Companion

Arasıra yurtdışına çıkan veya tek başına tatil yapma fırsatı bulabilen evlilerdenseniz size bir de eskortla gitmenizi öneririm. Bir kez deneyin. Bu, yani seçtiğiniz eskortun size seyahatinizde eşlik etmesi veya sizinle tatile çıkması, 2-3 saatlik maceralardan biraz farklıdır. Ve genellikle memnuniyet 100% garantilidir.

Internet'te aradığınızda bu servisi alabileceğiniz birçok site bulabilirsiniz rahatlıkla. Benim ve tanıdığım bir kaç evli adamın kullandığı sitelerden biri burada. İnceleyin şöyle bir. Sistem basittir ve hatunların resimlerinden tutun, review'larına kadar genellikle hepsi de doğrudur. Benim pek alışkanlığım değil, ama bu sitede nick'lerinden türk olduğunu düşündüğüm adamların görüşleri de mevcut. Sistem basit dedim; gidiş dönüş biletini elektronik olarak satın alır, hatuna bilgilerini geçersiniz, sizden bunun haricince belki bir ön ödeme daha istenebilir, o kadar. Üçkağıt pek yoktur, ya da bana hiç denk gelmedi ve de duymadım. Tabii, 'hizmet bedeli' haricinde de, hatunun tüm yeme içme kalma masrafları size aittir. Çok pahalı gibi görünebilir, ucuz da değildir, ama keyif garantilidir diyebilirim.

Bir kere, beğendiğiniz hatunla birkaç gün geçirmek, 2-3 saat içinde arka arkaya birkaç kez seks yapmaktan daha fazlasını içeriyor. Gezer, tozar, yemek yer , sohbet edersiniz. Eğer her anlamda kafa dengiliğiniz de tutarsa "pain-free" bir tatil geçirsiniz. Böyle dedim çünkü benzer kaçamakları, 'ücretsiz gibi gözüken' freebie'lerle ya da sevgilileriyle geçiren tanıdığım adamlar da var.

Freebie'ler o kadar da free değildir, aynı uçak masrafını, aynı yeme içme, gezme tozma masrafını bunlar için de yapmak zorunda kalırsınız, üstüne size bir de 'alışveriş listesi', 'oraya da gidelim bunu da görelim' masrafı ve eziyeti çıkar. Ha, diğer zamanlarda arada bir görür, keyfime bakarım, masrafı da az olur diye düşünüyorsanız siz bilirsiniz. Hesabınız yanlış, tekrar yapın derim.

Bu kızlar, mamaların kızlarından da, bağımsız birçok eskorttan da farklıdır. Çoğunun eğitim seviyesi yüksektir, birden fazla dili bilir, nispeten kültürlüdür, oturup birşeyler konuşma, keyif alma şansınız çok daha yüksektir. Masrafını karşıladığınız sürece bulunduğunuz her yere gelirler. Gittiğim yerlerin lokal güzelliklerini keşfetmeyi genellikle tercih ediyor olsam da, iki kez bu hizmeti denedim. Her ikisinde de çok memnun kaldım. Gittiğiniz şehri bölgeyi tanıyan bilen, iyi bir kız seçerseniz rehberlik ücretinden de kurtulursunuz. Güzel yerlere gider, barlara takılır, içki içer, yemek yer, 'sizi mutlu etmeyi' hedefleyen kaprissiz güzel bir kadınla keyif çatarsınız.

Ben az sayıda denediğim için ne kadar doğru bilemiyorum, fakat aynı kızla birkaç seyahete çıkmış bir dostum, ücretlerde ciddi indirimler aldığını söylemişti. Varsa seyahate gitmeyi düşündüğünüz bir sevgiliniz ya da freebie'niz, bir kez daha düşünün.

Yakında pek seyahat gözükmüyor şimdilik, hatta it gibi çalışma sezonunu açtık sanırım, olursa, bu hatunu ya da bunu gözüme kestirdim. Renkler ve zevkler tartışılmaz mı diyorsunuz? Hadi canım ordan.

evli adam  – (25 Eylül 2009 16:25)  

Blogu başlarda takip eden Re5et nickli bir arkadaş vardı, bu konuda benden daha tecrübeliydi sanırım. Sonra kızdı bana, bir daha yorum yazmadı, umarım hala takip ediyordur. Varsa eksiğim, tamamla lütfen Re5et.

Bireysel  – (25 Eylül 2009 20:01)  

köle ticaretinin bilemediğimiz detaylarından birini daha öğrenmiş olduk sayende...

Bir zamanlar Sylvie Kristelin oynadığı "Emmanuelle"serisi vardı.Hep dilimde seni baştan beridir o Emmanuel karakteriyle çok benzeştiriyorum...
Filmin hikayesi şöyledir,Emmanuel kocasını çok sever ama arzuları yarımdır.En saf dürtüsüyle(basic instinck)varlığını,insanlığını şekillendirmeye ,yeniden oluşturmaya karar verir.Salt hedonizmden öte adeta din gibi duyumsar durumu Duygularının peşinde dünyayı dolanır.İlim Çinde olsa git bul,, ona gerçek tutkuyu verebilecek herkesle"bağlantı))"kurar böylece.İster siki kalkmayan aritokratlar olsun ister iğrenç uzakdoğulu horoz döğüşçüleri ,,herkesle olur.(hatta horoz döğüşçüsüyle olmak istemez çok direnir ama ilim ilim bilmektir...)Amaç yap-bozu düzeltmektir.Felsefiktir saygı duyarız...
Fakat kocasıyla yaptığı şu konuşma o zamanlar da şimdilerde de bana komik gelmiştir"Senden başka kimseye aşık olmadım ruhen asla aldatmadım her şey bedenimle sınırlı!"
(aynısını senden de duymuştuk)
Ben Emanueli özel bulurum çünkü sırası gelmiş ve aynı aya giden astronotun aldığı sorumluluk gibi insanlık adına görev ve risk almıştır.Özellikle sanayileşme devrimini tamamlayan rafineleşmiş toplumların(misal Avrupalılar) temel dürtülerini kaybetmek endişesiyle yaşadıkları ikilemin bir simgesidir Emanuel. İnsanoğlunun post-modern oluşumlarından biridir.Değerlidir çağrısı...
Emanuelin manifestosu vadesini (geçerliliğini)hiç yitirmez.Çünkü her dönemde yeniden elden geçirilen denenen ve sorgulanan bir roldür...
Seni bu sebeple çok Emanuel buluyorum kardeşim.Bu mecrada birçok rafine durum ele alındı sen de odağındaki figür olarak sorumluluk da risk de aldın...
Farklar,sen erkeksin ve işin içine parayı da katmışsın.(bak bunu emanuel yapamazdı)

Parasını verip zevk kurgulayabileceğin insanların hazırda olması değişik bişi .Bütünüyle sektör olarak bu olay o kadar "temiz" işlemiyor.Senin verdiğin linkler veya takıldığın adreslerde şıklaştırıldığı gibi değil hiçbir şey.Sahne arkasında her türlü sevimsiz detaya sahiptir(!).Sonuçta tüm bunları köle ticareti çerçevesinde görmek en doğrusudur.Rızaları rehin alınmış bir sürü insandan bahsetmesek bile para vererek muhakkak "üzgün"insanları da zikiyorsun...
Tabi, ben işin orasını bilmem düşünmem diyebilirsin.Nihayetinde hepimiz market reyonunda paketlenmiş etlerin kesim ve hazırlınışını görmüyoruz.Hatta yediğimiz etin kırlarda koşan canlılarla ilintili olduğundan bile yalıtıldık.
Biz sadece yiyoruz...
"Lakin bişilerden şüphe ediyoruz ki dilimize vuruyor"(senin de)

Haa bir de dün söylendiği gibi (Talisman*)karına bu sektörün hüznünü viral enfeksiyon olarak taşırsan "kaldıramazsın "bi daha
Not:Ben uzun zamandır burayı okumadığım için sen ve okuyucuların bunları çokktan aşmış olabilirsinız gecikmeden dolayı kusura bakmayın.
Ben aşamadım sınıfta kalabilirim

evli adam  – (25 Eylül 2009 21:00)  

Emmanuel diye adlandırmasam da, o da buranın alt konseptlerinden biridir, doğrudur, fakat sadece o değildir.

Temizlik ve köle ticareti kısmını hepimiz başka şekilde yaşıyoruz, abartmaya hüzünlendirmeye çok gerek yok, patron, devlet anamızı belliyor, biz de tuttuğumuzu, dışında kalan kısımda da kendimizi oynuyoruz.

Viral iyi dileklere teşekkür mü edelim.

Blogunu güncel tut lütfen.

Bireysel  – (26 Eylül 2009 00:37)  

bu da böyle geçti gitti bitti mi,

gaza getirdiğin -asla senin kadar kaliteli olmayan-onca abazaya şeytanın avukatlığını yapmanı seviyorum çünkü kafasıyla değil zikiyle yaşayan herkesin gelişim sürecine katkın olmuştur buradan zaman içinde.Ama bu kız katologu serisi resmen iğrenç ötesi.Hayatının detaylarına bu kadar sahip birinin bu insanların köle(!) olduğu gerçeğinden bahsetmemesi beni şaşırtıyor.İhtiyar dul komşu teyzenin bile duygularını anlatıyorsun da ilişki yaşadığın kızancıkların halleri sende zevk dışında bişi uyandırmıyor mu?
Hadi zikiyor olmana takılmıyalım)) düşünmüyormuş gibi davranmana takılalım biraz .Yahu ulan kölelikten bahsediyoruz boru değil.Senin skinin bile özgürlüğü varken
"girdiğin deliğin" özgürlüğü ve gönüllüğünden dem vurmamanı garip buluyorum (valla garip)
Bu kızlar sana haz verirken bunu hiç yansıtmamışlarsa kaç yazar senin aklın ermiyor mu

kesin dediklerim abartıdır,ben çok abartılı gelirim millete ama durum kime abarır zaman gösterir))

Her rol erdemini arar.Filme jön olarak dahil olmak da vardır yan rollerle kendini başrol değerine kavuşturmak da,
sen "tecavüzcü coşkun" gibi girdin önce ama kesinlikle erdemlenme mecrasını buldun.aktın.zikinden başladın ama beynine doğru yol aldık ,,şiirsel yanını yakaladık nazıma döndük ama şimdi zikine geri mi dönecez.Bel seviyesinden mi bakacağız yeniden(niye?)Yazan-anlatan adam olarak işin perfonmans kısmından artık bu kadar sorumlu değilsin yahu...
Sana "evlimen-evliya"metaforu içinde kıymet verdik bence (en azından ben)
aslında seksle aşırı haşır neşir olmanın altında ,,derinlerine indikçe obsesyonun hep hayat-ölüm olgularının projeksiyonu olduğunu anlarız,biliriz...Kişi kendini bilme ölçeğinde bunları zamanla dile getirir veya patolojik ifadesini onun üzerinden bizler görürüz. Ee sen sikişi geçip asıl mevzuya geçmeye başlamıştın noldu ki detaya vurdun olayı





şu"hastalık dileği*"
Bak sen hiç eşini hastaneye götürdün mü ,büyük bir sorunu olduğu için bilmiyorum.Ama eşinde bişi çıkarsa aklına gelecek böylesi mazeretlerin olmasını istemem çok acı çkersin...
Ayrıca bunu sende fark ettim.Talisman bunu diyip konuyu kaşıdı(çizgiyi aştım özür dilerim falan filan dedi)baktım yaran kanadı ben de dile getirdim tekrar çünkü kesinlikle ifade edilmesinden etkilendin.fark ettim...
kimin söylediğinin değil senin içinde yankısını bulması önemli..Muhtemelen sen gelen her saldırıya bağışıklık edinip daha güçlü geri dönüyorsun.Al işte senin kendine yapacağın yeni bir antidot başvurusu
(yine de masraf tabi,hayatta en büyük masraf güvenlik,en pahalısı da ego harcamaları))

Not:yukarıda yazdıklarım tümüyle bi boka yaramaz ,,gerçek hayatta böyle şeyler yoktur di mi ,,doğrudur inanırım ))

evli adam  – (26 Eylül 2009 03:14)  

Bak bir konuda anlaşalım Tutku Moruğu, madem yazdıklarımı takip ediyorsun, eyvallah, azıcık dikkatli oku lütfen ki zaten yazdığım şeyleri tekrarlamak zorunda kalmayayım.

Niyet'e bir daha göz at istersen, yazdıklarım sonucunda birileri yapmaya karar verirse de vazgeçerse de ben amacıma ulaşacağım demişim. Ne yapmaya karar vereni kınarım ya da kınatırım burada, ne de vazgeçeni yererim. O yüzden, bendeki zikiş, kaçamak, eskort üstüne maddi tüm bilgiler bitene kadar bu tür yazılar devam edecek. Aklından geçireni ikna edeceğim, yapmak isteyeni vazgeçireceğim, kim ne almak isterse kendine.

Kafasıyla değil zikiyle düşünen diye kelime kombinasyonlarıyla gelmen ilginç, aç bak kendi ilk yorumuna. O zaman da sana bir yönüyle hitap ediyordu ki burası yazdın, şimdi de başka bir yönüyle hitap ediyor ki gene yazdın. Hazır yeri gelmişken de söyleyeyim, zikimle düşündüğüm zaman çok olmuştur, bunun da hiç küçümsenecek yerilecek bir tarafı yok. Zikiyle düşünen de benden, ben de ondanım. Nedir yani.

"Girdiğim deliğin" özgürlüğünden gönüllülüğünden dem vurmadığımı söylemen abes oldu, aç bak tekrar yazılara. Senin beklentini tatmin edecek derecede açık değillerse o da senin algın. Ya da laf olsun, yorumu güçlendireyim diye yazdın, yazmasan iyiydi, ciddi yazdığından şüpte ettirdin bana.

Zikişi geçip asıl mevzuya giriyorken ters yüz etmiş olmam senin algılayışın. Hatırla yorumunu, "evliya ya dönüşecek herhalde" dedin, "hayır" dedim. Aynı şeyi bir kez daha yazdırdın sonuç olarak bana. Burada yazdıklarım benim hayatımın 10% udur, 20 sidir, yazı yazma ihtiyacımı karşılıyor ve görüşümü yazıyorum. Katılana da eyvallah, katılmayana da. İster patolojik bul ister kaliteli, o senin sorunun, beni pek ağlamıyor.

Bloggerları düdükleyecekten nerelere geldin farkında mısın? İstersen şu içindeki karşı koyamadığın nihayete erdirip kutusuna kaldırma hissine biraz gem vur.

Hastalık olayına da gelelim, madem çok etkilendiğimi düşündün. Doğrudur, bu korkutucu ve olursa vicdan azabından öldürür adamı. Zır cahil, kör cesaretli değilim, eksik bilgiyle riske atmam hiçbirşeyi, tehlikeli işlerde sikimin aklına uymam. 100% güvenli diyemem, ama senin beyoglunda domuz gribine yakalanman, ya da eşine sana çocuğuna virüslü kan verilmesi ne kadar olabilirse benimki de o kadardır.

Beni burada etkileyen yorumlar oldu birkaç tane, "yapmayayım" değil ama "yazmayayım" dedirten. Hiçbiri de, direkt beni hedef olan yorumlar değildi.

Şu tasnif etme olayını bu kadar kesinleştirmeyi bırak, çok istiyorsan gel sen yaz benim yerime, ya da gidişattan beklentini söyle, ona göre yazayım istersen, kafandakine uyar, sen de rahat edersin ben de.

Adsız –   – (26 Eylül 2009 11:52)  

yaptıkların doğru ya da yanlış
ben okumaktan keyif alıyorum .
yazıların devamı gelsin
cok özletme kendini...

bi kız

Adsız –   – (27 Eylül 2009 01:33)  

Selamlar,
Yazınız ile doğrudan bir alakası yok ama, bir konuda maruzatımı size danışarak engin bilginizden faydalanmak isterim muhterem Evli Adam kardeşim.
Striptizci hatunlardan fazlasıyla hazzetmekteyim.
Yurtdışında çıktığım zamanlarda kendimi bilinç dışı bir şekilde striptiz klüplerinde buluyorum. Şimdilik başıma pek ters birşey gelmedi ama, striptiz klübünden yatak odasına geçiş bazen pek kolay olamayabiliyor (bazende namumkun). Striptiz ve striptizciler açısından makbul olan ülke ve/veya klüp önerileriniz olur mu acaba?
Sağlıcakla,
Spicy.

evli adam  – (27 Eylül 2009 02:17)  

Mons Venus, Tampa Florida ya cevabınızı bir görelim önce, hüsnü kuruntu mu değil mi anlayayım desem kendimce?

bonham  – (28 Eylül 2009 03:06)  

kızlardan benli olanı tuğba özay'a benziyo, diğeri nicole scherzinger çakması. evet tartıştığım zevk ve renkler bunlar.

evli adam  – (28 Eylül 2009 19:59)  

Striptiz Adsız

Cevabınızı bekliyorum hala. Yoksa ben hüsnü kuruntuma devam mı edeyim?

Gadno Kopele  – (28 Eylül 2009 22:27)  

güzel bilgi güzel site de hangi ülkede bunlar ben üşendim araştırmaya. post için teşekkürler.

Adsız –   – (29 Eylül 2009 01:32)  

bir yerde nemfomanyaklık için entellektüel abazanlık tanımını okumuştum..lakin yazdığın yazılarla bu tanımı açıklar mahiyetindeki sanal varlığın...bu okuduğum ilk yazın ve paraya dayalı bir özgüveni anlamak için diğer yazılarına gerek bile görmüyorum..toplum normlarına anarşistçe yaklaşmana sebep,geçkin ergen triplerin mi,yoksa doğana katışmış nacizane şerefsizlik mi anlamak mümkün değil bu tek yazıdan.ama anlşılan şu ki zavallı varlığınla nice bedene imza atarken,o ana yapışmış bir mantar cükten başka bir şey olamamak,devamında satın alacağın komplekse dayalı zavallı bedenlere kadar uzanıyor...belli ki ki paran bok,belli ki bir iş adam(!)ısın..sen ve senin gibilerin eline kuvvet,beline felç vesselam....

evli adam  – (29 Eylül 2009 01:50)  

En başa döndük.

Adsız, diğer yazılara da bir göz at. Çok da dediğin gibi olmayabilir, ya da olabilir. Kendin karar ver. Ama bu kadar çabuk kategorize etme.

Normlara anarşist yaklaşım havalı oldu, ama anarşist çok olduğundan pek bir esprisi yok nazarımda. Biraz takıl sonra gene konuşalım. İsimle gel lütfen, zira Adsızların haddi hesabı yok.

Adsız –   – (29 Eylül 2009 22:00)  

http://www.hafif.org/yazi/evli-adamin-halleri

Haydi eyvallah.

evli adam  – (29 Eylül 2009 23:53)  

Ben hala Striptiz Adsız'ın yorumunu bekliyorum, enselendik mi enselenmedik mi anlayalım. Bir cevap vermediniz, huylandırdınız beni.

http://www.askmen.com/top_10/travel_100/101_travel_top_ten.html

Sadece birine gittim, almanya ve hollanda cennet gibi bir izlenimim var. Strip kulüpleri kırk yılda bir, o da denk gelirse, bana pek inanmayın bu konuda.

S  – (30 Eylül 2009 12:32)  

hatunlari goremedim. i&t tarafindan blocklanmis siteler. eve gidince tekrar bakacagim. zira merak ettim.

onun disinda, gercekten de guzel bir hizmet olmakla birlikte, keske kadin kaprisi denen bir sey olmasaymis da, insanlar boyle bir hizmetten para vermeden yararlanabilseymis dedim evet.

Bireysel  – (1 Ekim 2009 02:43)  

:))
"insanlar böyle bir hizmetten para vermeden yararlanabilseymiş..."keşke
fakeangel tamamıyle durumu özetlemiş tebrik ederim...
Para kayganlaştırıcı olmamalı ,,hatta katkı veya kayganlaştırıcı olarak hiçbişi kullanılmamalı sekse dair.Şöhret de var bunun içinde,sınıf farkını kullanarak zor kullanmakta başka geyikler de...
Katkısız takır takır skişin kime ne...

öncelikle evliadam senden özür dilerim burada artık benden yorum duymak istemiyorsun gibi düşündürdün ama mevzuyu doğru ortalamadığın,laf çevirdiğin için cevap vermek istedim.Tenis maçına çevirme olayı
Hatırlarsın uzun süre benim pezevenk olduğumu zannetmiş bir adamsın sonuçta sen ahaha))Hatta beni sevme nedenin de buymuş meğer pezo olmadığımı -senin şaka özürlü olduğunu-öğrenince uzaklaştın gittin..."ben de fuhuş sektöründeyim"lafımı (esprimi)yanlış anladın.Yetmedi,benim için değil senin için "blogger düdüklemek "terapisinden bahsetmiştim.Bunu da yukarıdaki yorumunda yanlış söylüyorsun;benim fantezim olarak...
Cool duruşuna rağmen hayati hatalar sergiledin bana.Ben birini bu kadar yanlış anlasam utanırım...
Oysa bana "dur bi dinle monolog yapma"diye racon da kesmiştin.Hatırlarsın...(msn)

Ama beni bu kadar yanlış anlamanın nedenini Can Dündar yazınla anladım...Sen birine özenince muhakemen bozuluyor
Adama harbi değil tribünlere oynuyor falan diye kızıyorsun ya..Adam şöhretini kullanarak senden daha fazla götürüyordur niye ters geliyor ki.Aynı parayla olduğu gibi o da kendi averajını değerlendirmiş o kadar.Senin ona laf etmen de abes.Muhtemelen kıskanıyorsun içten içe.Ama sen yazdıkça bu işten yakında Can kadar karlı çıkacaksın ben kesinlikle inanıyorum.)
Sana kızıyorum çünkü senin kadar jargon sahibi birinin-ki gerçekten iyisin- demagoji yaparken temel hatalar yapmamasını bekliyorum, sorumluluk bekliyorum ,çok değil...laflarımı çevirip durmuşsun laf koyup senin çevirilerin olmadan burada durmasına güvenemeyecek miyiz kardeşim ...Hiç bi lafın altına girmeyip şifa bulamıyorsun.Denemiyorsun bile...Durum böyleyken ben senin laflarına teslim olmayı sürdürüp bana çıkacak faturaları sonuna kadar ödemeye hazır bekliyorum saygıyla.Ayıp,Yazıların dibine "saygılar"diye not düşmeyi biliyorsun ama..
Anladık yorumlarda üstte olmak sana haz veriyor fakat biraz itina et,zevk ver! Para vermiyorsun diye mi zevk alıp vermiyorsun,, nedir...
(artık şaka yapınca söylemek hatırlatmak gerekiyor sana güvenemem,şakaydı demin)
Kardeşim kimle ne yaptığın beni ilgilendirmiyor ben insan olarak harbiyetten dem vuran her söylemi önemserim.samimiyetini dikkate alır sınarım Senin salt yatak olayın yok ki yazılarında.Senin benim için asıl ehemmiyetin zikici olman değil "harbi" zikici olmandır ?! Ortaya felsefik iddialar koymandır yoksa ne olacakk..
Çevremizde"seks" yazan adamlar var (misal fenasi) Ben sana daha özelsin diye bakmışımdır çünkü sen cinselliği metaforik görebiliyorsun onun aksine(ahahaha adama söz hakkı doğdu ben de metaforikim diyecek)) Sen racon kesiyorsun rol model iddiasındasın vs bunlar çok önemlidir.(yiğidi öldür hakkını vakfa bağış yap doğruya doğru))
Yani,
Kardeşim özetle harbiyetten dem vuracaksan harbi olacaksın.Sen Can Dündara demiyor musun yazında "Bildiğiyle, hissettiğiyle yazdığı arasında fark olan adamlardan hazzetmiyorum. Puştsan, ya da puştluğu biliyorsan, puşt gibi yaz, canımı ye.".
Ben de aynısını senden bekliyorum.Can senin gibi kölelerle olsa en azından buna da değinirdi."paramın önüne eğilmiş bedenine sahip oldum"türünde nazım lakırtıları esirgemezdi kesinlikle...Can bile senden dürüst ve harbi kabul et kıskanma
Dürüst ol düzgün demagoji yap kötüleme trübünlere oynama!
Hayatının %20sini yazan adam değilsin sen geç bunları senin hayatının anlatılmayan kısımlarında da aynı bakışa sahipsin.Sadece yaşam siyasetini seks üzerinden konuşmayı tercih ediyorsun o kadar..."Senin skinin özgürlüğü var"kavramı da budur. Sen özgür bir adamsın çünkü iyi-kötü kendine aitsin

İyisin hoşsun ama ben sana harbi demem benim tanıdığım bildiğim harbiyet bu değil değiş ton ton
Can a da bana da çemkirme "bir kadın"a hiç...

evli adam  – (1 Ekim 2009 11:59)  

Tutku morugu
Trolmüsün sen? Benimle ilgili derdin varsa maili de adresi de biliyorsun. Benzer yorumlarını yayınlanmayacağım. İşine gelirse.

Sana cevap ve ilgi bloglarının yüzü suyu hürmetineydi, hala da öyle. Güncel tut şunları.

Bir sürü insanın adını sayıp reklam ilgi alaka mı çekeceksin. Yok yok siktiret, ben sana laf ebeliği yapmayacağım artık. Sana diyeceğimi dedim ben.

S  – (1 Ekim 2009 12:51)  

tutku morugu. ne de guzel yorumumu kendine uyarlamissin. keske bir cumlenin yarisindan fazlasini okumak ve yorumlamaktan daha fazlasini yapabilseymissin. diger yarisina yazik olmus.

kendimi su an, bir gecede 15 adamla sevistim, yeni filmimde ve rol geregi demis ve "bir gecede 15 kisiyle sevisti" diye mansetlere cikmis oyuncu gibi hissediyorum adeta.

Adsız –   – (7 Ekim 2009 19:53)  

kalemine saglik tutku morugu ben anladim ne dedigini.. yanindayim..


(ister yayinla ister yayinlama blog sahibi)
I'll be waching..

245

Yorum Gönder

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP