jargon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jargon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

questionnaire...

Bu, benim yaptığım üçüncü kayıt aslında. İlk ikisini, kızların son andaki istekleri üzerine sildim. Gayet iyi başlamıştı her ikisi de, sonra sorular çetrefilleşmeye başlayınca rahatsız oldular, silmemi istediler. Ben de sildim.

Bir tanesi Lika ileydi; ülkesinde bir adamla normal bir birlikteliğe başlamış, evlenmek üzerelermiş, sonra adam bir şekilde onun Türkiye'de bu işi yaptığını öğrenmiş, ayrılmışlar. Türk erkeğinin genel performansını kahkahalar atarak anlatıyorken,  sıra, "ilk seferinde ne hissettin" sorusuna cevap vermeye gelince, o neşesi gitti. Ramazanda oruç tutardı bu kız. Gündüz oruç tutup, gece işe giderdi. Kendine göre bir dini inancı vardı yani. Gene de bu işi yapmaktan geri kalmadı. "İyi yaşamayı" sever -hangimiz sevmeyiz ki- kendine bir araba almak istiyordu, aldı, süs, giyim kuşam istiyordu, aldı. Bir günlük bir yakın yer kaçamağı için arabayla giderken, çalan müziği sonuna kadar açıp kendinden geçerek şarkı söylediğini hatırlıyorum arabada. "Daha hızlı git, daha hızlı!". Direksiyon onda olsaydı, muhtemelen meftaydım. Seksi de çok sever. "İlk seferinde ne hissettin" sorusunu sormasaydım, benzer bir videoyu daha önce koyacaktım.

Kaydettiklerimi ne yapacağımı kızlara anlattım öncesinde. Burayı açıp gösterdim, anlattığım şeylerden, gösterilen tepkilerden, yaklaşımlardan bahsettim. İlginç geldi onlara da. Kaydettiğim bu son kızla daha öncesinde, beş ya da altı kez görüştük sanıyorum. İki yıldır tanırım. İyi anlaşırız kendisiyle. Öyle olmasaydı böyle bir kaydı yapmama muhtemelen izin vermezdi. Yalan söylediği yerler olduğunu pek sanmıyorum. Sonlara doğru, biraz da alkolün verdiği rahatlıkla, "aç, anlatacağım" diyordu. Bu konuyla ilgili bir kitap ya da senaryo yazacağından bahseden bir arkadaş için röportaj yapmayı da kabul etti.

...
Ben seksi severim, peki tamam, biraz fazla severim, ama gene de ekstrem fantazileri olmayan bir adamım. Benim için bu iş daha çok ritüel; biraz uyum, biraz şiddet, biraz can yakma, biraz hayvanlık, şehvet, kadını izlemekten zevk alma durumu. Penisi çileğe bulayıp hatunun boğazına dayanmak tamam, ya da, etek sıyırıp kafayı aynaya, yatağa, duvara yan bastırarak izlemek tamam, ufak tefek oyuncaklar da kabul, peki, arada bir de ffm üçlü yapalım, ama çok fazla ötesi yok. O kadar. Karşımdakinin sınırlarına da saygı gösteririm. Zorlarım, ama saygı gösteririm.

Ama merak ediyorum, başka insanlar ne yapıyor? Bu kızlar, ne tür durumlarla karşılaşıyorlar, neleri görüyorlar, hangi durumlara şahit oluyorlar. Merak ediyorum. Soruyorum. Bloga başlamadan önce de sorardım. Kişisel bir merak bir nevi.


Önceki kayıtlardaki tecrübeme dayanarak, "ilk sefer nasıl oldu" sorusunu bu defa en başta sordum. Bu işi yapan bir arkadaşının yardımıyla, gayet bilinçli olarak başlamış. Para kazanmak için. Biraz, iyi para kazanmak için. 3 senedir bu işi yaptığını söylüyor. Kazandığı parayla kendine bir ev almış. 17 yaşında evlenmiş, 10 yıl evli kalmış, boşanmış, genç yaşta bir çocuğu var.

Daha önce hiç görmediği bir insanla -müşterileri arasında kadınlar da var bu kızların- seks yapmanın nasıl birşey olduğunu sordum: İlk kez gidiyorsa, müşterinin "sapık" veya "şiddet eğilimli" olmasından her zaman korktuğunu, ama müşteri normalse, bazen zevk aldığını, bazen arka arkaya çok iş olduğunda numara yaptığını, bazen de orgazm olduğunu anlattı. "Müşterisine göre" diyor.

Çalıştığı mamanın zor kullanıp kullanmadığını, tehdit edip etmediğini,  yeni kızların nasıl geldiğini anlatmasını istedim. Kızlar, kendi istekleriyle geliyorlar, daha çok tanıdıkları, arkadaşları aracılığıyla geliyorlar. Geri dönmek isteyeni kimse zorla tutmuyor. Başladıktan bir hafta sonra ağlayarak geri dönenler olduğu gibi, kazancına bakıp devam edenler de var. Vize süresi biten gidiyor, sonra tekrar geri geliyorlar. Amaç hepsi için aynı, para kazanmak. Ülkesinde bir ay çalışıp 300 dolar kazanmaktansa, bu işi yapmayı tercih etmişler. Bu durum sadece yabancı uyruklu kızlar için geçerli değil, bu işi yapan herkes için geçerli.

Bu işteki ortalama fiyatlar bellidir, aksaray ve normal mamaların normal kızları 150-200 dolar ya da lira alır. Ama bunun yanında, parası olan kitleye hitap etmeye çalışan hatunlar da vardır. İndirim yapmazlar, sürümden değil, değişik istekleri karşılamaktan, servis kalitesinden kazanırlar. 4-5 saatlik, oyuncaklı, fantazili bir seans için 500-600 öroyu gözden çıkaracak çok adam olduğu gibi, bu parayı kazanmak isteyen kadın da çok.

Zorla çalıştırılan kızlar meselesi var bu dünyayı bilmeyenlerin kafasında. Ben hiç rastlamadım açıkcası. Varsa da, kolluk gücü buna izin vermez. Defalarca yazdım, bir kez daha yazsam elim aşınmaz, bu işte zorla güzellik olmaz. Zor şartlarda çalışan olabilir, bu başka birşey. Ama zorla çalıştırmaya rastlamadım. Bu iş, tamamen bir "iş". Piyasa, arz, talep, fiyat, katma değeri yüksek servis... Bir iş yaparken neler geçerliyse, bu işte de aynen öyle.

#
Müşterileri çoğunlukla evli adamlar bu kızların. Bildiğiniz, normal, evli adamlar. Kimisi kırk yılda bir, kimisi sıklıkla yapıyor. Bana da bazen soran oluyor, yazdıklarıma bakıp "sıklıkla" bu kızlara gittiğimi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Belli bir frekansım yok, bazen ayda 5-6, bazen 2-3 ay boyunca hiç. Maddi ve hormonal durumlara bağlı.

Evli adamların haricinde, biraz farklı olan müşteriler de var: videoda izlediyseniz, 75-80 yaşında adamlardan bahsediliyor, takma dişlerini kenara koyup seks yapan ihtiyar delikanlılar. Yok, öveyim ya da yereyim diye yazmıyorum, ilginç geldiği için yazıyorum. Eğer seks, o yaşta hala bir ihtiyaçsa, bu adamların bu ihtiyacı başka bir şekilde giderme yolu var mı? Yok. Ya kendisiyle oynayacak, ya da bu kızları çağıracaklar.

#
Bunu sıklıkla duymaya, hatta ilk ağızdan şahit olmaya başladım bu aralar: buluğ çağına gelmiş oğluna eskort ayarlayan babalar var. Ciddiyim. 14-15 yaşındaki genç erkeklere babaları eskort kız ayarlıyor. Sizin kulağınıza nasıl geliyor bilmiyorum da, bence çok tehlikeli, gereksiz ve riskli bir iş yaptıkları. Düşe kalka da olsa, erken de olsa, geç de olsa, her erkek bence normal olanı yaşamalı önce. Düşünsenize, bir tarafta profesyonel olarak bu işi yapan bir kadın var, diğer tarafta henüz ilk tecrübesini yaşayacak genç bir erkek. Hatun dalga geçse, hayatı kayar çocuğun.

Şu veya bu sebepten ilkini henüz yaşamamış, aklı başı yerinde bir erkeğin eskortlara gitmesini anlarım, hatta normal karşılarım, ama bu, abes.

#
Fiziken özrü olan, bacağı veya bacakları olmayan bir müşterisinden bahsetti. Normal mi? Hem de son derece.

#
Bunu çok duyuyordum kızlardan ama, pek yaygın olduğunu düşünmüyordum. Normal bir hetero gibi davrandığı ve seks yaptığı halde, anal olarak uyarılmaktan hoşlanan erkek sayısı benim tahminimden daha fazla galiba. Parmağa veya vibratöre prezervatifi geçirip müşteriye anal seks yapıyorlar. Sadece bunu yaptıranlar da varmış. Bunu isteyenler de gene, tahmin edebileceğiniz gibi çoğunluğu evli adamlar. Eşcinsellikle ilgili herhangi bir tabum yok kafamda, bana uymaz derim en fazla kişisel olarak. Gene, ilginç geldiği için yazıyorum. Aslında değişik hikayeler var bildiğim bununla ilgili ama, şimdilik girmeyeyim.

#
Türk erkeğinin, tabiri caizse "götçü" olduğuna artık kanaat getirdim. Benim de yapmadığım iş değil, seyrek de olsa arada bir yaparım, hatununa göre, duruma göre. Bu genel eğilimin niyesine, sebebine girmeyeceğim. Zevk meselesi deyip geçeyim.

#
Sünnetli mi daha iyi yoksa sünnetsiz mi diye arada tartışılıyor bazen. 5posta'da bununla ilgili yorumlar, Fenasi'nin yazdığı yazılar vardı. Hatun açısından bakılırsa, sünnetsiz daha hijyen ve sorunsuz gözüküyor. Bilemiyorum, ben hatunun yalancısyım. Sünnetsiz olmanın da nasıl bir etkisi olduğunu tecrübe etme şansımı küçükken kaybettim.

#
Bu kızlar bazen mamalarını değiştiriyorlar. Bazı mamalar despot, kızların nerede olduğunu, kendi başlarına iş yapıp yapmadıklarını kontrol ediyor. Kız müşteriye gitmeyi reddederse, ceza kesiyor, hastayım, yorgunum  dinlemiyor. Kimisi de var, kızlarını düzenli olarak sağlık kontrolüne gönderiyor. Mama değiştirme durumunda şöyle birşey oluyormuş; yeni gelen kız eğer bir arkadaşı vasıtasıyla geldiyse, kızı getirene 1000 dolar veriliyor, yeni gelen kız da mamaya 1000 dolar borçlanıyor. Artık çalışarak mı ödüyor, yoksa nakit mi veriyor sormadım. Kızların müşteriden aldığı paranın yarısını mama alıyor. 1000 doları geri ödemek için gerekli hesabı siz yapın artık.

Bu kızlar niye kendi başlarına değil de -malum internette kolaylıkla kendi reklamlarını yapabilirler- mamalarla çalışıyor derseniz cevap şu; çalıştıkları mamaların çok büyük bir çoğunluğu geniş bir müşteri networküne sahip. Videodaki kızın maması 17-18 yaşındayken Türkiye'ye gelmiş, eskortluk yapmış, oturma iznine sahip 30'lu yaşlarında bir hatun.

#
Yeni nesilde bir sorun mu var, yoksa hatun anlatırken mi abarttı bilmiyorum. Genç erkeklerin bir kısmının seks yapmak yerine, bakarak mastürbasyon yaptığından bahsetti. Okşama var, öpüşme var, ama sıra sekse gelince mastürbasyon yapmadan dikilemeyen, boşalamayan erkekler. Fazla porno izleyip 31'e vurmanın etkisi midir, yoksa başka birşey mi emin değilim.

#
17-21. dakikalar arasında biraz bana yağ çekiyor, biraz da müşterilerin anlattıklarından bahsediyor. Kimlerin bu kızlara ne için gittiğini ben yargılamam ama, anlaşılan epey bir müşteri karılarını şikayet ediyor bu kızlara.

#
Türk erkeğinin ortalama penis boyunu sınıflandıramadı. Çok büyükler de var, çok küçükler de var diyor. Ruslarla karşılaştırınca standart sapmamız yüksek sanırım.

#
Bu kızlar sevgili de ediniyor. Bunu da defalarca duydum. Sevgili olan erkekler, kızların ne yaptığını biliyor. Bir beleşçilik durumu gibi geliyor bana. Hatunun ettiği laflardan biri "türk erkek çok yalancı".

#
İlginç yerlerden biri de, fantazi için bu kızları çağıran çiftler üzerineydi. "Türk kadın önce istiyor, sonra kızıyor, sonra kıskanıyor". Seks hayatını renklendirmek isteyenin ne yapacağını ben bilemem elbette ama, aranıza bir eskort kız/erkek alacaksanız, bu insanların bu işi profesyonel olarak yaptığını unutmamakta fayda var. Misal, bu kızların çoğu, prezervatifi ellerini kullanmadan penise takabilir.



Bu hatunla 4 saatlik bir seans yaptık. Uzuna yakın boylu, biraz da kaslı bir hatundur. Daha önce de dediğim gibi, iyi anlaşırız kendisiyle.

Bittiğinde, aynanın muhtelif yerleri, ter ve sperm izleri içindeydi.


Read more...

questionnaire



* evliadam

Read more...

sms

ilkbahar 2010 yeni koleksiyon geldi, degisik modelleri var. bize ugrayin. deneyin. saygillar. marinmoda

3 gün önce telefonuma gelen sms. Kelime hataları ve cümle yapısı gönderene ait, değiştirmedim. Gönderen kadının adı Marina. Kendisi, müşteri portföyünün epey geniş olduğunu tahmin ettiğim mamalardan. Gene de, işler kesat olmalı ya da yeterince açık değil herhalde ki, kendisini hatırlatıyor. Daha önce kurban bayramında da mesaj attı, arada bir de kandil kutlar kendisi. Son derece usturuplu mesajlarla kutlar bayram ve kandilleri, rus olduğunu düşününce, insan duygulanıyor. Bir seferinde de "yeni turlarımız var, bakmadan geçmeyin, marintur" gibilerinden bir mesaj göndermişti. Şahane kızları vardı eskiden, şimdi tek tük kaldı o iyilerden, aradığımda "şu burada mı, bu burada mı" sorularıma "yok" cevabı aldığımda kız istemiyorum genelde. 2 sene öncesinde kızlarına istediği rakam iki saat için 200$ idi, şimdilerde 150$'a düşürdü. Eskiden eskortluk yapıyormuş bu da.

İlginç bir durum aslında bu, bir işi biliyorsunuz, ya da bildiğinizi düşünüyorsunuz, "neden kendi işimi kurmayayım" sorusu düşüyor insanın aklına. Kimisi beceriyor bunu, kimisi  beceremiyor. İş planı önemli. Ben de benzer bir kararı aldım alıyorum kaç zamandır, yapacaklarım bitemediğinden yarım bırakıp gidemiyorum. İş planı hazır aslında. Yer mi? Bence yer. Kime hitap edeceksiniz, servisiniz nasıl olacak, müşteri profiliniz ne olacak, hedeflediğiniz kitleye hitap edebilecek donanımınız var mı, sunduğunuz hizmette farklılaşma yaratabilecek misiniz, bunu nasıl yapacaksınız, bir sene sonra nerede olmayı planlıyorsunuz, para kazanmadan ne kadar dayanabilirsiniz, nakit akışını ayarlayabilecek misiniz, aylık işletme sermayeniz ne kadar olacak, rakiplerinizin konumu ne, bir swot analizi yapsanız sonucu ne çıkar. Çok önemli sorular bunlar işinizi kurarken. Bir işi iyi biliyor olmak tek başına yetmez, planınız da olmalı. İşi biliyor olmak başka şey, o işi döndürebilmek başka şey. Ayrı donanımlar istiyor. Swissair vardı bir dönem, onca varlığına rağmen nakit akışını ayarlayamadığı için bir haftada iflas bayrağını çekti. "Benim filomun büyüklüğü şu kadar". Yemez. Uçağını kaldıracak yakıta nakit para veremiyorsan, batarsın.  İş mevzusu uzun. Bu konular bitince, -bitmez de, sıklığı azalınca- naçizane yazmayı düşünüyorum.
...

Kontak bilgilerini ben kesinlikle telefonuma, kullandığım bilgisayarlara kaydetmem. Daha önce yazdığım postalarda önerilerde bulunmuştum. Dileyen bir göz atsın. [1], [2], [3].  Yazılı çizili elimde birşey bulundurmam.  Bazı kontakların bilgilerini ezbere bilsem de, kendime bir mail atarım. İhtiyaç duyduğumda da açar bakarım. Gene de, gönderilen bu sms'lerin yaratıcılığı fena değil. Okurlardan biri de "yeni modellerimiz gelmiştir, test sürüşüne bekleriz" gibilerinden bir başka örnek vermişti zamanında. Beni takip eden hanımlar! Kocanızın, sevgilinizin telefonuna böyle mesajlar gelirse işkillenebilirsiniz.

İş dedim de, Marina'ya sormak isterim; senin servis kalitenin bir standardı var mı? Kime hitap ediyorsun? Bir iş planın var  mı, yoksa haybeye mi gönderiyorsun bu mesajları. Müşterinin azmış olma ihtimali üzerine olur mu bu iş? Oturup telefon mu bekleyeceksin? Kadın, nihayetinde kadın, hizmetini farklılaştıracak birşeyler düşünüyor musun? Misal, bir striptizi standart hizmete dahil etsen, en sonunda da bir blowjob seansı yaptırsan kızlara, şimdikinden daha iyi bir customer loyalty yaratabilirsin. Yoksa iş kıza kalır ki, onun da iyisi var, kötüsü var.

Marina'nın hatun kaynağı iyi. Yıllardır onunla birlikte çalışan hatunların yanısıra düzenli bir sirkülasyonu da var. Yani, kızlarının bir kısmı aralıklarla değişiyor. Kimi kızları var ki, yüzlerine bakmaya doyum olmaz. Kozmos baba resmen ayrı mesai harcamış bunları yaratırken. Müşteriyi, harcayabileceği tahmini paraya göre segmente etse, misal ikiye bölse; daha iyi servis için daha fazla para harcayabilecekler ve diğerleri şeklinde. Her iki gruba göndereceği kızları ayırsa, her grup için detaylı bir sop yazsa, harcayacak parası olanın prosedürüne katma değeri! yüksek hizmetler koysa, bence şimdikinden daha iyi durumda olur. Tabii, kızların bu sop'lere uyup uymadığını arasıra kontrol edebileceği metodları da geliştirmeli.

Ben bu aralar gene iş planım üzerinde çalışıyorum da, ben olsam ne yapardım diye kendi kendime konuşuyorum. Aranızda pezevenk olmayı düşünenler varsa, danışmanlık yapabilirim.

Read more...

the Oksana

- Hatun iyi diyorsun yani?
- İyi dedik ya be kardeşim.
- Eminsin?
- Son üç aydır sadece bu hatuna takılıyorum diyeyim sana.
- İyi peki, ücret?
- 2 saatine 250 € ister bu hatun.
- Oha! Kim kimi sikiyor peki?
- İstersen ötekilerden dene. Seçim sana kalmış Evli!
- Ulan bak memnun kalmazsam, gelir ensende boza pişiririm!

...

Benim, kadınlarla aram hep iyi oldu. İyi oldu derken, reddedildiğim durumlar da vaki elbette. Hele, erkekliğe yeni adım attığım dönemler tam bir faciaydı. Güzel bulduğum kızlara aniden ve süratle aşık oluyor, daha da hızlı bir süratte, yüz bulamıyordum. Öyle ki, yüz bulursam nasıl karşılık vereceğim konusuna hiç kafa yormadım. Tabii bunda, yaşımdan hızlı giden boyumu dolduramayıp, geçici bir süre garip bir görünüşe bürünmüş olmamın ve yatılı okulun üstüme yapıştırdığı zibidi-serseri karışımı duruşun da etkisi vardı.

Sonraları bu durum değişti. Her yaz gittiğimiz tatilde bir "alamancı" kız, gece kumsalda beni öyle bir muameleye tabi tuttu ki, ben, neye uğradığımı şaşırdım. O güne kadar teoride kalan bilgilerimin pratiğini de birlikte yaptık. Daha çok o yaptı, ben, doğaçlama yeteneğimin yüksek olduğunun farkına vardım. Döndüğümde kendimi "lady killer" gibi hissediyordum. Sonrasında, gene yüz bulamadığım durumlar olsa da, bunun sıklığı zaman geçtikçe azaldı. Yaşımdan hızlı giden boyumu doldurdum, elim ayağım düzeldi. Üstüne, bir miktar karizma ekledim, bir miktar da laf edebilme yeteneği. O dönemler, genç, yakışıklı, potansiyel karizmatik bir erkek olarak maymun olduğum durumlar olsa da, üstüme alınmadım. Takıldığım, asıldığım, yüz bulduğum, bulamadığım her kadından birşeyler öğrendim. Bu kısım uzayacak. Burada keseyim. Falan...

Aynı anda iki sevgilim olmadı hiç ama, bir sevgilim varken kırdığım cevizleri toplasam, bir torbayı doldururum herhalde. Kadınları çok sevsem de, bugüne kadar iki kez aşık oldum. İkincisiyle evliyim. Evlenmeden önceki son bir sene, benim ömrü hayatımda en aktif olduğum dönemdi. Yok, o dönemki sevgilim, şimdiki karımla değil sadece. Tanıdığım, aklıma takılan hatunları ziyaret ettim, hal hatır sordum. Yenilerini tanıdım, hal hatır sordum. O dönemde, karımla ayrı şehirlerde yaşıyor olmanın avantajını epey kullandım.

Evlendikten sonra, eşimden başka bir kadınla birlikte olmamayı düşündüm. Buna da uydum uzun bir süre. Arada, evli olduğumu bildiği halde kuyruk sallayanlara kılıç çekmek istesem de, çekmedim. Kaçamak yapmadım. Canım çekmediğinden değil, yapmamayı seçtiğimden. Yaklaşık 5 sene kadar.
...

- Otel tavsiyen var mı?
- Ben, bizim garsoniyere atıyorum hatunları, keyfine göre seç işte bildik otellerden birini. Ucubik bir yer de olmasın, hatun biraz havalı, gelmeyebilir.
- Sorun çıkmasın?
- Birşey olmaz, merak etme. Sen hatuna oda numaranı söyle sadece.

Aşağı yukarı bu minvalde dönen bir konuşma. Ben, henüz bu işlere fiilen hiç bulaşmamışım. Konuştuğum adamsa, üniversite yıllarından tanıdığım, katmerli bir zampara.

Maçka parkının tam karşısında, önceden birkaç kez kaldığım butik bir otelden yer ayırttım. Abartısız, fakat rahat bir yer. Odanın duvarında büyük, hakikaten büyük aynalar var, tavandan yere kadar. Randevulaştığım hatun, ortalama fiyatlar 100$ civarında iken neredeyse iki katı para isteyen, ama çok övülen, Oksana nam bir rus kızı. Ben de hayatımda ilk kez, para vererek seks satın alacağım.

Akşamüstü erken sayılabilecek bir saatte, otelin kapısından girdim. Odaya çıkıp, üzerimdeki takım elbiseden kurtuldum. Rus kızının gelmesine bir saat vardı daha. Duş aldım. Yanımda getirdiğim kıyafeti geçirdim üstüme, viski bardağını yarısına kadar doldurup, üzerine su ekledim. Koltuğa kaykılarak oturup, beklemeye başladım.

Kapıyı açtığımda gördüğüm hatun, beklediğimden daha sade ama daha şık, her halinden işini iyi yaptığı belli olan, ama bu profesyonelliğini yumuşak gülüşüyle örtmeyi becerebilen, yaratılıştan torpilli bir kadındı.

- merhaba, ben Oksana
- Evli!

Tokalaştık.

Boynunda sahte mi değil mi anlayamadığım inci bir kolye,  hafiften duyduğum coco kokusu, iş kadını tarzındaki eteğinin üstünden belli olan abartısız ama güzel kalçaları, zarif ayakkabısı, siyah çorapları ve elinde çantasıyla önümden süzülüp diğer koltuğa oturdu.

- Birşey içer misin?
- Ben çok içmem, ama sana eşlik ederim.
- Viski?
- Olur. Bol buz koyar mısın?

Buz yoktu, oda servisinden istedim.

- Arkadaşın, sana özel ilgi göstermemi söyledi bana.


Türkçesi düzgün. Oksana'yı dışarıda görsem, süzerim uzun uzun, para karşılığı hizmet veren bir kadın olduğunu tahmin etmek zor. Giydikleri, konuşmaları, davranışları çok dozunda. Abartısı yok. Ama kadınsılık akıyor üstünden. Ücretini, üzerine biraz daha koyarak uzattım. Havadan sudan bahsettik.

Oturduğum koltuğu aynanın karşısına sürükledi Oksana, boynumla yüzüm arasında bir yerden, eğilerek öptü, yüzü aynaya dönük halde, dans etmeye başladı. Aynadan gözlerimi buldu. İşveyle güldü. Elimde içki bardağı, üstündekileri yavaş yavaş çıkarışını izledim. Sadece ayakkabısı ve iç çamaşırıyla kaldığında, üstü de tamamen çıplakken, benimle ilgilenmeye başladı. O iki saat, sadece koltuk ve ayna karşısında vakit geçirdik. Yatağı kullanmadık. Bittiğinde, aynanın muhtelif yerleri, ter ve sperm izleri içindeydi.

- Hoşuna gitti mi?

Koltukta çıplak, arkama yaslanmış, edep yerimde bir havlu varken, kafa salladım. Kız, iyiydi. Numara yaptığı yerler olduysa da, bunu bana farkettirmeyecek kadar iyiydi.

- Tanıştığıma çok memnun oldum Evli.
- Ben de Oksana.
- Görüşmek istersen, başka kız arkadaşlarım da var.
- Bakalım.

Oksana'yı ve efradını, beş ya da altı kez daha gördüm sonra. Onun üstünden tanıdığım her kız, güzeldi.

Duş aldım. Giyindim. Koltuğa tekrar oturmadan önce, bardağın yarısını doldurdum.
Su, eklemedim.

Read more...

Bakula

- Evli, yeni bir mama var, hesaplı gözüküyor, kızları da fena değil.
- Geçen seferki gibi olmasın bak, bozuşuruz.
- Yok ulan, denedim ben, kızlar Sasha'nınkiler gibi.

Geçen seferki  dediğim, piyasaya yeni girdiği söylenen bir mamadan hatun isteyip, saatlerce otelde kızı bekledikten sonra, gele gele daha önceden tanıdığım bir hatunla karşılaşmış olmam. Kızın kötü olduğunu biliyorum, kız aynen geri, mama bozuldu bana.

Gece saatlerine randevu alırsanız, trafik bazen karışır. Saat tam 10'da otelde olsun dediğiniz hatun, saatler sonra gelebilir. Geciktiyse, büyük ihtimal hatunun o günkü ilk müşterisi değilsinizdir. Mama kızlarının aynı gün içinde birden fazla müşteriye gitmesi olağan bir durum. Bağımsızlarda bu durum daha azdır, en azından çoğunda.

Sizden önce başka birisiyle de halvet olmuş hatundan fazla birşey beklememek lazım. Bu sebeple, öğleden sonra ve akşam erken saatleri tercih ediyorum ben. Mamadan servis alacaksanız, erken aramayı da unutmayın, gece geç saatte ararsanız muhtemelen "bütün kızlar işte"cevabını alırsınız, ya da, istediğiniz saate olmaz.

- Peki, numaramı gönderip arayacağımı söyler misin?
- Bir yarım saat sonra ara sen.

Bana verilen telefonu aradım, meşgul tonu verdi. İki dakika sonra da bir sms, gözüken numara +380 ile başlıyor. Hatun Ukrayna'da!

Adı, Bakula. İstanbul'un en ucuz mamalarından biri. Üç sene önce ilk tanıdığımda, 3 saat için 50$ istiyordu kızlarına. Son bir senedirse rayici, 100$. Ucuz etin yahnisi diye bir tabir var, genelde doğrudur bu işlerde. Ama tersi, her zaman doğru değildir. Yani, mamanın daha yüksek ücret istemesi, servis kalitesine aynı oranda yansımayabilir. Gelen kız önemlidir, bir de sizin davranışınız. Para veriyorum, tepe tepe kullanırım derseniz, kız da ona göre davranır size.

Bakula'nın tahminimce 10-12 civarında kızı var, portföyü fazla geniş bir mama değil. Daha önce bahsettiğim Nastya, Bakula'nın kızlarından. Sultanahmet civarında bir yerlerde kalıyorlar. Arada bir kızları değişse de, 3 yıldır hala onunla çalışmaya devam edenleri de var. Yaş ortalamaları 22-25 civarında. Nastya, ablası İrina ve akrabaları diğer İrina, en küçüğü 19, en büyüğü 23 yaşında olan kızlardı ilk tanıdığımda. Abla İrina, benim hayatımda gördüğüm, en güzel, en duru yüzlerden birine sahip; "a perfect goddess". Kendisiyle ilgili yorum yazdığım bir forumda, böyle demişim.

* resmi kaldırdım. tanıyanlar düşmeye başladı


Daha önce bahsetmiştim, tekrar edeyim; zamparalık peşinde koşan erkekler, kimde ne tür kızlar var, hangileri iyi, hangileri kötü, birbirlerine sorarlar. Mamayı aramadan önce, aynı mamayı tanıyan diğer zamparalardan bir son dakika bilgisi alınır bazen. Ya da -benim gibi- bildik, eski iyilerden çağrılır. Bazen mamaların kızları tanıtılır bu tür yerlerde, bazen de bağımsızlar. Tabii, arka planda devam eden haberleşmeler de olur. Herkes her bilgiyi herkese, vermez.

İlk aldığım servis, biraz sinir bozucuydu. Şöyle ki; kız otele geldiğinde telefon etti, aşağıdayım diye. "Gel yukarıya"ya, "taksi parası vermek lazım" diye karşılık verdi. "Sen ver, ben sana veririm", "yanımda hiç para yok" minvalinde dönen sinir bozucu bir konuşmadan sonra, bulunduğum odadan inip hatunu taksiden almak zorunda kaldım. Yukarıya çıkarken, benim niye o otele geldiğimin çoktandır farkında olan resepsiyon haricinde, diğer çalışanlar ve o gün orada bulunan otel müşterileri de duruma vakıf olmuştur herhalde.

Taksi dedim de, bu kızları müşteriye getir götür işini yapanlar bildiğiniz normal taksiler değil genelde. Normal taksi gibi de çalışıyor olabilirler. Ama genellikle, aynı taksiciler getirir götürür bu kızları. Seansın bitimine yakın hatun telefon eder, "gel beni al, işim şu saatte bitecek" der. Bazen aynı taksiyle, bazen de hususi araçla, birden fazla kızın dağıtıldığını gördüm. Okul servisi gibi, müşteriler randevuyu alıyor, mama, trafiği  ayarlıyor, bir adam gelip kızları gidecekleri yere bırakıyor, sonra da topluyor hepsini. Taksi için istenen ücret -çok uzak bir yerde değilseniz eğer- 30,40 lira civarındadır ortalama.

Bakula -sonradan öğrendiğim kadarıyla- daha önce eskortluk yapmış, sonra bu işi bırakıp kendi çapında mamalık yapmaya başlamış. İşlerini Ukrayna'dan hallediyor. Siz, beşyüzlü bir numaraya mesaj atıyorsunuz, o size üçyüzseksenli bir numaradan cevap veriyor. Sultanahmet'teki evi, kendisine Türkiye'de yardımcı olan bir ara adam kiralamış. Bakula'yı nereden tanıyorsun diye sorduğumda Nastya, "komşumuzdu" diye cevap vermişti.

30'lu yaşlarında, evli ve ikinci çocuğuna hamileymiş.

Read more...

Sasha

Sasha, tanıdığım en eski mama, Rus olduğundan jargona uysun diye mamuşka da diyebiliriz. Hafızam beni yanıltmıyorsa dört ya da beş yıldır tanıyorum. Bazen şu veya bu kanaldan bir mamanın telefonu geçer elime, çoğunlukla tanıdık diğer evli adamlardan gelir kontak bilgisi. Çoğunluğunun ömrü 1-2 sene kadardır, daha doğrusu bu sürenin sonunda mevcut telefonlarından kendilerine ulaşılamaz olur. Artık enselenirler mi ya da başka birşey mi olur çok da emin değilim.

Sasha elbette gerçek adı değil, ama kullandığı nickname bu. Adı belki Alexandra olabilir, çünkü Sasha ismi Alexandra ya da Alexander'ın yerine kullanılır genelde. Bu nicknameler de ilginç bazen, kızların çoğu gerçek isimlerini kullanmazlar, bir isim seçerler kendilerine, o isimle çalışırlar.

Tanıdığım mamaların çoğunluğunun kadın olduğunu daha önce de söylemiştim. Sasha, bunların arasında tavrı ve tarzıyla en taşşaklı olanlardan biri. Anlatayım.

Sasha daha önce eskort olarak çalışmış bir hatun. Uzun süre eskortluk yaptıktan sonra bir şekilde türk vatandaşı olmuş, sonrada mamalığa başlamış. Otuzlu yaşlarda, ince, esmer, güzel bir kadınmış dediklerine göre. Ses tonu bunun biraz aksini düşündürse de - hiç bir mamayla yüzyüze görüşmedim, bütün iş telefon ve mesaj üzerinden yürür - aynı tarifi birkaç farklı kızından birden duydum. Sert, despot bir hatun profili çiziyor kızların anlattığına bakılırsa.

Sasha'nın yaptığı iş pezevenklik olsa da ciddi bir iş modeli var. Bir kere networkü, yani müşteri ağı, son derece iyi. Kelalaka yerlerden ve kişilerden defalarca karşıma çıktı kontak bilgisi. Internet üzerinde herhangi bir reklamına, bilgisine falan rastlamadım. Referans usulüyle çalışıyor, yani tesadüfen numarısını bir yerden bulmuş olsanız bile, aradığınızda size telefonunu kimden aldığınızı soruyor. Eğer verdiğiniz cevaptan tatmin olmazsa size hizmet falan vermez.

Network, iş yapmak, para kazanmak için en önemli şartlardan biri. Yaptığınız işi çok iyi yapıyor olabilirsiniz, fakat müşteriye ulaşamıyor, müşteri bulamıyorsanız yaptığınız işin bir kıymeti kalmaz, para kazanamazsınız. Sasha'nın müşteri portföyünün en az birkaç bin seviyesinde olduğunu zannediyorum.

Sasha'nın ikinci güçlü yanı tedariği, yani elinin altındaki hatun sayısının çeşitliliği. Haberlerde çıkar bazen, ve de kısmen doğrudur, zorla çalıştırılan, elinden pasaportları alınan, kendi rızaları dışında çalıştırılan kızların haberleri. Daha önce de söylemiştim, bu işte zorla güzellik olmaz, uzun süreli iş yapacaksanız bunu kaba kuvvetle yapamazsınız, kolluk gücü kolayca enseler sizi. Üstelik zorla yaptırılan işin hizmet kalitesi düşüktür, bir kez deneyen müşteri bir daha gelmez. Sasha bunu, yani çalıştırdığı kızları kendisine bağlamayı, biraz farklı yollarla yapıyor.

Kızların bu işi zevk değil para için yaptıkları temel gerçek. Seksten hoşlanır hoşlanmaz, ayrı mesele, temel amaç para kazanmaktır. Kendi ülkesinde bir ay çalışşa 300-400 dolar kazanamayacak kızlar aynı parayı burada bir haftada kazanıyor. Buna, kızların genç olmasını da eklerseniz kolay! paranın cazibesi yüksek. Gelen kızların büyük çoğunluğunun telefonu benimkimden iyidir, son gelenlerin elinden iphone düşmüyordu.

Eskortluk yapmaya niyetlenen doğu avrupalı kızlar bir şekilde Sasha'yı buluyor. "Nereden tanıyorsun" sorusunu kime sorsam aldığım cevap genellikle "bir arkadaşımdan", "bir tanıdıktan" oluyor. Sonsuz bir tedarik kaynağı, üstelik zorlama yok, kızlar neredeyse kendi istekleriyle geliyor.

İlk defa yabancı bir ülkeye geliyorsunuz, yol yordam bilmiyorsunuz, sınırlı vizeniz var, tanıdığınız yok. Buna karşılık size para kazanabilmeniz için müşteri bulan, kalacak yer sağlayan birileri var. Sasha, her gelen yeni kızdan bir miktar para alıyor başlangıçta, daha hiçbir iş yapmadan. Sonra kıza müşteri buluyor, müşteriden alınan paranın yarısı kıza, diğer yarısı da  kendisine kalıyor.

Sasha, kızların kaldıkları evler için kendilerinden kira bedeli de alıyor. Türk vatandaşı olmanın nimetlerinden fazlasıyla faydalanıyor. Her evde ortalama 3-4 kız, her kızdan aylık 400-500$ kira bedeli.  Eğer arada para ödemek zorunda kaldığı "ara adamlar" yoksa paraya para demiyordur.

Sasha'nın standart tarifesi 150$. Bu ücret 2 saat için geçerli. Kız, geldiğinde Sasha'yı arar, "geldim" der, saat işlemeye başlar. Ayrıca taksi parası da müşteriye aittir. Bir de ceza sistemi var, eğer kız müşteriye gitmeyi reddederse 100$ ceza kesiyormuş. Hesaplaşmayı haftanın belirli bir gününde kızların evine gelerek elden yapıyormuş.

Pezevenk deyip geçmeyin, bu hatun artık excel mi kullanıyor yoksa başka birşey mi bilmiyorum, tüm müşterilerinin seceresini tutuyor. Kim hangi kızları almış, kaçar defa almış, ortalama ne kadar sürede bir kız istiyor, neyden hoşlanıyor, huyu suyu ne, hangi kızları popüler, biliyor. Geçenlerde Sasha'yı tanıyan bir arkadaşımla konuşurken, bana Sasha'nın kendisini aradığını - ki normalde hiç bir mama müşterisini aramaz - uzun zamandır aramadığını söyleyip hal hatır sorduğunu anlattı. Hatun resmen crm yapıyor. Müşteri azalmış olmalı, yoksa burnundan kıl aldırmaz.

Yeri geldiğinde bonkör; yurtdışından gelen bir grup müşteri için aynı gün 5 kız isteyince 1 tane de bonus göndermişti.

Kendime göre seçiciyim, gelen kızı beğenmezsem -taksi parasını verip- geri gönderirim. Her seferinde yeni bir kız olmasındansa eski bildik iyileri tekrar  çağırmayı tercih ederim. Bir seferinde telefonda, Sasha'nın bildiğim tüm iyi kızlarını saydım "burada mı" diye, hepsi için "memleketinde" dedi. "Sen gelsene" dedim, "senin bana paran yetmez" dedi.

Read more...

MPs

Cemaat!

Şükür kavuşturana. Özledim lan seni. Baktım, gelen gidende azalma yok. Anladım, sen de beni seviyorsun! Eksik olma gözüm. 2 hafta tatil yaptık, kendimize geldik, yandık marsık gibi. Kayışı koparacaktık az daha gitmeseydik. Çalış çalış nereye kadar. Yaşamak için mi çalışıyoruz, yoksa çalışmak için mi yaşıyoruz belli değil a.q. Tatil notlarını ayrıyeten yazarım bir ara sana. Yalnız kötü tarafı şu cemaat, soyunuyorsun anadan üryan adem babamız gibi, siyah beyazsın a.q. Hayır slip mayo giyeceğim kontrast azalsın diye, o da bana uymaz, kıçımın arasına kaçar. Parmak arası terlik gibi birşey. Bozar adamı.

Cemaat! Hiç sevmediğim şey, bir işi yarım yamalak yapmak. Sırada masaj salonları var gözüm. Başlığa MPs dedim, massage parlours manasında, sırf ecnebinin icat ettiği jargona uyayım diye yapıyorum. Ben huylu adamım, öyle oramı buramı elletmekten çok hoşlanmam. Masaj dediğin benim için bir thai'lar yapar, bir de hamamda tellaklar, natırlar servis vermiyor bize, ne yaparsın memleket muhafazakar.

Masaj salonu dediğin yerlerde zikiş zokuş biraz zor gözüm, anca eline verirsin, nedir, oral muamele çekerler o kadar. Mekan içerisinde halvet olmayı pek bekleme. Pek keyifli de olmaz zaten. Ha düzenli müşteriysen belki ekstra hizmet olabilir. Salon dediğin yerlerin çoğu bildiğin standart evin biraz alengirlisi. Göt kadar odalar. Kıytırık bir duş. Masaj kremi mi arap sabunu mu belli değil birşeyler sürerler. Falan. Gene de bunların heveslisi var cemaat. Benim tarzım değil hiç. Anca şu olur, içerideki hatunun telefonunu alırsın, dışarıda daha ucuza işi pişirebilirsin. Sana kalmış. Kolluk gücü buraları arasıra yoklar, haberin olsun. Lafı çok uzatmayayım cemaat, Türkiye'de ben doğru dürüst servis veren bir masaj salonu görmedim gitmedim duymadım. Bilmiyorsam söyle bana, şurası var de. Biz de bilelim a.q. Sana buraları tavsiye etmiyorum gözüm, ha ucuzdur falan, 70-100 artı tip arası bir rakama azıcık heyecan yaşayayım diyorsan sen bilirsin. Hatunların kalitesi genelde pek iyi değildir. Ben diyeceğimi dedim, gerisini sen düşün.

Lakin cemaat şöyle de birşeyler yok değil; bu hanımı tavsiye üzerine denedim, çok memnun kaldım. Bir "caliente" masaj bu kadar güzel olur mu, olur. İşini bilen profesyonele her zaman teslim edeceksin kendini. Seks yok, oral dahi yok. Sadece masaj ama sonunda tabancayı patlatıyor hatun. Sana da tavsiye ederim. Yani demem o ki cemaat, masaj salonlarını falan ziktiret, ama iyi masaj yapan bulursan dene. Gevşer, pamuk gibi olursun. İlan çok ortalıkta, bulursun illaki. Bak bu hatun portföyü genişletmiş herhalde ki "üyelik" almaya başlamış. Merak ettiysen, ayır blogun adını, yaz yanına İstanbul'u sor gugıla. Diş telli bir ispanyol. Deliysen deliyim de bana cemaat, yorma beni. Sana bu bilgileri denemen için veriyorum. Sırf masajdan da korkacak halin yok herhalde. Hayatın tadını çıkar biraz.

Bayrağı dik tut gözüm!

Read more...

GFE



Pazar, eskort sayısı ve çeşitliliği açısından genellikle zengin, kör satıcının kör alıcısı da var, ince ince eleyip dokuyanı da.

Eğer kaynağı yerinde görmeyi tercih edip bilinen kulüplerden birine gittiyseniz zaten sorun yok, ya da nispeten az, hatunu görerek seçme şansına sahipsiniz. Malzemeyi görüyorsunuz, beğenirseniz direkt gidip hatunla yüzyüze konuşabilirsiniz, "ne kadar", "o var mı bu var mı"? Açık açık sormakta da fayda var, öyle üstü kapalı konuşmaya, ima etmeye hiç gerek yok. Ne için bulunulduğu zaten belli, utanıp sıkılmayın boşyere.

Olaya materyalist yaklaştığımı düşünüp geçirmeye kalkmayın bana sevgili kadın okurlar, durum aynen budur, inanmayan gider bakar (hişşt, hedef kitle!). Eğer eskort bulmak için Internet'i karıştırırsanız karşınıza sıklıkla bir takım kısaltmalar çıkacaktır.

Hatun Türkse "ağzıma almam", "arkadan yapmam" diye yazabilir sayfasına, ama yabancıysa, herkes 3 aşağı 5 yukarı belli bir jargona uyar, ki bunun da beynelmilel dili İngilizcedir. Genel kültürümüz artsın kabilinden şuraya bir göz atılabilir, kısa bir liste fakat yeterince açıklayıcı. Aynı şekilde, eskortlarla, kulüplerle ilgili bilgilerin paylaşıldığı ortamlarda yazışan erkeklerin de kullandığı kısaltmalar vardır. Her seferinde "hatun bana oral çekti, sonra da yüzüne boşaldım" diye uzun uzun yazmamak için eloğlu kısaltmalar icat etmiştir. Bu kısaltmalar, yazışılan ortama göre değişiklik gösterse de 90%'ı her yerde aynıdır. Öğrenilmesi gerekir, kim 500 milyar ister'de soru olarak heran çıkabilir, belli olmaz.


Yazının başlığı GFE, girl friend experience, düz çeviriyle "kız arkadaş tecrübesi" kıymetli kısaltmalardan biridir. Hatunun size ne kadar samimi ya da yakın davrandığının bir göstergesidir. Seks, her ne kadar bu anlattığımız olaylarda para ile satın alınıyor olsa da, keyif için yapılır. Gelen hatun mermer gibi de olsa, sütun gibi de olsa, 90-60-90'da olsa (sonu 100 olanı daha makbuldur), mekanik ve soğuksa pek de keyifli değildir.

Sasha Grey, meşhur bir porno yıldızı, müdavimi, seveni çok, güzel hatun. Bu hatunun kafası da gayet iyi çalışıyor gördüğüm kadarıyla. Geçen sene GFE diye bir film çekti, kariyerindeki ilk non-adult film. Diğer filmlerini iyi kötü izlemiş biri olarak bir heves filmi bir yerlerden indirip izledim...Hayal kırıklığı. Beklentimi yüksek tutmuş olmalıyım ki filmi hiç beğenmedim, hatta sıkıldığımdan filmi ancak 3-4 seferde bitirmeyi başarabildim. Beklentimin yüksek olmasının sebeblerinden biri -Sasha'nın oynuyor olması haricinde- daha önce serisini bularak izlediğim "Secret Diary of a Call Girl" dizisiydi.

Bu dizi, birçok ülkenin televizyonlarında gösterildi, Türkiye'de de Fox Life bir ara yayınladı galiba, çok takip edemedim. Dizi, "Belle de Jour" lakaplı gerçek bir eskortun yaşamından kesitler sunuyor, izlemesi keyifli, resmin kadın tarafını göstermesi açısından oldukça ilginç bulmuştum. Yeni serileri var mı yok mu, uzun süredir it gibi çalışmaktan ve vakit bulamamaktan bakamadım. Dizinin resmi sitesine bakmak isterseniz buyrun, bölümlerden kısa kesitler de var. Olmadı, buraya da bakın.  

Cemaat! Kaçınız afişin en altındaki "see it with someone you ...." yazısına bakınca güldü?

Read more...

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP