Kabusname
Seks, yeni birşey olmadığından, benim de söyleyecek hiçbir şeyim yeni değil. Adem babamızla Havva annemizden bu yana çiftleşiyoruz. Meret, zevkli birşey olduğundan, üstüne yazılmış milyonlarca kitap, teknik, ritüel, sektör, kültür var. Uzakdoğulu bu işlere daha yatkın, daha işin keyfinde, felsefesinde. Umarım eçiş bücüş olmalarıyla seks kültürlerinin gelişmiş olması arasında bir bağlantı yoktur. Yoksa yan bastığımızın resmidir.
Adem babamız dedim de, aklıma takıldı, Havva'dan başka kadın yok, nasıl geçirdi acaba ömrünü? Havva anamızda, göğüsler küçüktüyse misal - Allah günahımı affetsin - hiç içinden geçirmiş midir acaba "şunları azıcık büyük yapsaydın be güzel allahım" diye. Bence geçirmiştir. Bir de, 31 çekerken kimi hayal ettiğini merak ediyorum, - çarpılacağım - bir cevap bulamıyorum. Yerinde olmak istemezdim. Esteğüzü billah himineş.....
Kabusname, - kötü rüya olan kabus şeklinde okumayın, Kabus bir isim - içinde birçok konuda tavsiyelerin bulunduğu bir öğüt kitabı, nasihatname. Geçmişten kalan bir sürü nasihatnameler, cinsel içerikli metinler, methiyeler var. Bazıları çok ilginç. Bir Zenanname var mesela, kadınlar kitabı diye geçiyor, al oku hayretlerin şaşsın. İşin daha da ilginci, zenannameyi yazan adam bir eşçinsel.
Kabusname, diğer nasihatnameler gibi, bablardan oluşuyor, her bap belli bir konuda tavsiyeler içeriyor. Kitaptaki baplardan biri "Cimada faidelisin ve ziyanlısın beyan eder" şeklinde; halvet olma üzerine tavsiyeler.
Diyor ki Keykavus - ismi de karizma -
Şöyle bilmiş ol ey oğul ki, cima etmek dünyanın lezzetlerinden bir ulu lezzettir. Amma bunun lezzetine aldanıp çok meşgul olma, ta ki temelin aşınıp göçmeye!’Çok cima etmenin ziyanı var amma az etmeğin dahi ziyanı var. Demek ki her nesne orta kararda iyidir. Ol dahi gayet arzu ile hoştur.
İtirazı olan? Yok.Nesine edeceğiz.
Seks isteği fazla olana da diyor ki;
Ve eğer kendini yenemesen bari sevdiğinle cima etme. Ta ki sevginin temeli aşınıp, göçmeye. Zira ki sevgi bir sıcak nesnedir ve cima bir soğuk harekettir. İster istemez bu soğukluk ol sıcağı bozar.
Adamımsın Keykavus. "Çok istiyorsan diğer kadınlarla yap" diyor adam. Aşkolsun!
Kadınlar, sevişmeye romantizmi katmak istemiyorlarmı bazen, çok saçma buluyorum. Mumlar, tütsüler yakılıyor, kokular sıkılıyor. Tamam, erkeklerde de bir miktar romantizm potansiyeli var, yok değil. Aşıkken mesela. Sevgiliyle el ele göz göze diz dize, sevgi sözcükleri fısıldanıyor kulağa. Güzel, kötü değil.
Bir de hatun araklarken "mecburen" bir romantik olma durumumuz var, çünkü kadınlar seviyor romantikleri, biz de "mişiz gibi" yapıyoruz. Bu yapıştırma romantikliğin sırıttığı erkekler hatunlar tarafından "öküz" diye nitelendirilse de, ben bu arkadaşları, niyetlerini doğrudan beyan etmeleri açısından samimi buluyorum. Bu sırıtan erkeklere önerim, eğer tipiniz çok yamuk yumuk değilse, ki bu da Allah vergisidir yapacak birşey yok, "karizmalarını" geliştirmeleridir. İki çift laf etmeyi bilmeleri, konuşulacak konuları doğru seçmeleri ve seçtikleri konuları iyi bilmeleri gerekir. Bunun üzerine bir de ayna karşısında yüz, mimik, göz teması, cool olma çalışması yaparlarsa belki bir şansları olabilir. Yapıştırma karizma da üstünüzde sırıtabilir, olabilir, ama burada önemli olan süredir. Hatunu araklamak için gerekli süreyi karşılayacak kadar bir karizma, işinizi görecektir.
Eğer bu da yoksa, size ben de yardımcı olamayacağım. Benden bu kadar.
Bir tek aşıkken gerçek romantik olabilme potansiyeline sahibiz. O da kimyadandır herhalde, yoksa durduk yerde neden değişelim. İncelenmesi gerekir.
Aşık olan erkekten bile romantizm belli bir noktaya kadar beklenebilir. El eleleydin, koklaşmaya başladın, dudaklara kondurdun öpücükleri, "seni seviyorum" dedin, "aşkım" dedin...
"Hatunun diline değdi dilin". Bu noktada artık bizim için romantizm bitmiştir, penis devreye girer, beyin, "kan gönder" emrini verir. İstemsiz bir hareket yani. Kod bu şekilde çalışır. Artık bu andan itibaren bizden olaya sevgiyle yaklaşmamızın beklenmesi abestir. Konuşma sırası içgüdülerdedir. Tütsüydü mumdu falan, geçiniz. İçgüdülerinize ne kadar çok uyarsanız o kadar iyi sevişirsiniz. Bunun içinde de sevgi pek yoktur.
Keykavus'a devam...
Kafa şarapla dumanlı olursa ne cima ettiğin bilir kişi ve ne cimanın lezzetin. Amma çok çaresiz olunca bari mahmur cima etmek yeğdir ki sefasından haberdar ola.
Biraz alkol iyi gider seksle. Rahatlatır, olduğunuz gibi davranmanıza yardımcı olur. Çakırkeyif olmaya yakın bir nokta fena değildir. Yalnız, sadece sizin çakırkeyif olmanız bir işe yaramaz, asıl hatunun olması önemlidir. Sizin kafanız iyiyken hatun son derece bilinçliyse facia olabilir. Çok detayına girmeyelim.
Zira ki her ele girdiğince cima etmek hayvanlar işidir. Zira hayvanlar vakit ve bivakti bilmezler. Ne vakit ki eline girdi, işlemeğe başladı. Öyle ise adem olan, vaktin gözlemek gerek. Taki hayvan ile onun arasında fark ola. Biline ki bu ademdir ve de ol hayvandır.
Biraz bozulur gibi oldum bu hayvan lafına. Fakat hakkını teslim etmek lazım. Biline ki bu ademdir, ve de ol hayvandır. Seks esnasında biz buyuz, olması da iyidir. Sevişirken de beyefendi gibi davranan bir adam varsa, var mı?, o adamdan hayır gelmez.
Hadi bana inanmıyorsunuz, bu adama da mı inanmıyorsunuz? Adamın adı Keykavus diyorum
son zamanlarda yaygınlaşan görüş, adem'in ilk insan değil, ilk peygamber olduğunu söylüyor. kan grupları vs. açısından bakınca da bu saptama mantıklı görünüyor. için rahat olsun :-P
romantizm konusunda kadınlara haksızlık ettiğini düşünüyorum.
rocco var üstad, çok beyefendi çok nazik bir italyan dostumuz.
size aşığım evli bey...
htn...
punchline diye pek bilinmeyin bir film vardır... sally field ile tom hanks"in... standup comedy üzerine... orada adem ile havva ile ilgili bir espiri aklıma geldi yazıyı okuyunca...
soru. adem ilk kez havva'yı gördüğünde ne demiş...
cevap.. önümden çekil, bunun ne kadar uzayacağını bilmiyorum...
göksel
Göksel
süpermiş :)) izleyeceğim filmi. teşekkür
Joa
Yok yav, etmedim valla.
Htn,
Ben de sana aşığım Hatun. Öleceğim aşkından.
buradan bakınca öyle görünüyor:) hayvanlık insanlığın içinde, kadının da erkeğin de. kişinin o hayvanı ne kadar özgür bıraktığına bağlı.
mark twain'den adem ile havva'nın cennet günlüğü'nü de ben önereyim bari. belden aşağı kısımları bu kadar net olmamakla birlikte, erkekler mars'tan kadınlar venüs'ten transseksüeller jüpiter'den filan tarzı kitaplara yüz basar, çok matraktır. sanırım sonradan adem ile havva'nın güncesi diye tekrar çevrilerek yayımlandı.
JoA'nın önerdiği kitabın ilk baskısı 1972'de (1970 yahut 71 de olabilir, evde bakmam lâzım) Milliyet Yayınları'ndan çıkmıştı. Hoş kitaptır, evet.
evet hafif abim, ben de o baskısını okumuştum babamın kitaplığından gizli gizli aşırıp. ne güzeldi yahu! kapağı da çok sevimliydi. yeni baskıyı okumadım ama adını bile sevmedim:(
neyse, susayım artık, yoksa evli adam ve şürekâsı "burayı kitap kulübüne çevirdiniz" diye kızacak:)
Joa
Bu okunacak kitapların ve izlenecek filmlerin listesinin hakkını pek veremiyorum ben uzun süredir. Sermayeden yiyorum, teşekkür öneri için.
Saygıdeğer Hafif Abi'm gelmiş. Kitaptan bahsetmişsiniz, o güzel üslübünüzle bir ilintili yorum yazsaydınız şu postanın altına bahtiyar olurduk. Ser veriyor sır vermiyorsunuz sayın Abi'm.
'yeni birşey olmadığından, benim de söyleyecek hiçbir şeyim yeni değil.'
eeh yok artık?! libidon korkak, elini korkak alıştırma bari değişik yerlere tıkla nette. seks hakkında söyleyecek yeni bi şeyin yoksa yazma.
hala mı hayvanlık romantiklik tartışmaları?! bu tartışmalar sıkıcı kadın dergilerinden tut 5 posta ve twitter'da yapılmamış mıydı?
hele o iç bayan yatakta orospu mutfakta ebenin amı tartışmaları! aahh olmuyor olmuyorr!
arada bir bakıyorum, hiiç ilerleme göremiyorum. tesis de var, heves de ama neden olmuyor acaba?
türk futbolu, türk evli erkekleri. of.
toz apla.
Toz Apla gibi 100 hatun daha olsa memleket çiçek gibi olur :) Geldiğine sevindim toz.
Libidomuz yerinde çok şükür, de, buradaki konsept azıcık farklı toz apla, seks de var, fakat oraya kadar getirip bırakıyorum, detayının kralını Fenasi yazıyordu zaten, benim girmeye niyetim yok.
Yorumlarını esirgeme arada.
saygılar