Maritus


En başta söylenmesi gereken birkaç sözü söyleyip blogla birbirimizi daha iyi tanımamız gerektiğini düşündüm.
Bu el yordamıyla üstünkörü bir birleşmedense birbirini en ücra noktasına kadar tanıyıp yapılan önsevişme gibi olacak:p
Bunun içinde evlilik hakkındaki düşüncelerimden başlamak istedim.
Evlilik kurumu bence geçmişte ortaya çıkarılış amacının aksine ritüelleşmiş, kutsallaşmış, gereksiz bir monotonluğa hapsedilmiştir.
Çünkü evliliğin temelinde verasetin adaleti, miras konusunun açığa kavuşturulması,çoğalmada düzen gibi sebepler yatar. Evliliği biz yarattık,daha sonra kendi yarattığımız putlara, kendi yarattığımızı unutup tapmaya başladık,kutsallaştırdık.
Oysa kutsal olan insandır, kutsanması gereken aradaki sevgi, saygı ve beraber geçirilen yıllar için verilen emektir.
Zaten asıl büyü evlilik kelimesinin içinde..''maritus'' yani latincede '' birleşme''
anlamına gelir.. Yani neyi birleştireceğiniz size kalmış:)

Sex ve cinsellik ne evliliğin karşısında, nede evlilikle bütündür.
yani ne tamamen evliliğin bir parçası, nede evliliğin düşmanıdır. sex tümüyle özgürdür..insanın en doğal en saf güdüsü çoğalma ve dolayısıyla sex güdüsüdür.
Evli bir çiftin sex açısından birbirleriyle senkronize olması elbette en güzel şeydir.
Özetle evlilik çocuğumuzu, beraberliğimizi kutsar, beraberliği yasalaştırır, ancak özgürlüklerimizi kısıtlamaz.Asıl nüans beraberliğin ortak saygınlığını yada kendi saygınlığını yitirmeden özgür kalabilmektir. Evlilik elbette bencillik değildir ,evlendikten sonra elbette öncelikleriniz eviniz,eşiniz ve çocuğunuz olmalı. Elbette özveri ve emek istiyor. Ancak öncelikli olmasada, biraz beklesede sexüel isteklere bişey olmaz:P bekletsenizde yaşayın, hatta özellikle bekletip yaşayın .
Önplanda olmasın, bırakın yahu geri planda olsun ama illaki olsun .
Zaten bunun aksi masturbasyon yaparken eşini hayaleden kadının yaşadığı çelişkiden farklı değildir:)
Memnun oldum bende blog..

Read more...

Şaşkın Adam

Olay taze sayılır. Hafta sonu 1 günlüğüne "iş" bahanesiyle, yakın çevredeki bir sayfiye oteline keyif için gidilmiş. Azıcık yanmış olarak dönüldüğünde ne olacağını hesap etmesi biraz vakit almış arkadaşın. Başka bir ipucu bulunamamış olsa da "hanım" huylanmış. "Birlikte gidiyoruz" dediği arkadaşa telefon edilmiş, durum zar zor idare edilmiş. Edilmiş mi tam olarak belli değil. Arkadaş üç buçuk atıyormuş.

Read more...

FKK

Türkiye'de fahişelik yapmak yasak -vesikalılar haricinde- ,aynı şekilde pezevenkler odası da yok. Fuhuş YASAK.

Birşeyi yasaklıyor olmak, yasaklananın ne olduğuna göre biraz değişse de, onu ya çekici kılıyor, ya da yer altına itiyor. Engellemek, hele ki böyle bir sektörü, imkansız. Üstüne bir de toplumun değer yargıları girince olay normalinden soyutlanıyor. Aksaray kulüpleri, pavyonlar, rus kızlar, eskortlar diyince çoğumuzun aklına gelen şey "ahlaksızlık ve pislik yuvaları". Tekin değiller, envai çeşit tokatçısı var. Hiçbir şey yapmayacaksa bile, sırf merakından gidip bir göreyim diye düşünen adamı -genellikle- korkutan bir ortam. Bu algının üstüne bir de alengirli işleri, polis baskınlarını, zorla kadın çalıştırmayı falan ekleyin. Görünüş kötü.

Bu sektör, bana göre, sadece bir hizmet sektörü. Satın alınanın seks olması, kiralanan şeyin insan vücudu olması olayın mahiyetini biraz değiştirse de, bu bir "iş". Business. Para kazanılıyor. Ortada dönen paranın büyük olması, kanunen de yasak olması işleri çıkmaza sokuyor. Okuyorsunuzdur, bu işlerden para yiyen kolluk gücü haberlerini, zorla çalıştırılan kadınların durumlarını. Kanun yasak diyor, fakat illegalliğe, kanunsuzluğa bir cevap yok. Bu kanunen yasak olma durumu ortadan kalksa, çok daha güvenli, daha insani, daha "normal" bir sektör olacağını düşünüyorum.

Biraz bildiğimi düşündüğüm için bir örnek vereyim. Almanya'da fahişelik kanunen serbest. Kadına, diliyorsa, kendi vücudunu kullanarak çalışabilirsin diyor, ama kadın ticaretini yasak etmiş. Paranın büyüklüğü, her sektörde olduğu gibi, bu alanda da girişimciliği tavana vurdurmuş. Bir kulüp cenneti. FKK, almanca Frei Körper Kultur 'ın kısaltması. Free body culture, çıplaklığa atıf. Genelev diyeceğim, bizdekileri düşününce haksızlık olacak, brothel ya da bordello diyeyim ecnebinin tanımıyla.

Son almanya ziyaretinde, iş için gitmiştim, bu kulüplerden birini ziyaret ettim. Daha önce de başka yerlere bir göz atmışlığım vardı. Gittiyseniz biliyorsunuzdur zaten, taksicilerin çoğu türk, garsonlar türk, başka bir dil bilmenize neredeyse hiç gerek yok. Bindiğim taksinin şöförü, genç, efendice bir çocuk. "Nereyi tavsiye edersin?" sorusuna birkaç kulüp adı saydı, öneride bulundu. "Sen gittin mi" dedim, "yok abi, benim öyle yerlerde işim olmaz, hem daha yeni evliyim" diye cevap verdi. "Evlenince gidilmez mi", "erkek adam dediğin" üzerine biraz lafladık, erkek geyiği yaptık. Aynı şeyi türkiye'de yapsanız, eğer bilginiz yoksa, başınıza ne geleceğini kestiremezsiniz. Sizi bir yere götürür, oradan komisyon alır, gittiğiniz yer batakhane çıkabilir. Falan.

Ne yaptığımın detayına çok fazla girmeyeceğim, sadece ortamdam bahsedeyim biraz. Son derece güzel, temiz, rahat bir yer. İyi döşenmiş, düzenlenmiş bir otel gibi. Tek farkı, ortalıkta seksi, yarı çıplak, jartiyerli kızların olması. Barmaidler, "garsonlar" insanın gözünü gönlünü açan cinsten, bir erkek cenneti. Katlarda odalar, her odada ayrı bir hatun. Ne bacardi gibi bir kulüple kıyas götürür, ne de bildiğim türkiyedeki başka bir yerle. Beğendiğim hatun türk çıktı, konuşkan, güzel bir kızdı. Ne öyle bir yerde çalıştığı için "ezikti", ne çakal, ne de acılı. Çıkarken türk usulü uğurladı beni, yanaklardan öptü, memlekete selam gönderdi.

FKK kulüplerinde girişte belli bir para ödüyorsunuz, 70-80 euro civarı. Bu paraya gözün gönlün açılması ve bir kaç ilk içki dahil. Eğer beğenirde bir hatunla birlikte olmak isterseniz, yarım saat için 50-60 euro civarında bir para daha ödüyorsunuz. Beğendiğiniz kızın odasına çekiliyor, ne yapacaksanız yapıyorsunuz. Aynen türkiye de olduğu gibi, müşterilerin büyük bir çoğunluğu evli adamlar. Buraları tercih etmemizin sebebi çok açık, "temiz ve risksiz". Nefsinizi köreltiyor, sonra da çıkıp gidiyorsunuz. Unutuyorsunuz yaptığınızı.

Almanya'da fkk'ların haricinde saunaclub'lar, partytreffs ya da pauschalpreisclubs dedikleri kulüpler de var. Saunaclub'lar fkk'lara benziyor, hizmet tipi biraz değişiyor o kadar. Partytreffs kulüpleri biraz ilginç. Girişte ödenilen paranın haricinde bir daha elinizi cüzdanınıza götürmek zorunda kalmıyorsunuz. 100-120 euro civarında, kulübüne göre çok fazla değişkenlik göstermiyor bildiğim kadarıyla. İstediğiniz kadar kadınla, istediğiniz sayıda seks serbest. Fakat bunu "uluorta" yapıyorsunuz, herkes sizi görüyor. ı-ıhh, bana uymaz. Fakat gidip görülesi. Bu kadar haltı yiyorum, lakin iş bir de grup sekse gelince muhafazakar takılıyorum. Birden fazla kadına itirazım yok, yetebiliyor olacağınızı zannetmeyin, fakat görselliği yüksek.

Henüz denemedim, şu an tanıdıkların tecrübeleri kadarıyla biliyorum, bir de "lady marmalade partileri" var. Türkiye'de hiç böyle birşeye rastlamadım. Tanışlar arası grup seks partisi değil bunlar. Asıl diyeceğim, bu işin türkiye'de illegal olması üzerine. Yasaklayınca sorun çözüleceğine, daha da dallanıp budaklanıyor. Nemalanan insan sayısı arttıkça, yer altına çekiliyor, et ticareti yapılıyor, batakhaneler çoğalıyor. Gitmedim, ama Fenasi'den okumuşsunuzdur belki, Japonya'da da benzer şekilde bir düzen var, cinsel suçların da düşük olduğu bir ülke. Ki seks kültürü, bizdeki gibi gizli kapaklı değil, ucu bucağı geniş. Yasakladıkça, ahlaklılık değil, ahlaksızlık artıyor.

Read more...

A Milli

Benim gençliğimde - lafın gelişi dedim, hala gencim, daha yeni yarıladık - kızlar öyle kolay kolay vermiyordu. Ben şanslıyım, veren kızlarla erken tanışabildim. Eskiye göre daha bir "veriyorlar" izlenimim var. Umarım öyledir. Memleket kurtulur.

Erkeğin ilk tecrübesini nerede yaşaması daha iyi olurdu! Sevgilisiyle? Karısıyla? Genelevde? Hangisini tercih ederdiniz? "Daha iyi"'yi kendinize göre açın, ister ahlaki açıdan, ister insani açıdan, ister seks açısından. Ortalama Türk erkeğinin, hangi yaşta olursa olsun, sekse ulaşması biraz sıkıntılı. İlk tecrübesini henüz yaşamamış, ama internet sağolsun, her türlü erotik ve porno materyale ulaşması son derece kolay olan bir erkeğin karısıyla veya sevgilisiyle cinsel hayatı nasıl olacak? 20 cm'lik haşmetli dalgaların ve modifiyeli memelerin hardcore aksiyonlarını taklit mi edecek sevişirken, yoksa yorganın altında sessiz sessiz gelecek mi? İkisi de uç nokta, sağlıksız.

En iyisi, kızların çok naz etmeden vermesi, erkeğin de arsızca, yılmadan, bıkmadan istemeye devam etmesi. İşler hala böyle yürüyor gibi, - istiyorum-veremem, henüz değil- minvalinde dönüyor. Siz gene de ısrar etmeye devam edin, ortam hazırlayın, ön sevişmede uzmanlaşın, bir ara denk getirir, razı edersiniz kızı. Siz de kurtulursunuz, kız da.

Bir okurun yorumundan alıntı yapayım; ' neden evlenmeden önce ne yapacaksanız yapmıyorsunuz'. Kiminle yapacağız peki? Kendi kendimizi mi skeceğiz? Geneleve mi gitsek? Sen oradaki ortamı gördün mü hiç? Hayatın kayar, ömür boyu sevişmek istemeyebilirsin. Eskortlara mı gidelim ilk tecrübe için? Burada bir ara nağme açayım; Tatildeyken bir erkek okuyucu mail atmıştı, Fenasi'den buraya düşüp yazılarımı okumuş. Yazdıklarına ve tarzına bakılırsa gayet eli ayağı kafası düzgün bir arkadaş, ne yazdığını elbette söylemeyeceğim, ama içten bir mail yazmış. Yirmili yaşlarının ortasında, henüz ilk tecrübesini yaşayamamış. Döndükten sonra konuşuruz demiştim, sonrasında bir daha yazmadı. Bu arkadaş, hala okuyorsa, ve aksaray önerilerimi uygulamadıysa bana tekrar ulaşsın. Sana yardımcı olmak insanlık borcu. Bu konuda alaylı bir yorum yazan olursa yayınlamayacağım, hatta sktir olup gitsin varsa böyle yazacak. Kapat ara nağme.

Ortalıkta, -ben dahil- cinselliği yedim yuttum, zamparanın, skicinin önde gideniyim tarzında yazı çok. Kızlar da dahil bu yazanlara. Tv ve dergilere bakarsan da tavşanlar gibi sevişiyoruz hergün, pozisyonlar bizden soruluyor. Maşallah, hepimizin elinden bir uçan kurtuluyor, bir de kaçan. Keser sapı gibi olmalı diyen de var, fındık kukuya bastım pompayı diyen de. Bu mudur? Eksikliğimizin dilimize vuruşu mu yoksa hepimiz hakikaten böyle miyiz? "Şanslıları ve cesurları" bir tarafa bırakacak olursak, erkek mi daha zor durumda yoksa kadın mı merak ediyorum. Ortalama türk hatunu kendisini kocasına saklıyor, o vakte kadar badana çalışmaya ve memelerini ellemeye izin var. ,

Ortalama türk erkeği de, pornolardan takip ediyor seksi, çavuşa vurduğu kolu kas yapıyor. Sonra da evleniveriyorsun. Haydi bakalım, buyrun hengameye! Tavşanlar izliyorsa bizi, götleriyle gülüyorlardır herhalde halimize. Evlilik dediğin, ziyadesiyle sorumluluk demek, buna bir de sevişmeyi öğrenmeyi, uyum sağlamayı, fantazileri gerçekleştirmeyi ekleyin. Al işte, hayatının 30 yılı geçti a.q. Çok feci.

Erkekler puştluk yapıp kandırmasın kızları, kızlar da naz etmeden versin. Nedir kardeşim sizin derdiniz? Hatta şöyle yapalım; güzel ve iyi ilişki yaşayan tüm çiftler kendilerine bir zaman belirlesin. Diyelim, 6 ay. Bu sürenin sonunda yatağa girilecek, halvet olunacak, güreş edilecek. Kanuni zorunluluk olsun bu, muhtardan mühürlü onay almaya gerek yok, "o iş oldu" diye bir kağıda imza atıp verelim karşılıklı. Herkes uysa buna, memleket güzelleşir, gerginliğimizi atarız, iki yüzlülük diye birşey kalmaz.

Aynı alıntıya geri dönelim; neden evlenmeden önce ne yapacaksanız yapmıyorsunuz. Neden bunu erkeğe yüklüyorsunuz ki, erkeği de kadını da kırıverse hoşuna giden cevizleri evlenmeden önce daha güzel olmaz mı? B milliden A milliye geçiş yapmayı öneriyorum henüz evlenmemiş tüm çiftlere.

Vallahi gülüyor tavşanlar bize.

Read more...

Companion

Arasıra yurtdışına çıkan veya tek başına tatil yapma fırsatı bulabilen evlilerdenseniz size bir de eskortla gitmenizi öneririm. Bir kez deneyin. Bu, yani seçtiğiniz eskortun size seyahatinizde eşlik etmesi veya sizinle tatile çıkması, 2-3 saatlik maceralardan biraz farklıdır. Ve genellikle memnuniyet 100% garantilidir.

Internet'te aradığınızda bu servisi alabileceğiniz birçok site bulabilirsiniz rahatlıkla. Benim ve tanıdığım bir kaç evli adamın kullandığı sitelerden biri burada. İnceleyin şöyle bir. Sistem basittir ve hatunların resimlerinden tutun, review'larına kadar genellikle hepsi de doğrudur. Benim pek alışkanlığım değil, ama bu sitede nick'lerinden türk olduğunu düşündüğüm adamların görüşleri de mevcut. Sistem basit dedim; gidiş dönüş biletini elektronik olarak satın alır, hatuna bilgilerini geçersiniz, sizden bunun haricince belki bir ön ödeme daha istenebilir, o kadar. Üçkağıt pek yoktur, ya da bana hiç denk gelmedi ve de duymadım. Tabii, 'hizmet bedeli' haricinde de, hatunun tüm yeme içme kalma masrafları size aittir. Çok pahalı gibi görünebilir, ucuz da değildir, ama keyif garantilidir diyebilirim.

Bir kere, beğendiğiniz hatunla birkaç gün geçirmek, 2-3 saat içinde arka arkaya birkaç kez seks yapmaktan daha fazlasını içeriyor. Gezer, tozar, yemek yer , sohbet edersiniz. Eğer her anlamda kafa dengiliğiniz de tutarsa "pain-free" bir tatil geçirsiniz. Böyle dedim çünkü benzer kaçamakları, 'ücretsiz gibi gözüken' freebie'lerle ya da sevgilileriyle geçiren tanıdığım adamlar da var.

Freebie'ler o kadar da free değildir, aynı uçak masrafını, aynı yeme içme, gezme tozma masrafını bunlar için de yapmak zorunda kalırsınız, üstüne size bir de 'alışveriş listesi', 'oraya da gidelim bunu da görelim' masrafı ve eziyeti çıkar. Ha, diğer zamanlarda arada bir görür, keyfime bakarım, masrafı da az olur diye düşünüyorsanız siz bilirsiniz. Hesabınız yanlış, tekrar yapın derim.

Bu kızlar, mamaların kızlarından da, bağımsız birçok eskorttan da farklıdır. Çoğunun eğitim seviyesi yüksektir, birden fazla dili bilir, nispeten kültürlüdür, oturup birşeyler konuşma, keyif alma şansınız çok daha yüksektir. Masrafını karşıladığınız sürece bulunduğunuz her yere gelirler. Gittiğim yerlerin lokal güzelliklerini keşfetmeyi genellikle tercih ediyor olsam da, iki kez bu hizmeti denedim. Her ikisinde de çok memnun kaldım. Gittiğiniz şehri bölgeyi tanıyan bilen, iyi bir kız seçerseniz rehberlik ücretinden de kurtulursunuz. Güzel yerlere gider, barlara takılır, içki içer, yemek yer, 'sizi mutlu etmeyi' hedefleyen kaprissiz güzel bir kadınla keyif çatarsınız.

Ben az sayıda denediğim için ne kadar doğru bilemiyorum, fakat aynı kızla birkaç seyahete çıkmış bir dostum, ücretlerde ciddi indirimler aldığını söylemişti. Varsa seyahate gitmeyi düşündüğünüz bir sevgiliniz ya da freebie'niz, bir kez daha düşünün.

Yakında pek seyahat gözükmüyor şimdilik, hatta it gibi çalışma sezonunu açtık sanırım, olursa, bu hatunu ya da bunu gözüme kestirdim. Renkler ve zevkler tartışılmaz mı diyorsunuz? Hadi canım ordan.

Read more...

Pantolon Giyen Kadınlar

Sevgili Hatun,

Bu sana ilk mektubum. Pen pal olalım mı senlen? Vallahi de kibar olmaya çalışacağım bak, ağzımdan kaçarsa arada, kusuruma bakma olur mu, kibar olmak istiyorum, başaracağım inşallah sayende.

Hatuncuğum! Geçen, Evli abimle makara yapıyoruz, rakıyı da koymuşuz önümüze, afedersin 2-3 çeşit peynir, Müzeyyen aplamı dinlerkene dedi ki bana; "Lan Cevat, geçen gün döpiyes içinde kaldım, her yanımı afakanlar bastı, kabir azabı gibiydi a.q." Burdaki a.q lafını ben demedim, abimin dediğini diyeyim diye dedim sadece, sözüm söz. Sana karşı mahcub olmak istemem daha ilk mektupta.

Şimdi ben bu Evli abimin gençliğini de biliyorum, çok takıldık zamanında. Afedersin güzel kızların popolarına illa ki bakardık yani. Önce popo, sonra memişler. Kız güzeldi de o yüzden mi popoya gözümüz kayıyordu, yoksa popo güzeldi de sonra mı yüzüne bakıyorduk karıştırdım şimdi sırasını.

Neyse efendim, e tabi o zamandan bu zamana sular aktı, ben gene güzel popolara bakmaya devam ediyorum gerçi, ama sıralamalar biraz çeşitlendi. Ne bileyim işte, ince ayak bileklerine hayran kalıyorum, efendime diyim, narin ve uzun parmakları görünce içim pırpır ediyor, inceliyorum, sağdan sayıp soldan sayıp aynı sonuca ulaşınca allaha şükrediyorum verdiği nimetler için.


Bunu belki cemaatle konuşsam daha iyi ama, senden birşey saklamak istemiyorum Hatun'cuğum. Açık ve dürüst olalım birbirimize karşı. Lütfen! Kadın dediğin leziz yaratık. Leziz derken kötü niyetle demedim vallahi, fesat olma. Ne bileyim, sensiz bir hayat düşünemiyorum lan! Lan dediysem samimi olalım diye, yanlış anlama lütfen.

Sırf erkekler olsa ne konuşacağız biz yahu, bu kadar şiiri kime yazacağız, güzeli kim takdir edecek, kibar olmak için motivasyonumuzu nereden bulacağız. Sana şimdi kısa bir erkek diyaloğu da yazardım ama ilk mektubumdur, hoş olmaz.

Sen olmasan Hatun'cuğum, var ya, kısa kesiyorum yoksa dilime hakim olamayacağım, çok boktan olurdu bu dünya, yeminlen! Ben seni güzel görünce keyifleniyorum vallahi Hatun. Böyle bir yaşama sevinci mi diyelim, mutluluk mu, ne diyelim bilemedim, ondan doluyor içime. Böyle güllü dallı elbiseleri, uzun kısa etekleri, ojeli tırnakları, incilerden karanfillerden kolyeleri görünce çok 'chic' buluyorum seni, yakışıyor sana.

Şık dediysem, öyle pahalı lv çantalar, pırlanta yüzükler şart değil be gülüm. Vallahi. Hatta hiç sevmiyoruz öyle kokoşları, sözüm meclisten dışarı.

Sen bakma o dandik kadın erkek dergilerinin ne dediğine, pazarlama o, sen de biliyorsun, marketing tricks. Sana ne hiç yakışmıyor biliyor musun? İşyerinde giydiğin o siyahlı grili döpiyesler pantalonlar var ya, aha işte onlar.

Hele yönetici olanlarınız hepten unutmuş giyinmeyi. Yahu bunların markalısı da markasızı da aynı oranda kötü, bilesin. Çok giyeniniz var, anladık tamam, dişiliğini çok ön plana çıkartmak istemiyorsun, belki kolayına geliyor, ama hepiniz birbirinize benziyorsunuz o zaman. Benden söylemesi. Bazen mecburen yengeyle alıverişe giderdi Evli abim, işe kıyafet seçiliyor. Yengem soruyor bu nasıl, o nasıl? Yahu nasıl olsun biri gri diğeri siyah pantalon işte. Allah'tan ortak bir zevke vardılar da yıllar sonra, onlar da ben de kapattık o faslı.

Açık saçık gel demiyorum sana, böyle cart makyajlı, kıçında etekle falan. Ama şık gel, kadınsı gel gözünün kirpiğini seveyim. Kotun üstüne tişörtü çekme, pantalon üstü bir beyaz gömlek, bir de kemerle bitmesin bu iş. Ne bileyim görüyorum bazen denk geliyor, böyle giymiş yakıştırmış, hoş bir etek, güzel bir gömlek, şık bir kolye, gözüm gönlüm açılıyor vallahi.

Boşver aldığın eğitimleri, kıdemini, pozisyonunu. Satma içindeki kadın ruhunu bu kapitalist düzene, döpiyes ve pantalon giymekten vazgeç lütfen, don izi görmek istemiyorum artık. Hani işin illaki pantalon giymeyi gerektirse bile, bul bir yolunu, seç kendine yakışanı. Yalvarıyorum sana. Yetti, canıma tak dedi artık.

En güzel, en doğal görüntülerden biri ne biliyor musun Hatun'cuğum? Böyle sandalyede oturmuş, eteğinin kenarından birbirine çapraz attığı bacakları görünen bir kadın. Ne hoş! Bak seksist yazıyorsam bunu gözüm çıksın.

Yalnız bak yeni çıkmış galiba Hatun, dizüstü eteğin altına böyle kısa, tüylü çizme gibi birşey giyiyorlar. Çok kötü yahu, ben böyle zevksiz birşey görmedim hayatımda! Bu modayı uyduranın anasını avradını demek istiyorum izninle, insanda biraz zevk olur lan!

İlk mektup için biraz uzun yazdım, sıktıysam seni, özür dilerim. Sırf, pantalon popo ilişkisine girip göte göt dememek için bu kadar lafı dolandırdım.

Öperim yanaklarından.

Read more...

  © Blogger template Shush by Ourblogtemplates.com 2009

Back to TOP