iş yeri halleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş yeri halleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pantolon Giyen Kadınlar

Sevgili Hatun,

Bu sana ilk mektubum. Pen pal olalım mı senlen? Vallahi de kibar olmaya çalışacağım bak, ağzımdan kaçarsa arada, kusuruma bakma olur mu, kibar olmak istiyorum, başaracağım inşallah sayende.

Hatuncuğum! Geçen, Evli abimle makara yapıyoruz, rakıyı da koymuşuz önümüze, afedersin 2-3 çeşit peynir, Müzeyyen aplamı dinlerkene dedi ki bana; "Lan Cevat, geçen gün döpiyes içinde kaldım, her yanımı afakanlar bastı, kabir azabı gibiydi a.q." Burdaki a.q lafını ben demedim, abimin dediğini diyeyim diye dedim sadece, sözüm söz. Sana karşı mahcub olmak istemem daha ilk mektupta.

Şimdi ben bu Evli abimin gençliğini de biliyorum, çok takıldık zamanında. Afedersin güzel kızların popolarına illa ki bakardık yani. Önce popo, sonra memişler. Kız güzeldi de o yüzden mi popoya gözümüz kayıyordu, yoksa popo güzeldi de sonra mı yüzüne bakıyorduk karıştırdım şimdi sırasını.

Neyse efendim, e tabi o zamandan bu zamana sular aktı, ben gene güzel popolara bakmaya devam ediyorum gerçi, ama sıralamalar biraz çeşitlendi. Ne bileyim işte, ince ayak bileklerine hayran kalıyorum, efendime diyim, narin ve uzun parmakları görünce içim pırpır ediyor, inceliyorum, sağdan sayıp soldan sayıp aynı sonuca ulaşınca allaha şükrediyorum verdiği nimetler için.


Bunu belki cemaatle konuşsam daha iyi ama, senden birşey saklamak istemiyorum Hatun'cuğum. Açık ve dürüst olalım birbirimize karşı. Lütfen! Kadın dediğin leziz yaratık. Leziz derken kötü niyetle demedim vallahi, fesat olma. Ne bileyim, sensiz bir hayat düşünemiyorum lan! Lan dediysem samimi olalım diye, yanlış anlama lütfen.

Sırf erkekler olsa ne konuşacağız biz yahu, bu kadar şiiri kime yazacağız, güzeli kim takdir edecek, kibar olmak için motivasyonumuzu nereden bulacağız. Sana şimdi kısa bir erkek diyaloğu da yazardım ama ilk mektubumdur, hoş olmaz.

Sen olmasan Hatun'cuğum, var ya, kısa kesiyorum yoksa dilime hakim olamayacağım, çok boktan olurdu bu dünya, yeminlen! Ben seni güzel görünce keyifleniyorum vallahi Hatun. Böyle bir yaşama sevinci mi diyelim, mutluluk mu, ne diyelim bilemedim, ondan doluyor içime. Böyle güllü dallı elbiseleri, uzun kısa etekleri, ojeli tırnakları, incilerden karanfillerden kolyeleri görünce çok 'chic' buluyorum seni, yakışıyor sana.

Şık dediysem, öyle pahalı lv çantalar, pırlanta yüzükler şart değil be gülüm. Vallahi. Hatta hiç sevmiyoruz öyle kokoşları, sözüm meclisten dışarı.

Sen bakma o dandik kadın erkek dergilerinin ne dediğine, pazarlama o, sen de biliyorsun, marketing tricks. Sana ne hiç yakışmıyor biliyor musun? İşyerinde giydiğin o siyahlı grili döpiyesler pantalonlar var ya, aha işte onlar.

Hele yönetici olanlarınız hepten unutmuş giyinmeyi. Yahu bunların markalısı da markasızı da aynı oranda kötü, bilesin. Çok giyeniniz var, anladık tamam, dişiliğini çok ön plana çıkartmak istemiyorsun, belki kolayına geliyor, ama hepiniz birbirinize benziyorsunuz o zaman. Benden söylemesi. Bazen mecburen yengeyle alıverişe giderdi Evli abim, işe kıyafet seçiliyor. Yengem soruyor bu nasıl, o nasıl? Yahu nasıl olsun biri gri diğeri siyah pantalon işte. Allah'tan ortak bir zevke vardılar da yıllar sonra, onlar da ben de kapattık o faslı.

Açık saçık gel demiyorum sana, böyle cart makyajlı, kıçında etekle falan. Ama şık gel, kadınsı gel gözünün kirpiğini seveyim. Kotun üstüne tişörtü çekme, pantalon üstü bir beyaz gömlek, bir de kemerle bitmesin bu iş. Ne bileyim görüyorum bazen denk geliyor, böyle giymiş yakıştırmış, hoş bir etek, güzel bir gömlek, şık bir kolye, gözüm gönlüm açılıyor vallahi.

Boşver aldığın eğitimleri, kıdemini, pozisyonunu. Satma içindeki kadın ruhunu bu kapitalist düzene, döpiyes ve pantalon giymekten vazgeç lütfen, don izi görmek istemiyorum artık. Hani işin illaki pantalon giymeyi gerektirse bile, bul bir yolunu, seç kendine yakışanı. Yalvarıyorum sana. Yetti, canıma tak dedi artık.

En güzel, en doğal görüntülerden biri ne biliyor musun Hatun'cuğum? Böyle sandalyede oturmuş, eteğinin kenarından birbirine çapraz attığı bacakları görünen bir kadın. Ne hoş! Bak seksist yazıyorsam bunu gözüm çıksın.

Yalnız bak yeni çıkmış galiba Hatun, dizüstü eteğin altına böyle kısa, tüylü çizme gibi birşey giyiyorlar. Çok kötü yahu, ben böyle zevksiz birşey görmedim hayatımda! Bu modayı uyduranın anasını avradını demek istiyorum izninle, insanda biraz zevk olur lan!

İlk mektup için biraz uzun yazdım, sıktıysam seni, özür dilerim. Sırf, pantalon popo ilişkisine girip göte göt dememek için bu kadar lafı dolandırdım.

Öperim yanaklarından.

Read more...

Diabolique

Erkeklerin kadınları ayarttığına inanmıyorum, biz sadece öyle sanırız. Kadın bakar, koklar, eller, ayartılmak istediğine karar verdiyse sizin ayartmanıza izin verir, vermediyse ne yaparsanız yapın hiçbir işe yaramaz. Seçen de ayartan da her daim kadındır. Erkek avcı sanır kendini, ama avlanandır genelde.

Okşan'la ilk tanışmamız bir iş toplantısında oldu. Falanca belgesi almak için anlaştığımız, adı taşşaklı danışman şirketlerin birinden gelen çoğunluğu kadın gruptakilerden biriydi. Konuşkan, rahat ve kendine güvenli tavırları olan, güzel bir dişi.



Bunun arkasına hemen eklemem lazım; iş ortamında kesinlikle herhangi bir kadına cinsel anlamda hiçbir imada bulunmam, sarkmam, şakasını yapmam, sulu davranmam. Şirketin kapısından adımımı attığımda maskemi takar, çüküm yokmuş gibi davranırım.

- Evli Bey! Sizi Okşan Hanım'la tanıştırayım, kendisi sizin proje sorumlunuz.
- Memnun oldum Okşan Hanım, nasılsınız?
- İyiyim Evli Bey, siz nasılsınız?

Tokalaşırken insanın elini yarım yamalak tutanlardan değil. İşine de hakim sanki. Okşan Hanım, gün içerisinde yaptığı sunumda, yemek esnasında, sigara molası verdiğimizde, çay içerken, bacak bacak üstüne atarken gözümün içine baktı. Baktı dediğim 1 saniye, ya da 2, çok uzatmadan ama sıklıkla.

10 yıllık koca, 36 yıllık erkeğim. Bir kadın baktığında, dişice mi bakıyor yoksa normal mi anlayabilecek kadar kaşarım. Okşan normal bakmıyordu.

Hımm, görmezden gelinecek, sigara molası verdiği an kollanarak karşılaşılmamaya çalışılacak, mümkünse yemeğe geç gidilecek, beraber gidilirse yanyana oturulmayacak, falan. İlk ve takip eden gün boyunca bu taktik az çok işe yaradı, sonra çöktü. Okşan, onay almak veya fikir sormak bahanesiyle sıklıkla bana uğramaya başladı. Tamam..Denizde kum bende taktik, yaptığı işle ilgili bir eksik/yanlış bulunacak ve bir başkası daha varken, mümkünse kendi şirketinden birisi, fırçamsı bir fırça atılacak, olay bilerek abartılacak, ruhsuz işkolik müdür profili işlenecek. Bingo... Okşan ertesi gün sadece birkez uğradı bana, "Günaydın" falan diyebileceği halde demedi, görmezlikten gelerek. Tamamdır, olay savuşturuldu.

Fakat hakkını vermek lazım, Okşan iyi bir profesyonel, yaptığı işe hakim, detaycı. Soracağınız soruları bile önceden tahmin edip vereceği cevapları çalışmış izlenimi bırakıyor. Artık dişice bakışların kesildiğini düşünerek, biraz da son taktiğin izlerini silmek için, kendisine teşekkür ettiğimi belirten bir mail attım, yöneticisini de cc'ye koyarak.

Okşan bunu tekrar fırsat bildi, nerede görse bakışlarıyle cilve yapmaya başladı. Hayır hedef farkı pek gözetmeksizin aranıyor diyeceğim değil, işteki diğer erkek arkadaşlardan tık yok, olsa kesin duyarım. İyice sokulmaya başladı ki üstten çatalı gözüken memelerini göreyim. Parfümü biraz daha çiçek kokulu ve hafif olsa daha iyi olurdu, yazın pek gitmiyor. Kalçalar ideal yuvarlaklığa yakın, bacaklar ortalamanın üstünde bir uzunlukta, ayak bilekleri ince ve hafif çilli bir yüz. Yüz güzeli değil ama seksi bir hatun.

- Evli Bey, proje tamamlanmak üzere, dilerseniz bir değerlendirme toplantısı yapalım birlikte!
- Peki Okşan Hanım yapalım, sizin yöneticiniz Kaykıl Bey'le bizden Gıybettin Bey'ler de katılsın toplantıya, iyi olur. (Yemezler güzelim)
- Peki Evli Bey, ben sizden tarih bekliyorum toplantı için.

Toplantı Kaykıl Bey olmadan başladı. Daha taşşaklı müşterileriyle toplanmak için şehir dışında olacakmış 1 hafta boyunca. Olsun Gıybettin var, o da olur. Gıybettin GM, adamı detaya boğar, konuşarak karşısındakini öldürebilen cinsten. Gıybettin toplantı başladıktan yarım saat sonra "benim acil bir işim çıktı, sen hallediver geri kalanını Evli" dedi. Hay a.q. Adam genel müdür, birşey de diyemiyorsun.

Okşan lafı çok uzatmadı, zira üzerinde durulacak kadar önemli konuları önceden halletmiştik. Sunumunu bitirip, notlarını toparladı.

- Bana sormak istediğiniz başka bir şeyler var mı Evli Bey?
- Yok Okşan Hanım, gayet başarılı bir proje oldu. Çalışmalarınızdan dolayı size şirket adına çok teşekkür ederim.
- Evli Bey!
- Buyrun!

... 5 saniye es

- Beni yemeğe çıkarır mısınız?

Öyle bir yüz ifadesi ve ses tonuyla sordu ki bunu...Şimdi evli bir erkek olarak, üstelik de iş ile ilgili bir ortamda böyle bir teklifte hayatta bulunmam. Arkasından neyin gelebileceğini hiç bir zaman kestiremezsiniz.

- Başka zaman çıkalım Okşan Hanım, zaten proje bitiminde sizin şirketle bir proje bitiş yemeği yemeyi planlıyoruz.
- Ben şirketten değil seninle yemek yemekten bahsediyorum Evli!

Erkekler bu kadar çok ısrar etmezler genelde arka arkaya. Reddedilirsek, uygun başka bir fırsat kollarız, konu ince ince işlenmeye devam edilir fakat dirençle karşılaşıldığında bir anda kırmaya çalışmayız.

- Ben evliyim biliyorsunuz değil mi?
- Evet, biliyorum.

Okşan'ın kalçaları ideal yuvarlaklıktaydı, bel çukurunda da gamzeleri vardı ve deep french kissten hoşlanıyordu.

Read more...

So what! Am I dead?


Çalıştığım şirkete birgün yurtdışından misafirler geldi. Ben de şirketin "boktan işler müdürüyüm". Gelen adamlar taşşaklı olduklarından patron bana ve benimle birlikte çalışan bir arkadaşa daha emri verdi;

- "Ne istiyorlarsa yapacaksınız, memnun kalacaklar bu ziyaretten, yoksa götünüzden kan alırım! " Tam da böyle demedi ama, demeye getirdi.

3 gün boyunca yedirdik içirdik gezdirdik adamları. Şirkette zaten büyütülecek ciddi bir sorun olmadığı için günün 4-5 saati işle, geri kalanı da herifleri memnun etmekle geçiyor. Biz bile eğlendik arkadaşla. Patron memnun, adamlar memnun, biz memnun.

3. günün akşamı, Fenerbahçe'de lüks bir restoranda bu heriflerlerden en fırlama olanı, yediği bilmemneli istakozun üstüne içtiği Château bilmemneden ikinci yudumunu alırken dedi ki:

- Biz eğlenmek istiyoruz Evli!
- Hayhay, nasıl isterseniz sir! Dilerseniz boğaza karşı falanca yer var, canlı müzik, takılırız.
- Biz başka türlü eğlence istiyoruz ama!
- Eee, mmmm, nasıl bir eğlence sir?

Adam sağ elini apış arasına götürüp avuçladı sonra da şöyle bir salladı.
Hasssiktir! Ulan bu kadar da açık söylenmez ki, sonuçta iş yapmaya çalışıyoruz, bari azıcık ima etseydin biz anlardık seni gene de.

Benim dağarcık eskiye ait. Arkadaşa baktım, ne yapacağız, bildiğin hatunlar, yerler var mı gibilerinden. Pis pis sırıttı bu... ve ekledi;

- Abi sen evlisin ama?
- Ne var ulan evliysek, öldük mü?

Gayri ihtiyari çıktı ağzımdan. Fırlama olan yapıştırdı, "Yes you are buddy! You are dead! Keh keh keh!".

Hay senin badini...Patrona haber verip ne yapalıma onay almak lazım, yoksa kol gibi faturayı döndürüp bize sokabilir. "Durduğun kabahat Evli!" diyerek verdi patron onayı.

Boktan İşler Müdürü olmanın yanısıra Şirket Pezevengi olarak da hizmet veriyordum artık.

- Peki, Fırlama sir! Hatunları otelinize mi gönderelim yoksa ne yapalım a.q?
- Biz Bacardi'ye gitmek istiyoruz Evli!

Meğer bu ibneler daha önce öteki arkadaşa taleplerini iletmişler, o da alternatifleri sunmuş, sonuçta Aksaray'daki Bacardi 'de karar kılınmış. Eleman bana bağlı çalıştığından böyle bir talebi kendisinin doğrudan iletemeyeceğini söylemiş, iş Fırlama'ya düşmüş. Falan...


Evi arayıp geç geleceğimi, misafirleri eğlendirmek için boğazda bir yerlere götüreceğimizi söyledim.

Ben, bizim eleman, cem'an 5 kişi girdik Bacardi'ye. Bekarken birkaç kez gitmişliğim var, ortama şöyle bir baktım, haftaiçi olması itibariyle fazla kalabalık yok, hatunlar sayıca üstün. Hatırladığımdan pek farkı yok. İlk içkiler geldi, bizim taşşaklılar ortamın keyfini çıkarmaya başladılar.

Oldum olası kalabalık, loş, gürültülü yerlerden pek hazzetmem. Elemana direktiflerimi verdim;


- Heriflere göz kulak ol, holiganlık yapmasınlar, maksimum bütçen bu kadar, 3 saat sonra sizi gelip alırım, bütçeyi aşmadığın sürece kendine de bir hatun ayarlayabilirsin.
- Peki Evli abi!
-Siktirme abini, yarından itibaren gene bey'e geri dönüş yapacaksın. Gözlerindeki ışıltının hesabını da ayrıyeten sorucam.
- Tamam abi!

Adamları gece yarısı otellerine bıraktığımızda hemen hemen hepsi aldıkları alkolün ve performansın etkisiyle yorgundular. Fırlama gene de kaş göz arasında bana "sen ölüsün" dedi.

Ertesi gün de hamama götürdük ibneleri.

Read more...

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP