seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

freebies

Howdy cemaat?

N'aber lan? Beni soracak olursan, so so gözüm! ... de, hiç sorduğun yok zaten. Bloga şöööyle bir baktım da, özledik diyen Evli abime özledim diyor, arada laf atan da gene Evli abime hal hatır soruyor. Çok bozuluyorum a.q.

Neyse işte, Evli abimin işinden gücünden vakit kalırsa keyfimize bakıcaz diye uğraşıp duruyoruz biz de. Adam aldı başını memleketin ortasına gitti önce, ortalığın dumanını attırıyoruz derkene, haydiii İstanbul'a geri döndü gene. Hayat çok acayip o'lum lan, güya plancı pragramcıyız, hiç daha yaptığımız bir plana uyabildiğimizi göremedim. Neyse ki asayiş berkemal ve de işler tıkırında. Tıkırında dedim diye öyle gel keyfim gel sanma cemaat! Gene it gibi çalışmaca, koşturmaca. Standart Evli abi modu yani. Laf aramızda, ben olmasam herifin dünyadan haberi olmayacak, haberi yok a.q! İşe git, işten gel, evde de çalış... Bildiğin ot hayatı anasını satayım!

Şimdi cemaat, sana epeeycene eskortlar dedim, anlattım, şöyle yap, böyle etme dedim, senin dinleyenin dinledi, dinlemeyenin dinlemedi. Dinlemeyenin canı sağolsun, dinleyene "efferim ülen", de diyemem, onun da canı sağolsun. Fakat benim diyeceğim daha bitmedi annem.

Şimdi evli bir adamsan, evinden de memnunsan, ve fakat "ulan evlendik ama öldük mü" diyorsan alternatiflerin çok da fazla değil gözüm. Eskort olayı her zaman cepte zaten, geçelim onu. İki çapkınlık yaparım, bardan partiden günübirlik hatun götürürüm olabilir, ama bu da, bara partiye gidecek vakit istiyor. Üstelik öyle çok da planlanabilir vakitler değil bunlar artık benim gibiler için. Evlisin, işin gücün var, nereye gidiyorsun öyle a.q. parti marti falan. Fakat planlanabilir kaçamaklar planlayabilirsin gözüm.

Şimdi bir kere şunu aklının bir kenarına, yok lan yok, orta yerine kalın harflerle yaz! Türk hatunlarla yapacağın her kaçamak risklidir. Ben çok gördüm a.q. fuckbuddy gibi başlayıp ondan sonra b.ka saran işleri. Sor Evli abime, anlatsın sana, iki kere direkten döndü. Akıllanmıştır artık herhalde.

Gerçi onun da bi suçu yok lan! Şimdi hiç çükü yokmuş gibi davrandığı halde bi tane hatun var işte, danışmanlık için gelen ensesi kalın şirketlerden birinin proje yöneticisi, resmen fingirdiyor Evli abime. Aynı hikayenin benzerini daha önce de yaşadık a.q. Bana kalsa, önümüze düşünce bilerek kıvırdığı o kalçalarındaki eteği sıyırıp saçlarından kavradığım gibi yaslarım toplantı masasına, ... da, neyse işte. Evli abim iyi dayanıyor walla, beni ateşler basıyor vallahi hatun fingirderken. Ortalıkta alenen çadırı kuracağım bir gün, rezillik çıkacak.

Sadede gelelim cemaat: Sana Internet'te kolaylıkla bulabileceğin ve işe yarar yerlerden bahsedeceğim. Bir kere türkiş sitelerin hepsini çöpe at. Beş para etmez hiç biri. Haa, benim işim gücüm yok, yalanın da bini bir para bende dersen iş çıkartabilirsin. İki eğleneceğiz diye yalan söyleyemem ben, bayar beni. Bana sorarsan sen de siktiret bu işleri!

Bü dünyada, iki gözüm, bizim Türk hatunlar gibi kasık olmayan, başa bela olmayacak, eğlenmeye gezmeye tozmaya hevesli binlerce ahu dudaklı, sütun bacaklı dilber var. Sorun, onları bulmakta. Nasıl mı bulacaksın, şöyle annem:

Neogen.ro, sentimente.ro ve travelgirls.com. Bu 3 siteye de üye ol, bir profil oluştur, eli ayağı düzgün bir resmini koy (o'lum öyle apaçi gibi, güneş gözlüklü abuk subuk resimler falan koyma, salak mı zannediyorsun sen hatunları!), hatunların profillerinden uygun olanları tara, mesaj gönder. Gerisi senin becerine kalmış, öyle doğrudan zikiş zokuş mevzularına girme, ağzından salyalar akıtma. Efendi ve cool ol o'lum biraz. Sendeki çükten herkeste var a.q., bir fark yaratman lazım. Şimdi ben, aynen sana dediğim gibi yaptım, listeye güzel 8-10 hatun ekledikten sonra da resmimi kaldırdım (sakın unutayım deme, enselenirsin bak, risk alma). İlk iki site bildiğin sosyalleşme sitesi, değişik profiller de var ama geneli normal tipler. Travelgirls paralı bir site ama arada bir birkaç günlüğüne üye olsan kafi.

Eğer arada bir seyehat ediyorsan, ya da seyahat yaratabiliyorsan, ya da şehir dışına bir iki günlüğüne kaçabiliyorsan çok ideal abicim bu siteler. Siteden bulduğun hatunun emailini alıp muhabbeti ilerletiyorsun, arada bir mailleşiyorsun, konuyu gezmeye tozmaya, yemeye içmeye falan getiriyorsun, hatunu ince ince işliyorsun, bir yerden sonra da davet ediyorsun, iş bitiyor. Ona göre de önceden kendi programını rahat rahat planlıyorsun. Zaman kısıtı yok, niye aramadın yok, telefon vermek yok, taciz yok. Fıstık gibi iş. Hatunların çok büyük bir kısmı, eğer senin manyak olmadığına kanilerse, ağzın da bir iki laf yapmayı beceriyorsa teklifi reddetmiyorlar. Nedir, en fazla uçak biletini alıyorsun, oteli ya da gideceğin yeri ayarlıyorsun, yemekleri ısmarlıyorsun. Onda da seçimler sana kalmış. Öyle lüks yerler olması şart değil. Hatunlar para yemeye değil, gezip tozmaya, iyi vakit geçirmeye geliyorlar. Arada elektrik de iyi olursa yeme de yanında yat. Hafif bir sponsorluk durumu var ama kesinlikle seks satın almak değil olay.

Şimdi bu travelgirls'e biraz ayrı bakmak lazım. Seyahat etmek, farklı yerler görmek isteyen hatunların takıldığı bir yer burası. Tabii, adam söğüşlemeye kaydolanlar da var ama sırf gezeyim göreyim, iyi vakit geçireyim diyeni daha çok. Fransa'ya iş gezin mi var abicim? Çağır işte hatunu! Antalya'da iki gün kafanı mı dinleyeceksin, davet et! Olmadı İstanbul'u gezdirirsin ! (bu tehlikeli yalnız bak, öyle çok ayak altında olmamak lazım) .


Geçen saydım, böyle böyle 5-6 tane hatun olmuş arada bir mailleştiğim. Bildiğin standart mail işte lan, hafif bir flörtözlük durumu var gerçi, ama yalan yok en azından. Ben çok kullanmıyorum ama arada bir msn neyinle de çetleşiyoruz. Listeden 2 tane hatunla arayı, olur da denk getirirsem diye daha sıcak tutuyorum. Biri 30'lu yaşlarında taş gibi bir milf, İngiliz, diğeri de tay mı desem, kısrak mı desem, ne desem bilemedim, sülün gibi birşey. Sülün nasıl oluru temaşa etmek istersin belki diye resmini de ekledim. Profil resimlerinden biri bu hatunun. Bana diyor ki, "İstanbul'u hiç görmedim Cevat". "Gösterelim anam" diyeceğim, de, fırsat yok anasını satayım. Evli abime müracaat ettim, türk turizmi, vatan hizmeti falan dedim, "hade len" dedi. Kendisinin bu ara durumu değişik biraz da, elini ayağını çekti bir süredir bu işlerden.


Gördün mü o'lum hatundaki bacakları? 1,5 metre yok mu? Kesin var, bakalım ölçeceğiz inşallah yakın zamanda. Sırf şu hatun bile bir yaradanın olduğunun kanıtı lan! O'lum böyle bir yaratığın, böyle bir nefasetin maymundan gelmiş olmasına imkan ve de ihtimal var mı gözüm? Evrim de neymiş, özene bezene yaratılmış  işte besbelli. Darwin'in de ayrıyeten a.q.

O'lum var ya, Evli abim bekar olsaydı benden kralı yoktu walla. Ayda bir değişik hurilerle günümü gün ederdim. Neyse, ben diyeceğimi dedim gözüm. Başka siteler de vardır muhakkak, benim bildiklerim ve iş çıkardıklarım bunlar. Bunları nereden öğreniyorsun Cevat diyesin varsa, yapanlardan bir şekilde öğreniyorum a.q.

Sen hala bastıbacak, kaprisli türkiş hatunların peşinde koşmaya devam et. Gözünü aç o'lum gözünü!  Beynelmilel çalış.

Hayırlı işler!

* dinlemeden geçme!

Read more...

haftanın sevişmesi #3


Yaklaş.

Gördün mü hatunu? Bak biraz. İzle, izle. Aletin kıpırdanmaya başlamış olması lazım. Başladı mı? Aferin sana. Biraz büyütelim o aleti.  Ben solağım. Ona göre anlatacağım. Sen kendine göre çevirirsin gerekirse.

Sol dizin hatunun bir yanında yatağa dayanmış, öbür bacağın 90 derece açıyla hatunun diğer tarafında durur vaziyette aleti yaklaştır ağzına doğru. Hatunun başını arkasından sağ elle tut. Saçlarını kavra. Acıtma, ama gergin olsun tutuşun.  İyi oral seks harikadır. Deney tüpü gibi iki parmağının ucuyla başından tutan hatunlar var. Öğrensinler bir zahmet. Bu alet sıvazlanmayı sever. Kökünden ucuna doğru güvenle, çok sıkmadan ama gevşek de bırakmadan, daireselmiş gibi hareketlerle sıvazlanmayı sever. Bir de güçlü emilmeyi sever. Fakat şimdi bunu yaptırmayacağız. Ellerini kullandırtma hatuna. Eliyle kavramak isterse, izin verme. Sol elinle dibinden avuçladığın aleti ver hatunun ağzına. Git. Gel. Git. Gel. Sakin. Fakat ritimli olsun gidiş gelişlerin. Hatunun kafasının hareketine sağ elinle yardımcı ol. Büyüyor mu alet? Büyür tabii. Arada çıkar, hatunun dudaklarına sür.  Gözüne  daya. Yüzüne vur. Pat. Pat. Pat. Sonra gene dal ağzına. Dalmalarının ve gidiş gelişlerinin sertliğini ve derinliğini biraz arttır artık. Baştaki kadar yumuşak olmasın. Ağzının içindeyken yanaklarına doğru ittir aleti arada, sırf boğaza çalışma. Aletin başı yanaktan çıkacakmış kadar bastır. Çıkar. Vur. Tekrar dal. Derinliği ve sertliği iyi ayarla ama. Kussun istemeyiz. Ama biraz nefessiz kalmasında fayda var. Ölçüyü iyi ayarla. İzle hatunu. O söyler sana ayarının iyi olup olmadığını.

Alet artık büyüdüğüne göre sol elle dibinden tutmaya gerek yok. Sağ elin hatunun kafasını hiç bırakmasın ama! O orada kalacak. Sol elinin yüzük ve orta parmaklarını üstüste birleştirerek kukuya sok şimdi. Hart diye değil! Yavaşşş. Alıştıra alıştıra. Baş parmağın da bızırın üstünde gezinecek şekilde dursun. Alet ağızda, hatunun kafasını tuttun, iki parmak kukuda, baş parmak bızırda. Anladın mı pozisyonu gözüm? Aferin sana.

Sol elinin hareketlerini hatuna göre ayarla. Soktuğun parmakları hızlı hızlı git gel mi yapacaksın, bızırı bastırarak biraz sertçe mi seveceksin, yoksa üstünü nazikçe okşayacak mısın? Hatun söyleyecek sana. Bana sorma. Yap hepsini, inlemesi nerede artıyor, yüz ifadesi ne zaman değişiyor, görürsün. İnlemek istediğinde aleti ağzından çıkarmasına izin verme ama. Aksine, kökle! Nefessiz kalsın biraz. Hatunun başını sen kontrol ediyordun, unutma. Kimi hatun var, arka arkaya kısa aralıklarla gelebiliyor. Kimisi de var ki, bir kez gelince elletmiyor. Eğer gelebilendense, parmaklarınla hem gidip gelip, hem de bızır severek bir posta rahatlatabilirsin hatunu bu pozisyonda. Yok değilse, parmaklarını idareli kullan. Arada çıkarıp, işaret, orta ve yüzük parmaklarını düz halde kukuya vurabilirsin. Vuruşun bızıra da gelsin, kukunun dudaklarına da. Hatunun ağzındakine hakim olmayı da unutma. Çıkardığında aletin ve hatunun ağzının kenarlarındaki tükrük ve salya izlerini görüyor musun? Nefis!Düz ağzını hatunun. Hatun zorlansın biraz nefes almakta. Çok zorlandığı yerde çıkarıp vur yüzüne. Ya da derinliği azalt. Heyacana kapılıp geleyim deme sakın! Daha işimiz var.

Bitti mi ağızla işin? Hatunun gözlerinden bir miktar yaş gelip varsa göz makyajı da aktı mı? Aferin sana.

O sütyeni çıkar artık. Memeler gözüksün. Don kalabilir ama. Yana sıyır gitsin. İstiyorsan da yırt ortasından. Sen bilirsin. Hatunun sol bacağını omzuna al. Hatunun dizine yakın bir yer omzuna gelecek şekilde olsun pozisyonun. Diğer bacağı yatakta kalsın. Yanaş kukuya doğru. Hemen girmek yok! Sol elinle dibinden tuttuğun aleti, kukunun el altından başlayıp en tepesine kadar sürt. Bastıra bastıra ve birden fazla kez yapacaksın bunu. Bızırı da selam ver üç kere. Pat. Pat. Pat. Sabırsızlandır hatunu biraz. İyidir. "Sok artık şunu" der mi? Diyebilir. Dedirtecek kadar sabırsızlandır. Girmeye hazırsın artık.

Gir!

Tek hareketle, kesintisiz ve net gireceksin. Dibine kadar sok aleti bir seferde. Girerken mutlaka hatunun yüzüne bak. Görüp görebileceğin en güzel şeylerden biri bu andır. Hem acı çeker, hem zevk alır. Nefis! Debelenirse, aldırma. Beklemeye çok gerek yok. Parmaklardan alıştı zaten biraz. Omzundaki bacaktan aldığın destekle, sert, dibine kadar ve güçlü vur her seferinde. Taşşaklarının kukuyla çarpışması duyulsun. Şak. Şak. Şak. Şak. Ritimli ol. Ve bozma o ritmi. 10 sn, 30 sn, 1 dk. Fazla heyecenlanmadan ne kadar dayanabiliyorsan. Bil kendini . Sert vur. Ses çıksın. Bağırıyor mu? Bağırır tabii. İzle hatunu, izle. Ne güzel bir görüntü bu. Harika!

Sert vuruşlardan sonra azıcık yavaşla. Kısa bir süre için. Çıkmak yok ama! Sol elin bızır sevsin yavaşladığında. Memelerini sıkıştırsın. Sağ elin poposunu  sıksın. Şaplak vursun. Bir tur daha sert yapalım mı? Yapalım tabii. Demin ki bağırmaları hoşumuza gitti. Vur. Vur. Vur. Güçlü vur! Ritimli vur! Heyecana kapılıp geleyim deme sakın. Daha işimiz bitmedi! Bu ritüeli istersen birkaç kez daha tekrar edebilirsin. Sana bırakıyorum.

Hatunu yatağın kenarına al. Doggy yapacağız biraz. Domaltacaksın önce. Hatunun iki dizini birleştir. Birleştirdiğin dizler yatağın tam kenarında dursun. Hatuna uzaktan bir bak şöyle. Bitişmiş dizlerle poponun görünümü neye benziyor biliyorsun değil mi? Kalbe benziyor. Sol bacağın, hatunun yatağın dışına sarkan ayakları arasında dursun. Yere basacak yani. Sağ bacağın ise 90 derece açıyla yatağın üstünde olacak. Anladın değil mi? Aferin sana. Şimdi hatunun iki elini üstüste koyup arkada poponun üzerinde birleştir ve sağ elinle tut onları. Sıkı tut. Kurtarmasına izin vermeyecek kadar sıkı tutacaksın. Tamam mı? İlk yaptığında hatunun yüzü yatağa kapaklanır muhtemelen.

Kuku yeteri kadar yüksekte. Kalçalar önünde. Sol elin boşta. Hatunun elleri popoda sağ elinde tutulu. Sol ayağın yere basıyor. Sağ bacağın dizden kırılmış dik olarak yatakta. Yani, kontrol sende. Girmeden önce şu kukuya sürtünmeyi bir kez daha yapalım mı? Yapalım. Bastıra bastıra ve sertçe gene. Yukarıda yaptığımız gibi. Sabırsızlansın gene. Yalvartmak da güzeldir. Dedim mi daha önce?

Yukarıda tariflediğim sert vuruşları, sonra yavaşlamaları, sonra tekrar sert girmeleri hatırlıyorsun değil mi? Aynen öyle yapacağız gene. Bütün gücünle girip çıkacaksın. Heyecana kapılıp geleyim deme hemen. Biraz daha işimiz var hatunla. Çok heyecanlanırsan, yavaşla. Arada çıkar. Vur kalçalara, sürt bızıra, tekrar sok. Popoyu tokat içinde bırakman lazım. Acıt hatunu baya baya. Yalnız, acıtırken aynı anda zevk veriyor olmayı da pas geçme. Gidip gelirken, hatunun zevklendiği anlarda vur tokatlarını. Bu pozisyondayken benim en sevdiğim şeylerden biri de hatunu saçlarından yakalayıp başını geriye doğru çekmek. Öyle çek ki, hatunun beline kavis gelsin. Karşıda bir ayna varsa bu durumdaki hatunun halini izlemek çok keyiflidir. Vurdukça sert, memeler simetrik daireler çizer. Sallandığını görürsün. Kalça etleri ileriye gider. Geriye gelir. Şiddetin sertliğiyle ve zevkin büyüklüğüyle orantılı olarak kadının yüzü şekilden şekile girer. Bana mutluluğun resmini çiz deseler, bunu çizerim.

Kaç kere sert tur yaparsın, sana kalmış. Gelme daha. Biliyorum, dayanmak gittikçe zorlaşıyor. Normaldir.

Şöyle yapalım:

Hatunla birlikte yatağın ortasına gel. Hatunu sanki deney kurbağası gibi, poposu sana dönük vaziyette, kolları ve bacakları yanlara açılmış olarak önüne al. Kukuyu yeterli bir yüksekliğe kaldır. Sol dizini hatunun bacakları arasında yatağa daya. Sağ bacağını, hatunun sırtının üzerinden uzat, ayak tabanınla hatunun yüzüne bastır. Kafayı yan çevirip -gözlerini görebileceğin şekilde- yanağının üstüne yerleştir ayak tabanını. Fazla bastırma. Sırası değil daha. Canı yanmasın. Ama ne yapacağını anlasın. Kukuya girişin biraz yanlamasına olmak durumunda bu pozisyonda. Girdin mi? Aferin sana. Yavaştan başlayıp hızlıya, yumuşaktan başlayıp serte doğru gitsin vuruşların. Kukudan çıkmak yok artık. Vuruşların hızlanmaya ve sertleşmeye başladıkça, ayağının altındaki yüze uyguladığın basıncı da arttır. İzliyor musun hatunu? Ayağının ayarını ona göre ayarla. Acı verirken zevk de vermen lazım. Başka türlü biraz zor o işler. Hatunu bir kez daha getirelim mi? Sağ elinin baş parmağını hatunun popo deliğine bastır. Dairesel hareketlerle zorla. Masaj yapar gibi. Ama sert bir masaj yapar gibi. Sol elinin baş parmağını da bızırın üstüne koy. Bastırarak mı seversin, yoksa masaj yapar gibi mi, bilemem. Onu da hatun söyleyecek sana. İzle işte hatunu. Boşuna demiyorum sana elli kere izle diye. Cevap onda. Bende değil. Gidiş gelişlerinin ritmini bozma bunları yaparken. Senkronu ayarlamak bazen kolaydır, bazen zordur. Karşıdakini tanıyabildiğin kadar ayarlayabilirsin genelde. Hatun geliyor mu? İzle işte. Geleceği anı tahmin etmeye çalışarak ayarlamaya çalış kendini. Geliyor mu hatun? İzle, izle. Kimisi bağıra bağıra geliyor, kimisi sessiz sessiz. Ama kızarıyorlar. Yüzleri değişiyor. Nefesleri değişiyor. Ayaklarını, bileklerinden düz tutarak parmak kıvırıyor çoğu. İzlemeni öneririm sana da. Geldi mi hatun? Bağırıyor mu gelirken? Harika! Aferin sana!

Sıra sende şimdi. Yok kukuya gelmek. Tamam pozisyon keyifli. Fakat ağızda başladık, ağızda bitirelim. Geleceğin son ana kadar kukuda kalmaya devam et. Fakat son beş on tur gidiş gelişi ağızda yapacağız. Çıktın mı kukudan? Sok aleti hatunun ağzına. Kafasını tut arkadan. Git. Gel. Git. Gel. Geliyor musun sen de artık? Aferin sana. Ağzın içine boşalalım. Sen nasıl geliyorsun bilmiyorum. Ben tam gelirken, yani tam da gelirken, ağzım açılıyor, gözlerim kısılıyor, nefesimi tutuyorum. Bir süre nefes almıyorum. Alamıyorum. İlk patlamayla birlikte de bir bağırış kopartıyorum genelde. Fazla ses çıkarmakla ilgili bir sorun yoksa tabii.

Hatun! Sana da bir ipucu vereyim: Boşaldıktan hemen sonra iyi sıvazlama ve güçlü emmeli bir oral seks beni delirtiyor. Çoğu erkeği de delirtir bence. Yap! Sonucu gör.

Hatunun ağzının kenarlarından taşan spermlerini gördün mü gözüm? Hepten akan makyajını? Harika! Hatunu eğilip, dudaklarından öpmeyi unutma! Aferin sana!

Yak bir sigara.

* bu sevişme, barbarella için yazılmıştır.

Read more...

haftanın sevişmesi #2


Yaklaş.

Sağ elinin işaret parmağının dışıyla hatunun yüzüne dokun. Sürekli bir dokunma olacak bu. Parmağı kaldırmak yok. Şakaktan başla. Parmağını kaydırarak, yumuşak dokunacaksın. Kedi sever gibi. Dudakların üst ve alt kenarları hassastır. Dokunur dokunmaz arası dokunursan huylandırabilirsin. Yapma. Maksat huylandırmak değil, sulandırmak. Yüzünde, dudak kenarlarında, kulakların altında yeterince vakit geçirdiysen çeneden aşağı in, boyunda da gezdir o parmağı. Hatunun boynu güzel. Bakıyor musun hatunun yüz ifadesine. İzle onu. Gözlerine bak. Nefesini takip et.

Çıkık köprücük kemikleriyle boyun arasındaki boşluğu görüyor musun? Öpmeye oradan başla. Senin tarzını bilemem. Ben, tek tek ve yumuşak başlarım öpmeye. Arada bir şiddeti daha yüksek, emer-öper arası öpüş iyi gider. Hatunda olsun bir gözün. Ona göre ayarla öpüşlerini. Omuz başından kulak arkasına kadar olan bölge favorimdir benim başlangıçta. Severim.

İki elinin işaret parmağı marifetiyle, askılıklarını indiriver geceliğin. Gögüsler biraz küçük gibi sanki. Olsun, küçüğü de büyüğü de makbuldur bunların. Yeter ki, kul yapımı olmasın. Elleri yapıştır duvara; sağ elin hatunun sol elini, sol elin de sağ elini tutsun. Can yakmak yok daha. O birazdan.

Yapış dudaklara. Acele etme, sakin. Kedi sever gibi. Şiddeti birazdan uygulayacağız. Elli kere söyletme bana. Hatunu yeterince hazırlamadan şaplağı basarsan,  tokadı yiyebilirsin gözüm. Demedi deme. Yapıştın mı dudaklara? Öpüşmek dediğin, dilleri değdirmeden, alt üst dudakları emmeden, çekiştirmeden olmaz. French kiss diyor gavur. Öğren. Tükrüğün karışsın dili emerken. Hem, dil emmek zevklidir gözüm.

Tuttuğun elleri duvarda kaydırarak hatunun başının üstünde birleştir. Gergin olsun kolları biraz. Sonra, her iki elini tek elinle tepede tut. Diğer elin, her zaman boşta kalsın gözüm. O boş el çok işe yarar; şaplak vurur, tokat atar, saçları geriye çeker, ağzı kapatır, başı bastırır, bızırla oynar, meme sıkar...

Hatunun ellerini bırakmadan az geriye çekil. İzle. Kızarmış mı? Nefes? Gözler? Aferin sana.

Benim çok seksi bulduğum şeyler var: Bir tanesi yüzde çil. Diğeri gamzeler; yüzde de olur, belde de olur. Bir de benler. Benli hatunları severim; kiminin yüzünde olur, kiminin göğsünde, kiminin kukusunda. Gördüğüm zaman illa dokunurum, öperim. Bir de, etek sıyırmak, don sıyırmak hoş. Çıkartmaktansa, sıyırmak daha keyifli geliyor bana.

Bunların üçünü de aynı anda yapacaksın; hatunun ellerini yukarıda tek elle kenetledin duvara, kolları gergin olsun, biraz can acıtılabilir gererken. Mübahtır. Göğüsler emilmede, boşta kalan elin, hatunun kasıklarında ve kukusunda geziniyor. Göğüs uçlarından ısırıklar al. Korkak alıştırma ağzını. Memelerin alt kenarlarını uzun uzun emmeyi de pas geçme. Tepkiyi ölçerek git, ona göre ayarla şiddetini. Boşta kalan elinle hatunu okşamayı bırakmadan, dudaklara yapış gene. Şiddeti artsın öpüşlerinin.  Em dilini. Em. Em. Güzel değil mi? Demiştim sana.

Elleri bırakmadan biraz geriye çekil gene. Hatuna bak. Gözlerinin içine. Bekle biraz. Bekle, bekle. Eğer azdırmayı becerdiysen, hatun sabırsızlandığını belli edecektir. Elleme sabırsızlansın. İyidir. Yeterince beklersen, sabırlı olursan, semeresini alırsın. "Ne yapayım sana"? Bir sor bakalım. Belki coşkun cevaplar verir. Hatunların bir kısmı pek utangaç gözüküyor ya, yalan o!

Hazır mı hatun? Aferin sana.

Hatunu direkt yatağa götür. Yeterince geniş kanepe de olur. Yüzükoyun yatıracaksın boylu boyunca. Vücudunu sana dönmesine izin verme. Bir elin, hatunun kafasını bastırsın yatağa. Öbür elinle, geceliğin eteklerini aralayıp donunu sıyıracaksın. Çıkartmak yok tamamen. Dizlere kadar sıyırsan yeter. Kalsın orada. Kuku arkadan ne güzel görünüyor değil mi. Haklısın. Sev biraz kukuyu parmaklarınla. Baş ve işaret parmaklarını kullan. Aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya. Çok hoyrat olma. Çok yumuşak da olma. Elin  korkak alışmasın.

İlk giriş, önemlidir gözüm. En zevklisidir. Ben bazen yavaş girerim, bazen biraz hızlı. Hatunun kollarını ileriye doğru uzat. Bacaklarını ayır bacaklarını kullanarak. Görüntü harika değil mi? Hazır mısın?

Gir.

Yavaşşş. Hissettire hissettire gireceksin ama. İlk girişte biraz can yakmazsan, günah yazarlar sana. Bağırsın biraz. Debelenirse, fazla aldırma. Alışacak birazdan. Girdin mi sonuna kadar? Aferin sana. Çekme geriye kendini hemen. Bekle. Bekle. Bekle. Alışsın hatun. Hissetsin. Vücudunun üst kısmını, hatunun sırtına bastır. Biraz ezebilirsin. Fazla abartma. Ağırlığını hissetsin yeter. Kolları tutmaya devam ediyor musun ellerinle? Sakın bırakma! Bacaklarınla bacakları, ellerinle kolları tut. Hareket edemesinler.

Gidiş gelişlerin ritmini sana bırakıyorum. Hatuna göre ayarla. Sert ve kesik kesik mi girip çıkacaksın, yoksa ağırlığınla ezerken yumuşak mı hareket edeceksin, sana kalmış. Ben olsam, yumuşak yaparken bile arada bir sert vururum. Bağırtmak da zevklidir. Söyledim mi daha önce?

Hatunun içinden hiç çıkmadan ters döneceğiz şimdi gözüm. Hazır mısın? Hatunun belinden kavradığın gibi döndür kendini. Sen altta, o üstte. Zamazingo kukuda. Boylu  boyunca uzanıyor hatun üstünde. Bu pozisyonun en önemli kısmı, açıyı, duruşu iyi ayarlamaktır. Ayarlayabilirsen, harika bir pozisyondur. Tüm kontrolü sana verir, birazdan anlayacaksın. İster hızlanırsın, ister yavaşlarsın, ister bızırı seversin, ister memeleri sıkıştırırsın, ister hatunun ağzını kapatırsın. Kukudan çıkmadan, ufak düzeltmelerle hatunu tam yerleştir üstüne. Tamam mı, oldu mu? Aferin sana. Hatunun ileri geri gitmesine izin ver biraz. Ama sırtını senin göğsünden ayırmasına asla izin verme. Gerekiyorsa, bastır zorla kendine. Hareketleriniz ahenkli olsun.Yumuşak dalgaların üstündeki bir kayık gibi düşün hatunu. İleri, geri. İleri, geri. Sakin.

İki elin de boşta. Dilediğin yeri sıkıştırırsın. Memeleri iki elle arkadan avuçlasak mı biraz. Uçlarını, böyle iki parmağın arasına alıp biraz ezsek mi ya da. Ya da, tek elinle her iki memeyi de severken, diğer elle kukuyu mu yoklasak. Hepsini yapalım bence. Az hızlanıp, şiddeti de arttıralım artık.

Yalnız, hızlanmaya başlamadan önce, hatunun bacaklarını bacaklarınla yatağa yapıştıracaksın. Bacaklarının dizden aşşağı kısmını, hatunun ayak bileklerinin üstünden geçir. Yapıştır onları yatağa. Kaçmak isterse kaçamasın. Pozisyon değiştirmek isterse değiştiremesin. Anladın mı pozisyonu gözüm?

Aferin sana.

Tavanda bir ayna olsaydı da izleseydik hatunun halini. Ellerin ne güne duruyor? Çevir hatunun yüzünü yarım kendine doğru. İster dilini em, ister elinle ağzını sıkıştır. Bana sorarsan da, hatunu nefessiz bırakana kadar dudağını dudağından, dilini dilinden ayırma derim. Bir el daha var boşta, onu ne yapacağız? Serbest takılsın o el. Canın  nereyi çekerse, orayı seversin.

Hatunu takip etmeyi ihmal etme. Ondan hemen sonra -ya da aynı anda-  sen de geleceksin gözüm. Ben, prensip olarak faz farkıyla hatundan sonra gelmeyi tercih ediyorum. Niye? Hatun kişinin o kasılmalarını, kızarmalarını, gözlerini kapatmasını, ağzını açmasını seviyorum izlemeyi de ondan. Hatunun geleceği anı tahmin etmen lazım. Kendini de kontrol etmeyi unutma. Duruma göre ritm tut, yavaşla, hızlan, bızır sev, meme sıkıştır. Kontrol sende gözüm.

Gelmek üzere mi? Aferin sana. Görüyor musun o ağız nasıl aralanıyor. Sakın bacaklarını kurtarmasına izin verme. Verme. Sakın! At bir eli kukuya, kapat ağzını da diğer elinle yarım. İzle. İzle. Çok güzel değil mi? Nefis.

Sen de gel artık. Ben senin yerinde olsam, pozisyonu hiç bozmadan hatunun içine gelirim. Pozisyonun gidişatı buna daha uygun. Yalnız zamanlamanı iyi ayarla. Bazı hatunlar rahat ettikten sonra elleşmeye pek devam etmek istemez. Arayı uzatma çok. Geliyor musun sen de?

Aferin sana.

Kalsın hatun üstünde öylece. Sakinleyene kadar. Nefesler normal seyrine insin. Kalp sesi duyulmasın. Sarıl hatuna. Terler birbirine karıştı değil mi. Tuzlu tuzlu. Güzel işte ulan.

...
Bahar geldi, güneş çıktı, hormonlar tavan yaptı. Haydi bakalım, sevgilileri, eşleri, fuckbuddyleri sevelim, memnun edelim.

Beline kuvvet gözüm.

Read more...

tranny

O kadar haltlar karıştırdım, -ki bir kısmını da aklımda kalmasın, denemiş olayım niyetiyle yaptım- ama dönüp dolaşıp geldiğim yer aynı. Seks, iki kişilik bir ritüel benim için. Hadi arasıra olsun üç, o da, diğer iki kişinin kukularının olması şartıyla. Masum oyuncaklara bile fazla tahammül edebildiğim söylenemez. Hiç gereği yok bence, kullanana da diyecek bir şeyim yok. Keyif meselesi. Bağlama ve hatun kişinin hareketlerini kısıtlama farklı yalnız, bu ikisinden hoşlanıyorum. Kolları kilitlemek, bacakları kilitlemek, kafayı bastırmak, ağzı kapatmak, zevkli. Hadi buna, biraz zor kullanmak diyelim. Hoşuma gidiyor genelde. Ama gene de düz bir adamım; kuku + penis + tutku. Bitti.

Önceki röportajdan kalan, yazmayı unuttuğum, sonradan eklemeye üşendiğim ilginç bir profil daha; hatun bana, bir müşterisinin kadın elbiseleri giymekten hoşlandığını, ön oynaşmalarda bir kadın gibi davrandığını anlattı. Gerçi nihayetinde ferc ile zekerin buluşması zuhur ediyormuş. Normal bir hetero gibi birleş, fakat üzerinde kadın kıyafetleri olsun! Cross-dressing diye bir tabir biliyorum ama bunlar genelde hetero mu, yoksa gay mi bir fikrim yok açıkcası. Burada epey bir resim var, çok da aramadım, fikir sahibi olmak isteyen bakabilir.

...

 * resimdeki hatun biblo eda nam bir "dilbermiş"

Benim bugüne kadar travestilerle olan tek ilişkim şu şekilde oldu; gece geç bir saatte topkapı-merter arasındaki bir benzinlikten çıkmak üzereyken, ne oluyoruz demeye kalmadan bir travesti arabanın kapısını açıp içeri girdi. "Hatun"u arabadan indirene kadar epey bir çaba sarfetmiştim.

Yılların zamparası bir evli adamdan ise geçen hafta şu hikayeyi duydum: Ankara'da, kaldığı otele değişiklik olsun diye bir travesti çağırmış, handjob, anal derken abi rahata ermiş. Fakat sonrasında "hatun", "ben de seni skeceğim"diye tutturmuş. Ufak çaplı bir itiş kakıştan sonra hatunu göndermeyi becerebilmiş.

Ben kahkahalarla gülerken abi;
- hiç komik değil, götü zor kurtardık.
dedi.

Read more...

questionnaire...

Bu, benim yaptığım üçüncü kayıt aslında. İlk ikisini, kızların son andaki istekleri üzerine sildim. Gayet iyi başlamıştı her ikisi de, sonra sorular çetrefilleşmeye başlayınca rahatsız oldular, silmemi istediler. Ben de sildim.

Bir tanesi Lika ileydi; ülkesinde bir adamla normal bir birlikteliğe başlamış, evlenmek üzerelermiş, sonra adam bir şekilde onun Türkiye'de bu işi yaptığını öğrenmiş, ayrılmışlar. Türk erkeğinin genel performansını kahkahalar atarak anlatıyorken,  sıra, "ilk seferinde ne hissettin" sorusuna cevap vermeye gelince, o neşesi gitti. Ramazanda oruç tutardı bu kız. Gündüz oruç tutup, gece işe giderdi. Kendine göre bir dini inancı vardı yani. Gene de bu işi yapmaktan geri kalmadı. "İyi yaşamayı" sever -hangimiz sevmeyiz ki- kendine bir araba almak istiyordu, aldı, süs, giyim kuşam istiyordu, aldı. Bir günlük bir yakın yer kaçamağı için arabayla giderken, çalan müziği sonuna kadar açıp kendinden geçerek şarkı söylediğini hatırlıyorum arabada. "Daha hızlı git, daha hızlı!". Direksiyon onda olsaydı, muhtemelen meftaydım. Seksi de çok sever. "İlk seferinde ne hissettin" sorusunu sormasaydım, benzer bir videoyu daha önce koyacaktım.

Kaydettiklerimi ne yapacağımı kızlara anlattım öncesinde. Burayı açıp gösterdim, anlattığım şeylerden, gösterilen tepkilerden, yaklaşımlardan bahsettim. İlginç geldi onlara da. Kaydettiğim bu son kızla daha öncesinde, beş ya da altı kez görüştük sanıyorum. İki yıldır tanırım. İyi anlaşırız kendisiyle. Öyle olmasaydı böyle bir kaydı yapmama muhtemelen izin vermezdi. Yalan söylediği yerler olduğunu pek sanmıyorum. Sonlara doğru, biraz da alkolün verdiği rahatlıkla, "aç, anlatacağım" diyordu. Bu konuyla ilgili bir kitap ya da senaryo yazacağından bahseden bir arkadaş için röportaj yapmayı da kabul etti.

...
Ben seksi severim, peki tamam, biraz fazla severim, ama gene de ekstrem fantazileri olmayan bir adamım. Benim için bu iş daha çok ritüel; biraz uyum, biraz şiddet, biraz can yakma, biraz hayvanlık, şehvet, kadını izlemekten zevk alma durumu. Penisi çileğe bulayıp hatunun boğazına dayanmak tamam, ya da, etek sıyırıp kafayı aynaya, yatağa, duvara yan bastırarak izlemek tamam, ufak tefek oyuncaklar da kabul, peki, arada bir de ffm üçlü yapalım, ama çok fazla ötesi yok. O kadar. Karşımdakinin sınırlarına da saygı gösteririm. Zorlarım, ama saygı gösteririm.

Ama merak ediyorum, başka insanlar ne yapıyor? Bu kızlar, ne tür durumlarla karşılaşıyorlar, neleri görüyorlar, hangi durumlara şahit oluyorlar. Merak ediyorum. Soruyorum. Bloga başlamadan önce de sorardım. Kişisel bir merak bir nevi.


Önceki kayıtlardaki tecrübeme dayanarak, "ilk sefer nasıl oldu" sorusunu bu defa en başta sordum. Bu işi yapan bir arkadaşının yardımıyla, gayet bilinçli olarak başlamış. Para kazanmak için. Biraz, iyi para kazanmak için. 3 senedir bu işi yaptığını söylüyor. Kazandığı parayla kendine bir ev almış. 17 yaşında evlenmiş, 10 yıl evli kalmış, boşanmış, genç yaşta bir çocuğu var.

Daha önce hiç görmediği bir insanla -müşterileri arasında kadınlar da var bu kızların- seks yapmanın nasıl birşey olduğunu sordum: İlk kez gidiyorsa, müşterinin "sapık" veya "şiddet eğilimli" olmasından her zaman korktuğunu, ama müşteri normalse, bazen zevk aldığını, bazen arka arkaya çok iş olduğunda numara yaptığını, bazen de orgazm olduğunu anlattı. "Müşterisine göre" diyor.

Çalıştığı mamanın zor kullanıp kullanmadığını, tehdit edip etmediğini,  yeni kızların nasıl geldiğini anlatmasını istedim. Kızlar, kendi istekleriyle geliyorlar, daha çok tanıdıkları, arkadaşları aracılığıyla geliyorlar. Geri dönmek isteyeni kimse zorla tutmuyor. Başladıktan bir hafta sonra ağlayarak geri dönenler olduğu gibi, kazancına bakıp devam edenler de var. Vize süresi biten gidiyor, sonra tekrar geri geliyorlar. Amaç hepsi için aynı, para kazanmak. Ülkesinde bir ay çalışıp 300 dolar kazanmaktansa, bu işi yapmayı tercih etmişler. Bu durum sadece yabancı uyruklu kızlar için geçerli değil, bu işi yapan herkes için geçerli.

Bu işteki ortalama fiyatlar bellidir, aksaray ve normal mamaların normal kızları 150-200 dolar ya da lira alır. Ama bunun yanında, parası olan kitleye hitap etmeye çalışan hatunlar da vardır. İndirim yapmazlar, sürümden değil, değişik istekleri karşılamaktan, servis kalitesinden kazanırlar. 4-5 saatlik, oyuncaklı, fantazili bir seans için 500-600 öroyu gözden çıkaracak çok adam olduğu gibi, bu parayı kazanmak isteyen kadın da çok.

Zorla çalıştırılan kızlar meselesi var bu dünyayı bilmeyenlerin kafasında. Ben hiç rastlamadım açıkcası. Varsa da, kolluk gücü buna izin vermez. Defalarca yazdım, bir kez daha yazsam elim aşınmaz, bu işte zorla güzellik olmaz. Zor şartlarda çalışan olabilir, bu başka birşey. Ama zorla çalıştırmaya rastlamadım. Bu iş, tamamen bir "iş". Piyasa, arz, talep, fiyat, katma değeri yüksek servis... Bir iş yaparken neler geçerliyse, bu işte de aynen öyle.

#
Müşterileri çoğunlukla evli adamlar bu kızların. Bildiğiniz, normal, evli adamlar. Kimisi kırk yılda bir, kimisi sıklıkla yapıyor. Bana da bazen soran oluyor, yazdıklarıma bakıp "sıklıkla" bu kızlara gittiğimi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Belli bir frekansım yok, bazen ayda 5-6, bazen 2-3 ay boyunca hiç. Maddi ve hormonal durumlara bağlı.

Evli adamların haricinde, biraz farklı olan müşteriler de var: videoda izlediyseniz, 75-80 yaşında adamlardan bahsediliyor, takma dişlerini kenara koyup seks yapan ihtiyar delikanlılar. Yok, öveyim ya da yereyim diye yazmıyorum, ilginç geldiği için yazıyorum. Eğer seks, o yaşta hala bir ihtiyaçsa, bu adamların bu ihtiyacı başka bir şekilde giderme yolu var mı? Yok. Ya kendisiyle oynayacak, ya da bu kızları çağıracaklar.

#
Bunu sıklıkla duymaya, hatta ilk ağızdan şahit olmaya başladım bu aralar: buluğ çağına gelmiş oğluna eskort ayarlayan babalar var. Ciddiyim. 14-15 yaşındaki genç erkeklere babaları eskort kız ayarlıyor. Sizin kulağınıza nasıl geliyor bilmiyorum da, bence çok tehlikeli, gereksiz ve riskli bir iş yaptıkları. Düşe kalka da olsa, erken de olsa, geç de olsa, her erkek bence normal olanı yaşamalı önce. Düşünsenize, bir tarafta profesyonel olarak bu işi yapan bir kadın var, diğer tarafta henüz ilk tecrübesini yaşayacak genç bir erkek. Hatun dalga geçse, hayatı kayar çocuğun.

Şu veya bu sebepten ilkini henüz yaşamamış, aklı başı yerinde bir erkeğin eskortlara gitmesini anlarım, hatta normal karşılarım, ama bu, abes.

#
Fiziken özrü olan, bacağı veya bacakları olmayan bir müşterisinden bahsetti. Normal mi? Hem de son derece.

#
Bunu çok duyuyordum kızlardan ama, pek yaygın olduğunu düşünmüyordum. Normal bir hetero gibi davrandığı ve seks yaptığı halde, anal olarak uyarılmaktan hoşlanan erkek sayısı benim tahminimden daha fazla galiba. Parmağa veya vibratöre prezervatifi geçirip müşteriye anal seks yapıyorlar. Sadece bunu yaptıranlar da varmış. Bunu isteyenler de gene, tahmin edebileceğiniz gibi çoğunluğu evli adamlar. Eşcinsellikle ilgili herhangi bir tabum yok kafamda, bana uymaz derim en fazla kişisel olarak. Gene, ilginç geldiği için yazıyorum. Aslında değişik hikayeler var bildiğim bununla ilgili ama, şimdilik girmeyeyim.

#
Türk erkeğinin, tabiri caizse "götçü" olduğuna artık kanaat getirdim. Benim de yapmadığım iş değil, seyrek de olsa arada bir yaparım, hatununa göre, duruma göre. Bu genel eğilimin niyesine, sebebine girmeyeceğim. Zevk meselesi deyip geçeyim.

#
Sünnetli mi daha iyi yoksa sünnetsiz mi diye arada tartışılıyor bazen. 5posta'da bununla ilgili yorumlar, Fenasi'nin yazdığı yazılar vardı. Hatun açısından bakılırsa, sünnetsiz daha hijyen ve sorunsuz gözüküyor. Bilemiyorum, ben hatunun yalancısyım. Sünnetsiz olmanın da nasıl bir etkisi olduğunu tecrübe etme şansımı küçükken kaybettim.

#
Bu kızlar bazen mamalarını değiştiriyorlar. Bazı mamalar despot, kızların nerede olduğunu, kendi başlarına iş yapıp yapmadıklarını kontrol ediyor. Kız müşteriye gitmeyi reddederse, ceza kesiyor, hastayım, yorgunum  dinlemiyor. Kimisi de var, kızlarını düzenli olarak sağlık kontrolüne gönderiyor. Mama değiştirme durumunda şöyle birşey oluyormuş; yeni gelen kız eğer bir arkadaşı vasıtasıyla geldiyse, kızı getirene 1000 dolar veriliyor, yeni gelen kız da mamaya 1000 dolar borçlanıyor. Artık çalışarak mı ödüyor, yoksa nakit mi veriyor sormadım. Kızların müşteriden aldığı paranın yarısını mama alıyor. 1000 doları geri ödemek için gerekli hesabı siz yapın artık.

Bu kızlar niye kendi başlarına değil de -malum internette kolaylıkla kendi reklamlarını yapabilirler- mamalarla çalışıyor derseniz cevap şu; çalıştıkları mamaların çok büyük bir çoğunluğu geniş bir müşteri networküne sahip. Videodaki kızın maması 17-18 yaşındayken Türkiye'ye gelmiş, eskortluk yapmış, oturma iznine sahip 30'lu yaşlarında bir hatun.

#
Yeni nesilde bir sorun mu var, yoksa hatun anlatırken mi abarttı bilmiyorum. Genç erkeklerin bir kısmının seks yapmak yerine, bakarak mastürbasyon yaptığından bahsetti. Okşama var, öpüşme var, ama sıra sekse gelince mastürbasyon yapmadan dikilemeyen, boşalamayan erkekler. Fazla porno izleyip 31'e vurmanın etkisi midir, yoksa başka birşey mi emin değilim.

#
17-21. dakikalar arasında biraz bana yağ çekiyor, biraz da müşterilerin anlattıklarından bahsediyor. Kimlerin bu kızlara ne için gittiğini ben yargılamam ama, anlaşılan epey bir müşteri karılarını şikayet ediyor bu kızlara.

#
Türk erkeğinin ortalama penis boyunu sınıflandıramadı. Çok büyükler de var, çok küçükler de var diyor. Ruslarla karşılaştırınca standart sapmamız yüksek sanırım.

#
Bu kızlar sevgili de ediniyor. Bunu da defalarca duydum. Sevgili olan erkekler, kızların ne yaptığını biliyor. Bir beleşçilik durumu gibi geliyor bana. Hatunun ettiği laflardan biri "türk erkek çok yalancı".

#
İlginç yerlerden biri de, fantazi için bu kızları çağıran çiftler üzerineydi. "Türk kadın önce istiyor, sonra kızıyor, sonra kıskanıyor". Seks hayatını renklendirmek isteyenin ne yapacağını ben bilemem elbette ama, aranıza bir eskort kız/erkek alacaksanız, bu insanların bu işi profesyonel olarak yaptığını unutmamakta fayda var. Misal, bu kızların çoğu, prezervatifi ellerini kullanmadan penise takabilir.



Bu hatunla 4 saatlik bir seans yaptık. Uzuna yakın boylu, biraz da kaslı bir hatundur. Daha önce de dediğim gibi, iyi anlaşırız kendisiyle.

Bittiğinde, aynanın muhtelif yerleri, ter ve sperm izleri içindeydi.


Read more...

questionnaire



* evliadam

Read more...

the Oksana

- Hatun iyi diyorsun yani?
- İyi dedik ya be kardeşim.
- Eminsin?
- Son üç aydır sadece bu hatuna takılıyorum diyeyim sana.
- İyi peki, ücret?
- 2 saatine 250 € ister bu hatun.
- Oha! Kim kimi sikiyor peki?
- İstersen ötekilerden dene. Seçim sana kalmış Evli!
- Ulan bak memnun kalmazsam, gelir ensende boza pişiririm!

...

Benim, kadınlarla aram hep iyi oldu. İyi oldu derken, reddedildiğim durumlar da vaki elbette. Hele, erkekliğe yeni adım attığım dönemler tam bir faciaydı. Güzel bulduğum kızlara aniden ve süratle aşık oluyor, daha da hızlı bir süratte, yüz bulamıyordum. Öyle ki, yüz bulursam nasıl karşılık vereceğim konusuna hiç kafa yormadım. Tabii bunda, yaşımdan hızlı giden boyumu dolduramayıp, geçici bir süre garip bir görünüşe bürünmüş olmamın ve yatılı okulun üstüme yapıştırdığı zibidi-serseri karışımı duruşun da etkisi vardı.

Sonraları bu durum değişti. Her yaz gittiğimiz tatilde bir "alamancı" kız, gece kumsalda beni öyle bir muameleye tabi tuttu ki, ben, neye uğradığımı şaşırdım. O güne kadar teoride kalan bilgilerimin pratiğini de birlikte yaptık. Daha çok o yaptı, ben, doğaçlama yeteneğimin yüksek olduğunun farkına vardım. Döndüğümde kendimi "lady killer" gibi hissediyordum. Sonrasında, gene yüz bulamadığım durumlar olsa da, bunun sıklığı zaman geçtikçe azaldı. Yaşımdan hızlı giden boyumu doldurdum, elim ayağım düzeldi. Üstüne, bir miktar karizma ekledim, bir miktar da laf edebilme yeteneği. O dönemler, genç, yakışıklı, potansiyel karizmatik bir erkek olarak maymun olduğum durumlar olsa da, üstüme alınmadım. Takıldığım, asıldığım, yüz bulduğum, bulamadığım her kadından birşeyler öğrendim. Bu kısım uzayacak. Burada keseyim. Falan...

Aynı anda iki sevgilim olmadı hiç ama, bir sevgilim varken kırdığım cevizleri toplasam, bir torbayı doldururum herhalde. Kadınları çok sevsem de, bugüne kadar iki kez aşık oldum. İkincisiyle evliyim. Evlenmeden önceki son bir sene, benim ömrü hayatımda en aktif olduğum dönemdi. Yok, o dönemki sevgilim, şimdiki karımla değil sadece. Tanıdığım, aklıma takılan hatunları ziyaret ettim, hal hatır sordum. Yenilerini tanıdım, hal hatır sordum. O dönemde, karımla ayrı şehirlerde yaşıyor olmanın avantajını epey kullandım.

Evlendikten sonra, eşimden başka bir kadınla birlikte olmamayı düşündüm. Buna da uydum uzun bir süre. Arada, evli olduğumu bildiği halde kuyruk sallayanlara kılıç çekmek istesem de, çekmedim. Kaçamak yapmadım. Canım çekmediğinden değil, yapmamayı seçtiğimden. Yaklaşık 5 sene kadar.
...

- Otel tavsiyen var mı?
- Ben, bizim garsoniyere atıyorum hatunları, keyfine göre seç işte bildik otellerden birini. Ucubik bir yer de olmasın, hatun biraz havalı, gelmeyebilir.
- Sorun çıkmasın?
- Birşey olmaz, merak etme. Sen hatuna oda numaranı söyle sadece.

Aşağı yukarı bu minvalde dönen bir konuşma. Ben, henüz bu işlere fiilen hiç bulaşmamışım. Konuştuğum adamsa, üniversite yıllarından tanıdığım, katmerli bir zampara.

Maçka parkının tam karşısında, önceden birkaç kez kaldığım butik bir otelden yer ayırttım. Abartısız, fakat rahat bir yer. Odanın duvarında büyük, hakikaten büyük aynalar var, tavandan yere kadar. Randevulaştığım hatun, ortalama fiyatlar 100$ civarında iken neredeyse iki katı para isteyen, ama çok övülen, Oksana nam bir rus kızı. Ben de hayatımda ilk kez, para vererek seks satın alacağım.

Akşamüstü erken sayılabilecek bir saatte, otelin kapısından girdim. Odaya çıkıp, üzerimdeki takım elbiseden kurtuldum. Rus kızının gelmesine bir saat vardı daha. Duş aldım. Yanımda getirdiğim kıyafeti geçirdim üstüme, viski bardağını yarısına kadar doldurup, üzerine su ekledim. Koltuğa kaykılarak oturup, beklemeye başladım.

Kapıyı açtığımda gördüğüm hatun, beklediğimden daha sade ama daha şık, her halinden işini iyi yaptığı belli olan, ama bu profesyonelliğini yumuşak gülüşüyle örtmeyi becerebilen, yaratılıştan torpilli bir kadındı.

- merhaba, ben Oksana
- Evli!

Tokalaştık.

Boynunda sahte mi değil mi anlayamadığım inci bir kolye,  hafiften duyduğum coco kokusu, iş kadını tarzındaki eteğinin üstünden belli olan abartısız ama güzel kalçaları, zarif ayakkabısı, siyah çorapları ve elinde çantasıyla önümden süzülüp diğer koltuğa oturdu.

- Birşey içer misin?
- Ben çok içmem, ama sana eşlik ederim.
- Viski?
- Olur. Bol buz koyar mısın?

Buz yoktu, oda servisinden istedim.

- Arkadaşın, sana özel ilgi göstermemi söyledi bana.


Türkçesi düzgün. Oksana'yı dışarıda görsem, süzerim uzun uzun, para karşılığı hizmet veren bir kadın olduğunu tahmin etmek zor. Giydikleri, konuşmaları, davranışları çok dozunda. Abartısı yok. Ama kadınsılık akıyor üstünden. Ücretini, üzerine biraz daha koyarak uzattım. Havadan sudan bahsettik.

Oturduğum koltuğu aynanın karşısına sürükledi Oksana, boynumla yüzüm arasında bir yerden, eğilerek öptü, yüzü aynaya dönük halde, dans etmeye başladı. Aynadan gözlerimi buldu. İşveyle güldü. Elimde içki bardağı, üstündekileri yavaş yavaş çıkarışını izledim. Sadece ayakkabısı ve iç çamaşırıyla kaldığında, üstü de tamamen çıplakken, benimle ilgilenmeye başladı. O iki saat, sadece koltuk ve ayna karşısında vakit geçirdik. Yatağı kullanmadık. Bittiğinde, aynanın muhtelif yerleri, ter ve sperm izleri içindeydi.

- Hoşuna gitti mi?

Koltukta çıplak, arkama yaslanmış, edep yerimde bir havlu varken, kafa salladım. Kız, iyiydi. Numara yaptığı yerler olduysa da, bunu bana farkettirmeyecek kadar iyiydi.

- Tanıştığıma çok memnun oldum Evli.
- Ben de Oksana.
- Görüşmek istersen, başka kız arkadaşlarım da var.
- Bakalım.

Oksana'yı ve efradını, beş ya da altı kez daha gördüm sonra. Onun üstünden tanıdığım her kız, güzeldi.

Duş aldım. Giyindim. Koltuğa tekrar oturmadan önce, bardağın yarısını doldurdum.
Su, eklemedim.

Read more...

Fantazi, seks, dirty talk

İyi bir ilişkiniz var, ya da evlisiniz. Diyelim, 10 yıldır berabersiniz eşinizle. İlişkinin, hele de evliliğin getirdiği sorumlulukları falan da bir kenara bırakalım. Çoluk çocuk yok, maddi sorununuz yok. Kafaca anlaşıyorsunuz. Her gün birbirinizi görüyor, konuşuyor, her gece birlikte aynı yatağa giriyorsunuz. Her gün ve her gece.
İlişkinizin en başındaki ateşli sevişmelerin ateşini ne kadar süre koruyabilirsiniz? Ya da koruyabilir misiniz? Ya da korumak için ne yaparsınız? Ya da bıkar mısınız? Rutine biner mi? Görev olur mu?

Soruların gidişatı "evet bıkarız'ı" düşündürmeye çalıştığım gibi anlaşılmasın, tersinden sorayım; başta tanımıyordunuz birbirinizi, artık tanıyorsunuz, başta tecrübeniz azdı, şimdi daha fazla, üstelik eskiden dilediğiniz zaman birlikte olamıyordunuz belki, şimdi o da yok, dilediğiniz zaman halvet olabilirsiniz. Aranız da iyi eşinizle. Tavşanlar gibi çiftleşiyor olmamız lazım gelmez mi? Malum, meret zevkli birşey. Ne olur aranızdaki sekse? Samimi bir cevap verin kendinize. Hatta buna cevap verirken, adamın/kadının ilgisizleşebileceğini, değişmesini falan da bir kenara bırakın. Eşinizi hala seviyorsunuz. Belki har'ı düşmüştür sevginizin ama, seviyorsunuz. Seksin kalitesini ilişkinin gidişatı belirleri de savmış olalım. Hatta çıkan göbeği, artan selülitleri de atalım. Aynı ateşi koruyabilecek misiniz? K o r u y a b i l e c e k m i s i n i z? Korunabilir diyenlerin, dediklerinin altını mantıklı bir şekilde doldurmalarını bekliyorum. ....


Porno, iyi güzel şey de, en son ne zaman bir pornoyu izlediğimde dimdik oldum, hatırlamıyorum. Hatta dimdik oldum mu hiç, ondan da emin değilim, belki gençken. İlla ki bir el atılması gerekiyor zamazingoya. Pornodan iyi bir mastürbasyon malzemesi olur, başka da birşey, zor bana göre. Elbette, değişik teknikler, eğilimler görmek için izlenebilir. Nelerden hoşlanabileceğinizi keşfetmek için bir araç da olabilir. Şahsen, mebzul miktarda ve yeterince çeşit tükettim sanırım.
İddiam odur ki, seks hayatını renklendirir diye birlikte porno izleyen çiftler, bir süre sonra bundan sıkılacaktır. Hatta zararı bile olabilir, aletler kamaşullah, hatunlar süt, pozisyonlar abartılı. Halbuki biz normal insanlarız. Profesyonel zikici/zikişçi değiliz. Bir tutkumuz var varsa, o kadar. Tam da bunu yazarken, sittin sene önce izlediğim filmden bir sahne hatırladım. Tinto Brass olabilir yönetmeni; adam karşısındaki kadına imalı imalı bakarken, elindeki tüfeğin namlusuna fişeği sokup sokup çıkartıyordu. Arada kadının yüz ifadeleri. Sonrasında, kadınlar tuvaletinde arkadan yanaşıp -güya- biraz zorla hatunu götürüyordu. Kazık gibi olmuştum bunu seyrederken. Hardcore aksiyon çekimi yok, sadece bir eteğin sıyrılması, kadının bacaklarının görünmesi, adamın kadının donunu tüfeğin ucuyla sıyırması ve dayanması var. Aynı sahneyi tekrar görsem, muhtemelen gene kazık gibi olurum.

Aradaki ateşi, burçlara, aya, güneşe, merküre bağlayanlar da var. "Akrep erkeğiyle koç kızı tokuşturursa acayip güzel olur?". Aşık olmadan önce burcun ne diye soranınız var mı? Ya da evlenirken bunu kaale alan? Ona göre mi karar vereceğiz. Saçma. Etkisi var mıdır? Bilmiyorum, ilgi alanımın dışında bu. İnsanın içinde olması gerektiğine aklım yatıyor yatmasına da, bunun doğuştan gelen bir özellik mi, yoksa sonradan, ilgiyle, güzel seksle, hevesle uyanan birşey mi olduğuna tam karar veremiyorum. Doğuştan satir ya da nemfoman olunabilir mi?

Geri dönelim konuya. Fiziksel ve duygusal anlamda herşey yolunda bile olsa, insan bir süre sonra aynı tarz sevişmekten sıkılmaz mı? Aynı tarzı biraz çeşitlendirdik diyelim, bir gün bacak omza, ertesi gün reverse cow girl. Aynı kişi, dön dolaş aynı seks tarzı? 10 sene? Sıkılınır gibi geliyor bana. Gibisini fazla dedim. Hadi sıkılınır demeyelim, yumuşatayım birazcık, eski heyecanı verir mi? Arnavutun en sevdiği yemek pırasa, doyduğunda "daha pırasa olsa yemem" diyor. Oyunu çeşitlendirmek lazım. Adına ister fantazi deyin, ister seks düşkünlüğü, ister heyecan arama, ister sapıklık! Nasıl adlandıracağınız, sizin seksi nasıl gördüğünüze bağlı. Bana sorarsanız da, heyecan şart. Heyecanın ne olacağı size kalmış, karşınızdaki tamam diyorsa herşey mübah. Yatak odasında sevişmektense hatunu otoparkta sıkıştırmak, mini etektense bir eteği sıyırmak, çıplak sevişmektense göğsun birini dışarı çıkartıp yaka paça sevişmek daha keyifli geliyor bana bazen. Ya da, nefessizlikten kızarana kadar hatunun boğazına çökmek. Abartı mı? Kendiniz karar verin sınırınıza. Ne kadar sınır, o kadar az ateş.

Daha da yazılır aslında da, meramımı anlattım sanırım. Videodaki abi ve abla evli. Yıllar önce izlemiştim, geçenlerde tekrar rastgeldim. Gün yüzüne çıkmamış böyle ne kayıtlar vardır. Public bir yerden indirmiş olsam da, yüzler gözükmeyecek şekilde tekrar düzenledim. Diyalogları dinleyin. Artık dirty talk mı denir, fantazi mi, sapıklık mı, bilemem. Sizin seksi nasıl gördüğünüze bağlı.

Read more...

Laf atma üzerine...

Yatılı okudum ben, ortaokulu da, liseyi de. Devlet parasız yatılı okullarında. Hala aynı isimle mi anılıyorlar bilmiyorum. Öğrenciler, genellikle alt ve orta sınıftan ailelerin çocuklarıydı, ya da, zengin değillerdi diyeyim. Okulun standart bir üniforması yoktu, dönem başında bizi topluca sümerbanka götürürler -yeni nesil bilmiyordur belki, sümerbank mağazaları vardı devlete ait-, belli bir limit içerisinde kendimize takım elbise, gömlek, pijama, ayakkabı alırdık. Hesabı da okul öderdi. Öğrenci başına düşen para, ancak bir tane takım almaya yettiğinden, aynı takım, sene başından sene sonuna kadar giyilirdi.

Gece, gömlek kravat ve süveterle uyumak, sabah, pijamayı çıkartıp pantolonu kıçımıza geçirivermek pratik ve yaygın bir davranıştı. Kravata sene başında atılan düğüm ise, sene sonuna doğru hakiki düğüm olur, etrafı parlardı. Her gün giyilmekten pantolonların dizleri aşınır, en iyi ihtimalle haftada bir ütülendiklerinden, boru gibi olurdu hepsi. Aynı elbiselerle, ders aralarında futbol maçı yapardık. Maç, galatasaraylılarla fenerbahçeliler arasında olur, sene başında 0-0 olarak başlar, sene sonunda toplam skora göre kazanan tayin edilirdi. Top oynamak isteyenin, bu iki gruptan birine girmesi gerekirdi.

Yatılılar -okulun neredeyse tamamı yatılılardan oluşurdu- yurtta kalır, yemekten sonra etüd yapılır, sonra nöbetçi öğretmen gelir, etüd başkanının ispiyonuna göre bir grup öğrenciye sıra dayağı çekerdi. Elinize vurulan odunun -odun dedim, evet- acısını, üçüncü seferden sonra hissetmezdiniz. İlk ikiyi karşılamayı becerirseniz, sonrasında kaç kez vurulduğunun pek bir önemi yoktur.

Böyle anlattığıma çok takılmayın, cehennem gibi bir yer değildi, ama sert öğretmenleri olan, sert bir okuldu. Disiplinli diyelim, kimseye gereksiz yere dayak attıklarını hatırlamıyorum ama, disiplin anlayışları biraz cennetten çıkmaydı.

Gündüz harcadığımız enerjiyi verilen yemeklerden alamaz, aşırdığımız ekmeklere yağ sürer, ancak öyle doyardık. Bazen de, yeni evci çıkmışların tayınını talan ederdik. Dolaplarda kimin ne sakladığı bir süre sonra ortaya çıkar, paylaşmayan, dışlanırdı.

Yaşları 11-14 arası, takriba 100 kadar oğlan çocuğuyduk. Banyo haftada bir, sonra iki oldu. Saçlar üç numara. Kafalar tıkır. Dışarıdan görünümümüz yaklaşık olarak böyleydi.

Yatılı okumanın benim hayatıma etkisi çok olmuştur. Ana kuzusu olduğunuz bir yaşta, tek başına kalmaya alışır, her türlü puştluğu öğrenirsiniz. Öğrenmek zorunda kalırsınız. Başta biraz ağlayıp zırlasanız da, başka çareniz yoktur. Ya alışırsınız, ya da alışırsınız.

Sosyal aktiviteleri de şöyle özetlemek mümkün; okulda yapılan maçlarda çıkan kavgalar, numune niyetine kız öğrenci kabilinden okul kaydında bulunan kara kuru, kürdan gibi birkaç kızı paylaşamama neticesinde çıkan kavgalar, yakın mesafedeki bir başka okulun kızlarını, aynı okuldaki erkek öğrencilerden daha fazla sahiplendiğimiz için çıkan kavgalar. Kızların bu duruma aldırdıklarından çok emin değilim ama, iki okul arasındaki sabit kavga nedenlerinden biriydi. Erkekler kafa göz birbirine girerken, kızlar eğlenirdi. Hayata hazırlık.

Bu yaşlar, tam da "erkek olmaya" giriş yaptığımız dönemler. Çöp gibi de olsa, kızların bacaklarına dalıp gidiyoruz, laf atıyoruz. Okuldaki yeni ingilizceci, aklımızı başımızdan alıyor hepimizin. Halbuki gördüğümüz, dizlere kadar bir etekten ibaret, ama hatun, "at gibi". İlk otuzbir malzemelerimden biridir.

Kızları tenhada sıkıştırmışlığım var ama, hayatımda hiç sarkıntılık yapmadım. Birkaç kez de laf atmışlığım var. O yaşlarda tek başınızayken laf atamazsınız, henüz kendinize olan güveniniz tam gelişmediğinden, ancak grup halindeyken cesaretiniz gelir. Attığımız laflar pek müstehcen sayılmazdı. Bir tanesi şöyleydi; "yavruuu vatandan kalkan bir uçak, fıstıkkk getiriyor anavatana". Yavru ve fıstık kısmı, yüksek sesle ve vurgulu söylenir, geri kalanını mırıldanırdık. Kızlar genelde kikirder, bazen de bizi hocalara şikayet ederlerdi. Bu yüzden birkaç kez elime odun yemişliğim vardır.
12-13 yaşındayken, önümden geçen iki kadına "anasına bak, kızını al" gibilerinden birşey söylemiş, kız dönmüş gülerek, "beni mi, yoksa anamı mı beğendin" demiş, ben, hebelek gübelek olup cevap verememiştim. Kızardığımı hatırlıyorum. O yaşta beni çocuk olarak değerlendirmiş, kaale almayıp dalga geçmişlerdi. Pek haksız da sayılmazlardı.

O günden sonra kimseye laf attığımı hatırlamıyorum ama, güzel kızları görünce baya baya içim gidiyor bazen. Durum ve ortam müsait olduğunda, fazla uzatmadan kısa bir göz teması yaparım. Bir iki saniye gözleri yakalar, saçından ayağa hızlıca süzer, beğendiğimi belli ederim. Analar neler doğuruyor, inanamıyorum bazen.

Gene, durum ve ortam müsait olduğunda, önümde yürüyen kalçaları şöyle bir avuçlar, farazi şaplağı basarım. "Çıplak nasıldır bu acaba" diye düşünüp, bir iki pozisyonda hayal ettiğim kadınlar olur bazen. Boşalırken yüzünün alacağı şekli, çıkartacağı sesi kurarım kafamda. Ciddi ciddi sevişirim yani şöyle iki dakikalığına.

Bu süzmelere karşılık aldığım zamanlar olur, filinta endamında bir adamım ben de sonuçta, ama uzatmam. Tadında kalır. Pratik niyetine yapıyorum, bazen lazım oluyor.

Falan.

Unutmadan. Kızın anası daha güzeldi.

Read more...

Swingers & Ev partileri

Türkiye'de legal olarak iş yapan ne bir striptiz kulubü, ne party kulüpleri, ne de başka birşey var. Herşey yeraltı ve gizli. Gizli derken, bilen biliyor, giden de gidiyor. Fakat bu tür yerlerin bilgisini Internet'te bile zor bulursunuz. İşin içinde seks varsa iletişim genellikle aleni olmuyor, reklam yok. Network bu aşamada önemli. Çevresi olan birilerini tanıyorsanız ne ala, tanımıyorsanız biraz araştırmanız gerekir. İlginiz varsa tabii.

Ben seks konusunda kişisel takılmayı tercih ediyorum, fazla bir macera aradığım da yok zaten, "bela" bana göre değil. Ama merakın kediyi öldürdüğü durumlar da oluyor tabii.

Internet'te "evli çiftler" diye aradığınızda - yanına seks vesaire de yazın - karşınıza çıkacak linklerin, bilgilerin, komunitelerin çoğu beş para etmez, evli olup da macera arayan birkaç çift bulursunuz en fazla. Kişisel olarak iletişime geçerim, harcayacak mesaim var diyorsanız bir deneyin. Eğer hatunsanız, kısa bir araştırmayla evli veya birlikte yaşayan bir çifte çok kolay 3. olabilirsiniz. Eğer eşi olmayan bir sapsanız hiç şansınız yok. Yok eğer evliyseniz de, kare kurabilirsiniz.

"Ev partisi" düzenleyen birkaç adam var, pardon, kadın var. Pezevenk değiller, bir nevi organizatörlük yapıyorlar. Sizin bilgilerinizi alıyorlar, hatta resminizi isteyip işinizi gücünüzü soruyorlar.  Eğer bir referansla geldiyseniz, bu aşamayı zahmetsiz geçebiliyorsunuz. Yok, bir şekilde şans eseri bulduysanız kontak bilgisini, muhtardan ikametgahı ve vesikalık resimleri hazır edin. Tekinsiz olmadığınıza kanaat getirirlerse, size bir dahaki partinin yerini ve zamanını söylüyorlar. Partiye katılırsanız, kendilerine uygun bir miktar parayı toka ediyorsunuz.

Seks - tahmin edeceğiniz üzere - paralı değil. Gelenler eşit sayıda kadın ve erkekten oluşuyor. Kimin ne olduğunu bilebilecek sayıda katılmadığımdan, zaten kimse de soru sorulmasından hazzetmediğinden, katılanların profili hakkında sadece tahminimi söyleyebilirim; çoğunlukla evli veya boşanmış erkek ve kadınlardan oluşuyor. Çift olarak katılanı ben görmedim, ya da gördüysem de anlayamadım çift olduklarını. Particilerin erkeği de kadını da sağdan soldan toplanmış kıro ya da kezban modelleri değil, belli bir seviyeyi tutturmuş normal tipler. Fazla sayıda insan da yok, en fazla 10-12 kişi.

Partinin bir saat sınırı yok, akşam başlayıp sabaha kadar sürebiliyor. Normal partiden tek farkı, herkesin oraya seks için geldiğini herkesin biliyor olması, birinden hoşlandıysanız, o da sizden hoşlandıysa işlem tamamlanıyor. İlk saatler, klasik türk olduğumuzdan biraz "kasık" geçebiliyor. Organizatörler bunu da düşünmüş, mebzul miktarda içkiyle birlikte striptiz yapan bir hatun ve erkek sahne aldığında, particilere sataşmaya, mıncıklamaya başladığında ortam ısınıyor. Bir de tam emin olmamakla birlikte, kendi elemanları olduğunu sandığım  ortalığı ateşleyen "meydancıları" var.

Ben bir kez çekmeköy'de, bir kez de sapanca'da düzenlenen bir partiye katıldım. Müstakil, çok lüks olmayan ama amaca hizmet edecek uygunlukta villa tipinde evlerdi. Sapanca'daki neredeyse bir gang bang partisine dönüştü, aşırı rahat olan iki hatun erkekleri kırdı geçirdi. Ben grup seksi pek tercih etmiyorum, teke tek daha hareretli oluyor bence, olaya konsantre olabiliyorsunuz. Fakat amatör grup seksin de bir seyir zevki var. Bir kere olayın aktörlerinin amatör olması çekiciliği arttırıyor. İki erkek bir kadın -ki hatunlar bunu oldukça seviyor- veya iki kadın bir erkek bence ideal grup büyüklüğüdür. Fazlası, görsellikten ibaret.


Diğer kişilerin iletişimi partiden sonra da devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum ama, hoşuma giden bir hatunla sonrasında da birkaç kez görüştüm. "Bela" kokusu çıkmaya başlayınca da bıraktım görüşmeyi.

Aynı kişiye ait olduğunu tahmin ettiğim bir haber okudum birkaç ay önce, kumburgaz'da polis fuhuş gerekçesiyle baskın yapmış, organizasyon sahibinin lakabı benim kontakla aynıydı. Butik otel gibi, denizi yukarıdan gören manzarası şık bir yerdi. Aynı yere bir kaç kez ben de takılmıştım. Yanlış zamanda yanlış yerde olmamak lazım.

Fazla macera peşinde koşmadığımdan, adı çok bilinen ya da bilenin bildiğini düşündüğüm yerlere pek girip çıkmamaya çalışıyorum. Bekarsanız ya da boşanmışsanız sorun pek yok, ama amatörlerle uğraşırken - her ne kadar konu çekici olsa da- risk vardır.

Bence çok belanızı aramayın.

Read more...

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP