Natalya

Natalya çok uzun süredir İstanbul'da, ben 3 yıldır tanıyorum. Bir mamayla birlikte çalışıyor. Çalıştığı mama daha önce eskortluk yapanlardan, araları pek yok, niyesini bilmiyorum, sormadım, gene de başka bir mamaya gitmedi uzun süredir.

Yolun yarısını geçmiş olsa da, çok güzel bir kadın. Kızıl saçları, soğuk mavi gözleri var, uzuna yakın boylu. Takıları seviyor, ayak bileğinde, göbek deliğinde ve burnunda her zaman birşeyler var. Yaşına göre çok düzgün bir vücudu var. Kızıl bir afet. Kızıl bir afet derken, kızıl bir afet demek istiyorum.



Her görüşmemizde, kapıyı açar açmaz bacaklarını belime, kollarını boynuma dolayarak üstüme atlar, dudaklarıma yapışır. Sahte veya değil, hoşuma gidiyor.

Yıllardır aynı işi yapmaktan artık içselleştirdiği davranışları var. Hiç yüzü asıkken görmedim, görür gibi olduğumda da hep deliliğe vurdu, kahkaha patlattı. İçkiye dayanıklı, viskiye redbull, soda koymayıp sadece biraz buz koyan ender kadınlardan, sıkı içici.

Anlatmaktan çok hoşlanmıyor, erken yaşta evlenmiş, erken yaşta çocuk sahibi olmuş, erken yaşta boşanmış. 13-14 yaşlarında bir kızı var; İrina. Resmini gördüm, annesine benziyor.

İrina'yı özel bir okula vermiş, Kiev'de, yatılı okuyor. Hafta sonları kız kardeşi ve annesi göz kulak oluyormuş. "Ne kadar veriyorsun okula" dedim, "Çok" dedi. Çalışıp yeterli para kazanacak iş sayısı fazla olmadığı için kızının dil öğrenmesine çok önem veriyor. Okulda Fransızca ve İngilizce öğreniyormuş İrina. Beni az buçuk adam yerine koyduğundan olsa gerek, fikrimi sordu, Fransızca'yı boşvermesini, yapabiliyorsa Çince öğrenmesini, Avrupa'daki iyi okulların öğrenci değişim programlarına başvurmasını, yurtdışına yaz okullarına gitmesini önerdim.

Dil, dönem dönem fetişi olduğum şeylerden biri. Kızından bahsederken "İrinka" dedi, "İrina değil miydi" dedim. Türkçe'deki "cik", "cık" yumuşatması gibi, İrinacık yerine İrinka, ya da, İrinişka diyor özlemi diline vurursa. Vurgulu dillerin fonetiğine bayılıyorum bazen, sırf Mayakovski'yi kendi dilinden okumak için Rusça bilmeyi isterdim.


Şişli'de bir apartman dairesinde diğer 3 kız arkadaşıyla birlikte oturuyor. Birlikte kaldığı kızlar ve sayısı zaman zaman değişiyor. Çok kırık dökük olmayan, fakat biraz dağınık öğrenci evleri gibi evi.

Müsait bir günün uzunca seansından sonra evine bıraktım geç vakit. "Birer kadeh içelim mi" teklifine "hayır" demedim.

- Soda mı su mu?
- Varsa soda. Birazda buz.
- Nazdrovya Natalya

Seyreltmeden içemiyorum, alışamadım.

Bir kadeh oldu iki, iki oldu üç, sabaha karşı şişenin dibini gördük. Nadiren kendimi serbest bırakırım. Bazen olur ya, muhabbete kendinizi kaptırır, alkolün de etkisiyle rahatlar, deli danalar gibi güler, gevşersiniz. Gözümden yaşlar gelerek gülüp dağıttığım, bağıra çağıra konuştuğum keyifli bir geceydi.

"Görüşelim mi" diye mesaj attım bir ara.
"Memlekete gidiyorum" diye cevap yazdı, tatil yapacakmış kızıyla.
"İrinka'ya selam söyle" dedim.

Bu yazdıklarımda isimler sahte, yaşanan gerçektir.

Adsız –   – (5 Ağustos 2009 06:00)  

Biraz biraz sıkıyorsun gibi geliyor. Sıksan da hayal gücünü alkışlıyorum.

Wanted  – (5 Ağustos 2009 15:21)  

Edebiyatçı gibisiniz sanki.. okuyucuyu içine çekiyorsunuz. hikaye anlatırmış gibi bişi..

Adsız –   – (5 Ağustos 2009 16:16)  

Daha önceki postunda fiziksel aldatmadan bahsetmiştin, sonra da eskortlarla olan bir müşteriye-evet, adlandırılma şekli bu- göre fazlaca samimi değil misin? Koluna, boynuna, bilmemnerene sarılması, yok evlerine hediye alman gibi. Fiziksel aldatma diye nitelendirdiğin şeyin, o kişilerle yatıp paralarını basmandan ibaret olarak algılanması yanlış mıdır? Senin fiziksel aldatman bundan fazlasını içeriyor gibi geldi bana. Fiziksel bir çekim varsa, bu ne gidip gelmeler, hayatını anlatmalar, yok kola boyna sarılmalar ben anlamış değilim. Eğer sadece bir fiziksele bağlıysa iş, bu nasıl bir yakınlık? Sanırım bu bir kere gidip görmekten ibaret değil. O zaman bu aldatma nasıl fiziksel oluyor? Bu durum aldatmalara dahil değil mi? Gerçi aldatmanın boyutu hiç önemli değil ama, kılıf küçük gelmiş gibi duruyor.

Şimdi olayı ''algınızı gözden geçirin''e getirmeden açıklayayım: tamam, biliyoruz onlar da insan. Ama şunu söyleyeyim, ben olayın yok sosyolojik boyutu, yok evli adam ın ahlakı, yok aldatmanın çekitleri, ve hatta eskortların türleri kısmıyla değil, evdeki insanla daha çok ilgilendiğimden soruyorum. Umarım niyetinle aradaki çelişen durumu açıklayabildim. Kündeye gelmesin şimdi cevap.

evli adam  – (5 Ağustos 2009 17:28)  

Adsız,
Bazen ters cevaplar verdiğimden olsa gerek, yorum yazanlar yorumlarına "kündeye gelmesin şimdi cevap" gibilerinden bir eklenti yapıyor. Sana normal gelmeyen birşeyi sormuşsun, kendimce açıklarım, kündeye getirme derdine düşmem, ha belki tüm sorularınıza istediğiniz açıklıkta bir cevap vermiyor olabilirim, o da yazı konusu olduğu içindir.

Samimilik diye açıklamak, benim açımdan, çok doğru değil. Bu kadınlarla birlikte olmamın temel motivasyonu seks, yaptığım seksten keyif aldığım için tekrar tekrar aynı kadınlarla beraber oluyorum.

Her hatunun tadına bakayım, gereksiz bir erkeklik kışkırması benim için, hoşuna giden insanla tekrar birlikte olmak kadar doğal birşey yok. Seksin iyi olmasının yanına, biraz kafa dengiliği, biraz fırlamalığı, biraz aynı dilden konuşmayı eklediğin zaman anlattığım tarzda şeylerin yaşanmasını gayet normal buluyorum.

Seks güzel, konuşabiliyor, muhabbet edebiliyorsun, keyifli vakit geçiriyorsun, üstüne de bittikten sonra kimse seni sıkıştırmıyor, sorgulamıyor, taciz etmiyor.

Elbette karşımdaki insandan hoşlandığım, huyunu suyunu sevdiğim için bazen hediye alıyorum, bazen öneri yapıyorum. Ama bunun içinde aşk yok, duygusal bağlılık yok, canımsın yok, seni düşünüyorum yok. Sadece iyi seks ve keyifli vakit var.

Doğru kelimeleri seçmemiş olabilirim, ama fiziksel aldatmadan benim anladığım budur.

Yorum Gönder

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP