ya da bu hatunlarla birlikte olmuş arkadaşlarınız aracılığıyla. Bu grubun iyileri, müşterilerini genellikle, daha önce birlikte oldukları müşteriler üzerinden bulur. Şöyle ki; iyi hizmet veren bir eskortun müşterisi, ona bir başka müşteriyi daha getirir. Bir nevi word of mouth marketing olayı. (Ağızdan ağıza pazarlama diye çevirip seminerini bile veriyorlar lan bu konunun!, para verip giden salaklar da var)
Müşteri çevresi ya da networkü iyi olan hatunlar genelde servisi iyi olanlardır. Networkleri iyi olduğu için de öyle Aksaray'da Taksim'de fazla dolanmaya ihtiyaç duymazlar. Şans eseri böyle hatunlardan birinin telefonunu buldunuz diyelim, kızışmışsınız, açtınız telefonu alo dediniz gel yanıyorum! diye.

Gelir mi? Babayı gelir!
Yurtdışında bu kadar yaygın mı çok tecrübe edemedim, ama Türkiye'de referansınız yoksa, sap gibi kalırsınız ortada. En azından iyi bağımsızlarda ve pezevenkle çalışanlarda durum 99% böyledir. No referans, no servis! Size telefonu kimden aldığınız sorulur, söylediğiniz isim hatunun müşterisi bile olsa hatun genellikle "referansın beni arasın" der ve çat kapatır. Kırk yılda bir, o da ikna kabiliyetiniz yüksekse, hatun gelmeyi kabul edebilir.
Internet'te reklam veren veya sitesi olan hatunlar daha az seçicidir genelde, telefonda konuşmanızı beğenir, sizi tehlikeli bulmazsa görüşmeyi kabul eder. Eğer sizi hiç sorgu sual etmeden kabul eden hatunlar bulursanız gitmeyin gözüm! 99% paçoz ve ucuzdurlar. Zevk alacağım derken eziyete dönüşür herşey, demedi demeyin sonra!
Bağımsızların bir de barlara, diskolara takılanları vardır. Arasıra, arz talep dengesine göre, müşteri çevresi geniş olan iyi hatunlar da buralara takılabilir, şansınıza artık! Bu işin İstanbul'daki asıl piyasası Aksaray ve Taksim çevresidir. (Reina, Sortie falan gibi yerler sonra gözüm! oralar daha çok freebieler için) Ha elbette, Maltepe sahilyolunda gece 10'dan sonra (hatta gündüz vakti bile olurdu birara), Ataköy'de de bu tür hatunları bulmak mümkündür. Genel tecrübem bu tür hatunlara çok bulaşmamak gerektiği yönünde, vakit kaybıdır.

Aksaray bu işin kalbinin attığı yerdir, her tür hatun rahatlıkla bulunur, iyisini bulabilmek biraz şans işidir bazen, ya da burnunuzun iyi koku alması gerekir. Şimdi nerelerde bulunura fazla girmeyelim, o da ayrı bir yazı konusu olsun yoksa bitmeyecek bu yazı.
Gelelim pezevenkle çalışanlara...Pezevenk diyorum ama, aklınıza öyle Türk filmlerindeki gibi, kıllı, eli şövalye yüzüklü öküzler gelmesin. İstanbul piyasasındaki pezevenklerin büyük bir oranı KADINDIR! (Hişşt, kadın okurlar! Şaşırdınız mı?) Yanlış duymadınız evet, kadındır. Üstelik bunların çoğu da, daha önce bu işi bizzat yapmış olan kadınlardır. (Hişşt, kadın okurlar!) Kadın oldukları için de bunlara kibarca pezevenk yerine mama deriz. Ya da mamuşka, çoğunluğu Rus ya da Ukraynalı olduğu için. Mama yerine daha beynelmilel bir tabir kullanmak gerekirse "mamasan" diyebiliriz. Erkeğine de "papasan" denir bu insan evladının.
Ben, dediğim gibi, s.kimin keyfine bakarım, o yüzden bunlarla ilgili öyle derin analizlere giremem. O iş Evli abiye havale.
 
Referans olayı bunlarda da geçerli. Hatta daha da fazla geçerli. İkna etme kabiliyetinizi yerim size bişey olmasın, referansınız yoksa bunlar size hatun matun göndermezler. İlla ki referans!
Mamanın telefon listesine birkez girdiniz mi, kötü müşteri olmadığınız sürece, sittin sene aynı mamaya aynı telefonla ulaşabilirsiniz. Hatta telefonlarını değiştirmek zorunda kalırlarsa, ve iyi müşteriyseniz, sizi arayıp yeni telefonlarını bildirirler. Öyle "arayıp bildirirler" deyince, endişeye mahal yok gözüm! Bunların telefonlarını gönül rahatlığıyla telefonunuza kaydedebilirsiniz, siz aramadan onlar sizi asla aramaz. Yanına işyerinden Ayfer yazın gitsin!
Bu mamaların çekirdek bir kadrosu olur genelde, mama kaliteliyse, siz sadece telefonda nasıl bir hatun istediğinizi söylersiniz, esmer, sarışın, kızıl, büyük göğüslü, petite, balık eti, artık canınız neyi çekiyorsa! Mama, sizi iyi bir müşteri olarak bellemişse, ki bunun için aynı mamadan uzun süre ve sıklıkla hatun istemeniz gerekir, dinleri imanları sadece paradır çünkü, size elindekilerin en iyisini gönderecektir. Yok 40 yılda bir servis isteyenlerdenseniz gelen hatun biraz şansınıza. Bu durumda, aramadan önce, aynı mamayı tanıyan başka arkadaşlarınızdan "kim var iyi" diye hatun ismi almanızda fayda var. Mamalarda da dönem dönem kötü hatunlar olur çünkü. Kötü derken neyi kastediyorum? ...Tamam lan!, bitmeceyek bu yazı, anlaşıldı. Kesiyorum burada. Devamı episode 2'de. "

Ne zaman yazacaksın?" diyenleriniz varsa...




- bi sabredin a.q.  
Hafta sonu bunun siyah elbiselisini yedim!

Read more...

Cevat


Selam'ün hello cemaât! My name is Cevat, Evli Abi'nin en yakın arkadaşıyım, bir nevi kanka. Evli abimle arada bazen kedi köpek gibi kavga etsek de birbirimizsiz yapamayız. İyi adamdır abim, bir de çok kontrol etmese kendini daha iyi olacak, abim benim!

Ben ise puştun önde gideniyim, af buyrun itin arka bacaayım. Baştan söyleyeyim, kendi postalarıma yorum yazanlara pis küfür edebilirim, abim gibi kibar değilimdir. Demedi demeyin sonra, tersim pistir! Ben şahsen bizzat kendim olaraktan , evli olup da alemlere akmayı aklından geçiren, fakat henüz bunu yapmaya o veya bu şekilde maçası sıkmamış, ya da, yol yordam tarif bilmediği için yapamamış evli abilere yardımcı olacam, evet şahsen olacam! Diğer kaşarlanmışlarla da bir nevi al gülüm ver gülüm bilgi alışverişi yaparız belki. Bilgi paylaştıkça güzeldir gözüm! Information sharing enriches it. Yaaa... Ne sandınız olm siz beni, karı kız peşinde koşuyorum diye öküz mü olacaktık illa ki.

Bir çift lafım da kadın ziyaretçilere; seviyorum sizi, her türlü! Puştun daniskası olduğumu zaten söylemişim, o yüzden burada yazdıklarımı bir nevi erkekleri biraz daha yakından tanımak babında okuyun. Çok üstüme gelmeyin annem!

Okuyun ki kocalar, sevgililer niye aldatır, nasıl aldatır az buçuk fikriniz olsun! Ben şahsen kendim bizzat Cevat olaraktan, türk erkee'nin 90%'ını temsil ettiğimi düşünüyorum. Geri kalan 10% da ya sünepedir, ya karı köylüdür, ya da korkaktır a.q (Harcadım lan herifleri!)

Orrayt. Şimdi aslında hazır kendimi tanıtırken bir resmimi de koymak isterdim ama, ara ara bulamadım a.q adam gibi bir resim, şöyle Fenasi abininki gibi. Fenasi abi! Hayranınım abi senin, hörmetler!

Read more...

Evli adamın kaçamağı

Yok bu benimki değil, uzun süredir takıldığım bir forumda son 1 haftadır yazı yazan evli bir başka adamın kaçamağı. Yüzyüze hiç görmüşlüğüm yok, adını sanını da bilmem, merak da etmiyorum zaten, forum bu, herkes anonim, herkes sadece bir "nick" ten ibaret. Yazış tarzına bakılırsa hödük değil, İngilizcesi iyi. "Karımı seviyorum ve onu hiç aldatmadım şimdiye kadar" diye yazmış ilk yazısında. Bir kez hafta içinde "The City'ye (eski adıyla Serenda) ya da Balance'a gitmiş. İkinci de aksiyon alacağı belliydi. Çok hoşuna gitmiş, anal seks istemiş, eskort hatun kabul etmiş, "chocolate highway" gavurun deyimiyle. "Karıma ya da sevgilime bir kez bile sormaya cesaret edememiştim" diye eklemiş. İnsanlar, kimsenin hesap sormayacağını, yargılamayacağını düşündükleri ortamlarda gayet naif yazabiliyor, içlerinden geldiği gibi. "Ağzım kulaklarımdaydı" diyor, abartmıyorum, aynen böyle yazmış. Acınacak haldeyiz sanırım.

Read more...

Diabolique

Erkeklerin kadınları ayarttığına inanmıyorum, biz sadece öyle sanırız. Kadın bakar, koklar, eller, ayartılmak istediğine karar verdiyse sizin ayartmanıza izin verir, vermediyse ne yaparsanız yapın hiçbir işe yaramaz. Seçen de ayartan da her daim kadındır. Erkek avcı sanır kendini, ama avlanandır genelde.

Okşan'la ilk tanışmamız bir iş toplantısında oldu. Falanca belgesi almak için anlaştığımız, adı taşşaklı danışman şirketlerin birinden gelen çoğunluğu kadın gruptakilerden biriydi. Konuşkan, rahat ve kendine güvenli tavırları olan, güzel bir dişi.



Bunun arkasına hemen eklemem lazım; iş ortamında kesinlikle herhangi bir kadına cinsel anlamda hiçbir imada bulunmam, sarkmam, şakasını yapmam, sulu davranmam. Şirketin kapısından adımımı attığımda maskemi takar, çüküm yokmuş gibi davranırım.

- Evli Bey! Sizi Okşan Hanım'la tanıştırayım, kendisi sizin proje sorumlunuz.
- Memnun oldum Okşan Hanım, nasılsınız?
- İyiyim Evli Bey, siz nasılsınız?

Tokalaşırken insanın elini yarım yamalak tutanlardan değil. İşine de hakim sanki. Okşan Hanım, gün içerisinde yaptığı sunumda, yemek esnasında, sigara molası verdiğimizde, çay içerken, bacak bacak üstüne atarken gözümün içine baktı. Baktı dediğim 1 saniye, ya da 2, çok uzatmadan ama sıklıkla.

10 yıllık koca, 36 yıllık erkeğim. Bir kadın baktığında, dişice mi bakıyor yoksa normal mi anlayabilecek kadar kaşarım. Okşan normal bakmıyordu.

Hımm, görmezden gelinecek, sigara molası verdiği an kollanarak karşılaşılmamaya çalışılacak, mümkünse yemeğe geç gidilecek, beraber gidilirse yanyana oturulmayacak, falan. İlk ve takip eden gün boyunca bu taktik az çok işe yaradı, sonra çöktü. Okşan, onay almak veya fikir sormak bahanesiyle sıklıkla bana uğramaya başladı. Tamam..Denizde kum bende taktik, yaptığı işle ilgili bir eksik/yanlış bulunacak ve bir başkası daha varken, mümkünse kendi şirketinden birisi, fırçamsı bir fırça atılacak, olay bilerek abartılacak, ruhsuz işkolik müdür profili işlenecek. Bingo... Okşan ertesi gün sadece birkez uğradı bana, "Günaydın" falan diyebileceği halde demedi, görmezlikten gelerek. Tamamdır, olay savuşturuldu.

Fakat hakkını vermek lazım, Okşan iyi bir profesyonel, yaptığı işe hakim, detaycı. Soracağınız soruları bile önceden tahmin edip vereceği cevapları çalışmış izlenimi bırakıyor. Artık dişice bakışların kesildiğini düşünerek, biraz da son taktiğin izlerini silmek için, kendisine teşekkür ettiğimi belirten bir mail attım, yöneticisini de cc'ye koyarak.

Okşan bunu tekrar fırsat bildi, nerede görse bakışlarıyle cilve yapmaya başladı. Hayır hedef farkı pek gözetmeksizin aranıyor diyeceğim değil, işteki diğer erkek arkadaşlardan tık yok, olsa kesin duyarım. İyice sokulmaya başladı ki üstten çatalı gözüken memelerini göreyim. Parfümü biraz daha çiçek kokulu ve hafif olsa daha iyi olurdu, yazın pek gitmiyor. Kalçalar ideal yuvarlaklığa yakın, bacaklar ortalamanın üstünde bir uzunlukta, ayak bilekleri ince ve hafif çilli bir yüz. Yüz güzeli değil ama seksi bir hatun.

- Evli Bey, proje tamamlanmak üzere, dilerseniz bir değerlendirme toplantısı yapalım birlikte!
- Peki Okşan Hanım yapalım, sizin yöneticiniz Kaykıl Bey'le bizden Gıybettin Bey'ler de katılsın toplantıya, iyi olur. (Yemezler güzelim)
- Peki Evli Bey, ben sizden tarih bekliyorum toplantı için.

Toplantı Kaykıl Bey olmadan başladı. Daha taşşaklı müşterileriyle toplanmak için şehir dışında olacakmış 1 hafta boyunca. Olsun Gıybettin var, o da olur. Gıybettin GM, adamı detaya boğar, konuşarak karşısındakini öldürebilen cinsten. Gıybettin toplantı başladıktan yarım saat sonra "benim acil bir işim çıktı, sen hallediver geri kalanını Evli" dedi. Hay a.q. Adam genel müdür, birşey de diyemiyorsun.

Okşan lafı çok uzatmadı, zira üzerinde durulacak kadar önemli konuları önceden halletmiştik. Sunumunu bitirip, notlarını toparladı.

- Bana sormak istediğiniz başka bir şeyler var mı Evli Bey?
- Yok Okşan Hanım, gayet başarılı bir proje oldu. Çalışmalarınızdan dolayı size şirket adına çok teşekkür ederim.
- Evli Bey!
- Buyrun!

... 5 saniye es

- Beni yemeğe çıkarır mısınız?

Öyle bir yüz ifadesi ve ses tonuyla sordu ki bunu...Şimdi evli bir erkek olarak, üstelik de iş ile ilgili bir ortamda böyle bir teklifte hayatta bulunmam. Arkasından neyin gelebileceğini hiç bir zaman kestiremezsiniz.

- Başka zaman çıkalım Okşan Hanım, zaten proje bitiminde sizin şirketle bir proje bitiş yemeği yemeyi planlıyoruz.
- Ben şirketten değil seninle yemek yemekten bahsediyorum Evli!

Erkekler bu kadar çok ısrar etmezler genelde arka arkaya. Reddedilirsek, uygun başka bir fırsat kollarız, konu ince ince işlenmeye devam edilir fakat dirençle karşılaşıldığında bir anda kırmaya çalışmayız.

- Ben evliyim biliyorsunuz değil mi?
- Evet, biliyorum.

Okşan'ın kalçaları ideal yuvarlaklıktaydı, bel çukurunda da gamzeleri vardı ve deep french kissten hoşlanıyordu.

Read more...

İlk Taşı Günahsız Olanınız Atsın...

Erkek niye aldatır? Aldatmak ne demek? Bir gecelik, para karşılığı seks hizmeti alan da aldatmış sayılır mı? Yoksa başka bir kadınla uzun uzun bir ilişki yaşamak mıdır aldatmak? Hangisi? Mevzu'u derin. Sadece aldatmak nedire cevap vermek bile başlı başına bir mesele.

Erkek niye aldatır? Benim cevabım, kendi cevabım; seksüel ihtiyaçlarını karısıyla veya sevgilisiyle karşılayamadığı için aldatır. Sizinkini bilemem. Ama erkek, o veya bu şekilde, seks ihtiyacını karşılayamıyorsa, aldatır. En iyi ihtimalle, başka hatunların resimlerine veya filmlerine bakarak, veya sadece düşünerek mastürbasyon yapar. Bu da aldatmak mıdır? Sadece karılar aldatılmaz, sevgililer de aldatılır.

Aldatmak için evli olmak şart değildir.

Read more...

So what! Am I dead?


Çalıştığım şirkete birgün yurtdışından misafirler geldi. Ben de şirketin "boktan işler müdürüyüm". Gelen adamlar taşşaklı olduklarından patron bana ve benimle birlikte çalışan bir arkadaşa daha emri verdi;

- "Ne istiyorlarsa yapacaksınız, memnun kalacaklar bu ziyaretten, yoksa götünüzden kan alırım! " Tam da böyle demedi ama, demeye getirdi.

3 gün boyunca yedirdik içirdik gezdirdik adamları. Şirkette zaten büyütülecek ciddi bir sorun olmadığı için günün 4-5 saati işle, geri kalanı da herifleri memnun etmekle geçiyor. Biz bile eğlendik arkadaşla. Patron memnun, adamlar memnun, biz memnun.

3. günün akşamı, Fenerbahçe'de lüks bir restoranda bu heriflerlerden en fırlama olanı, yediği bilmemneli istakozun üstüne içtiği Château bilmemneden ikinci yudumunu alırken dedi ki:

- Biz eğlenmek istiyoruz Evli!
- Hayhay, nasıl isterseniz sir! Dilerseniz boğaza karşı falanca yer var, canlı müzik, takılırız.
- Biz başka türlü eğlence istiyoruz ama!
- Eee, mmmm, nasıl bir eğlence sir?

Adam sağ elini apış arasına götürüp avuçladı sonra da şöyle bir salladı.
Hasssiktir! Ulan bu kadar da açık söylenmez ki, sonuçta iş yapmaya çalışıyoruz, bari azıcık ima etseydin biz anlardık seni gene de.

Benim dağarcık eskiye ait. Arkadaşa baktım, ne yapacağız, bildiğin hatunlar, yerler var mı gibilerinden. Pis pis sırıttı bu... ve ekledi;

- Abi sen evlisin ama?
- Ne var ulan evliysek, öldük mü?

Gayri ihtiyari çıktı ağzımdan. Fırlama olan yapıştırdı, "Yes you are buddy! You are dead! Keh keh keh!".

Hay senin badini...Patrona haber verip ne yapalıma onay almak lazım, yoksa kol gibi faturayı döndürüp bize sokabilir. "Durduğun kabahat Evli!" diyerek verdi patron onayı.

Boktan İşler Müdürü olmanın yanısıra Şirket Pezevengi olarak da hizmet veriyordum artık.

- Peki, Fırlama sir! Hatunları otelinize mi gönderelim yoksa ne yapalım a.q?
- Biz Bacardi'ye gitmek istiyoruz Evli!

Meğer bu ibneler daha önce öteki arkadaşa taleplerini iletmişler, o da alternatifleri sunmuş, sonuçta Aksaray'daki Bacardi 'de karar kılınmış. Eleman bana bağlı çalıştığından böyle bir talebi kendisinin doğrudan iletemeyeceğini söylemiş, iş Fırlama'ya düşmüş. Falan...


Evi arayıp geç geleceğimi, misafirleri eğlendirmek için boğazda bir yerlere götüreceğimizi söyledim.

Ben, bizim eleman, cem'an 5 kişi girdik Bacardi'ye. Bekarken birkaç kez gitmişliğim var, ortama şöyle bir baktım, haftaiçi olması itibariyle fazla kalabalık yok, hatunlar sayıca üstün. Hatırladığımdan pek farkı yok. İlk içkiler geldi, bizim taşşaklılar ortamın keyfini çıkarmaya başladılar.

Oldum olası kalabalık, loş, gürültülü yerlerden pek hazzetmem. Elemana direktiflerimi verdim;


- Heriflere göz kulak ol, holiganlık yapmasınlar, maksimum bütçen bu kadar, 3 saat sonra sizi gelip alırım, bütçeyi aşmadığın sürece kendine de bir hatun ayarlayabilirsin.
- Peki Evli abi!
-Siktirme abini, yarından itibaren gene bey'e geri dönüş yapacaksın. Gözlerindeki ışıltının hesabını da ayrıyeten sorucam.
- Tamam abi!

Adamları gece yarısı otellerine bıraktığımızda hemen hemen hepsi aldıkları alkolün ve performansın etkisiyle yorgundular. Fırlama gene de kaş göz arasında bana "sen ölüsün" dedi.

Ertesi gün de hamama götürdük ibneleri.

Read more...

Evli ve Cevat


- Evli abi !

- Söyle Cevat !

- Hayırlı olsun abi blog falan şeyetmişsin, sadece okuyucu olmaktan vazgeçip yazmaya da karar verdin herhalde, yakışır abime...

- Sen çok yağcı bir adamsın Cevat, daha başlamadık bile.

- Ne yazacaksın peki abi, karı kız işleri falan? Geçen haftaki Rus hatunu yazsana abi..Ne bacak vardı hatunda be..

- Bi dur a.q, daha başlamadan germe beni, konsepte karar vermedim daha. Hem kardeşim, karı kız işinden başka yazmaya değecek konu mu yok? Evli adamın hallerini yazıcam işte.

- Halleri derken abi? Emmeli gömmeli olanl...

- CEVAT !!! Sinir etme beni, sittin senedir benimlesin, bana mı soruyorsun ne yazacaksın diye?

- Anladım abi, ne kadar üstüne alınmadığın puştluk var benim adıma yazacaksın, gerisini kendi adına.

- Yok Cevat, ben kendi puştluklarımı da bilirim, senden iyi bilirim.

- Bilirsin ama üstüne alınmazsın, bilirim.

- Doğru diyorsun Cevat. Lakin burada sadece hatunlardan, seksten, kaçamaklardan, Rus ve Slav ırkının güzelliklerinden bahsetmeyi düşünmüyorum. Sadece karı kızdan konuşacak kadar sığ mıyım ulan ben?

- Yok abi estağfurullah ..! Peki niye adını Evli koydun, çok banal değil mi?

- Banal sensin Cevat. Ama madem sordun; evli adamla bekar adam arasında dünya farkı vardır, bir nevi paralel evrenler gibi. Bekar evliyi bilmez, ama evli bekarı bilir. "I know what it is to be young man" 'deki gibi. Ben de yazdıklarımı çoğunlukla evli bir adam gözüyle yazacağım. Fakat sadece karı kız olmayacak yazdıklarımda. Kapish?

- Anladım. Fakat sen evli bir adamsın Evli abi, hatta şeysin bile, ne diyor gavur, happily married !

- Waaay, Cevat! Ben seni malın teki bilirdim, şaşırttıyorsun beni bazen. Karıştırma şimdilik oraları.

- Diyorsun ki evli bir adamın yaşadıklarını, hissettiklerini, görüşlerini yazacaksın, her türlü!

- Aferin Cevat.


- Abi!
- Söyle şekerim
- O değil de, hatunda ne bacak vardı bee.
- Malsın sen Cevat!.

Read more...

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP