Elif lam
Önce biraz gereksiz bilgi. Ebced hesabı denilen birşey var. Harfleri sayılarla eşleştirip kelime türetmece gibi birşey. Hani çocukların yanında anlamalarını istemediğimiz birşey konuşurken kullandığımız kuş dili niyetine kullanılabilir. "31 çekmek" yerine "el çekmek" tabiri kullanılırmış eskiden. Söyleyenlerin yalancısıyım. "El" kelimesini oluşturan elif ve lam harflerinin sayısal karşılıklarını toplayınca 31 ediyor. Zamanla da el çekmenin eli gidiyor, 31 geliyor. Falan.
Bana sorarsanız da "üçün biri"'nden geliyor 31 çekmek. Sol taşşak 1, ortadaki 2, sağ taşşak 3. Billurları çekmek pek pratik olmadığından, ortadakini çekiyoruz mecburen. Taşşak dedim de, ne acayip bir organ. Vücudun tüm uzuvları gayet güzel bir tasarıma sahipken bunlar bir değişik. Hikmetinden sual olunmaz. Bakıyorum bakıyorum, hiçbir şeye benzetemiyorum. Üstüne top gelmediği sürece varlığını hatırlamak zor. Bir taraftan doğal hava yastıkları gibi, yatırıyoruz üstüne ortadakini, rahat rahat dolaşıyoruz. Bir sürü de deyim, benzetme var taşşakla ilgili. Taşşaklı hatun diyoruz mesela. Taşşak geçiyoruz. Taşşak kebabı yapıyoruz. Taşşaklarını yi'yim abi diyoruz. Taşşaklarımız serinliyor. Var da var. Şiirlere bile konu olmuş. Aziz Nesin yazmış bunu galiba.
Olunca taş ak olmalı Olmamalı aman kara Ah farfara farfara taş ak sığmaz şalvara altı okka olmalıdır tuman şalvar dolmalıdır şak şak da şak şak şak da şak altı okka gelen taş akTaşşak görünümden kaybediyor, hiç estetik değil. Her uzva krem kozmetik bir şeyler var, buna yok, hiç bakım istemiyor. En fazla etek traşını layık görüyoruz kendisine. Hem çok garip kalmış, görmezden geliyoruz, hem de o olmadan üreyemiyoruz. Çok ilginç buluyorum bu durumu. Aslında bir de taşşak masajı var, belki sonra yazarım, her erkek, erbabını bulup hayatında bir kez olsun yaptırmalı. Hanımlar o kadar şikayet ediyor yazdıklarımdan, hiç eşinize sevgilinize taşşak masajı yaptınız mı? Ne olduğundan haberiniz var mı? Bilmiyor musunuz? Çok konuşmayın o zaman. Öğrenin, öyle görüşelim.
Bu kadar çok taşşak yazınca, kelime, anlamını kaybetti şu an kafamda. Size de oldu mu?
Bence en estetik, güzelse hem erkekte hem kadında harika duran uzuv popodur. Sırf poposuyla meşhur olan bir sürü hatun var biliyorsunuz. Bir kardashian kardeşler var mesela, "hey maşşallah" deyip pat pat vurası geliyor insanın. Nedir onlar öyle. Popo dediğin, şöyle iki elinle arkadan avuçladığında eli dolu dolu doldurmalıdır, öylesi makbuldür. Kocaman olması, kadının belki görsel cazibesini arttırabilir, ama şekil ve duruş daha önemlidir bana sorarsanız. Kaşık kadar bir popo da, yeri geldiğinde gayet güzel durabilir.
Şaplağın en güzel gittiği organ budur. Şaplak deyince, bir de ellerinizin izi çıkar kimi popolarda ki görüntüye ekstra güzellik katar. Ulan ne yazacağım diye başladım, ne yazıyorum a.q. Size de oluyor mu bilmiyorum, bir draftı tamamlayacağım güya, aklıma elli çeşit şey gelmeye başlıyor. Mevzuyu bir fotoğrafla kapatayım.
31 çekmek erkeklerin kaçınılmazı. Evliyken de çekiyoruz, bekarken de. Küçücük çocuklar bile kendi kimliğini tanımaya çalışırken bir şekilde keşfediyor. Kız arkadaşının vermediği bekar erkeklere de çok üzülüyorum şahsen. Halleri vahim. Bu müessese, evlendiğinizde de aynen devam ediyor. Aynen derken, elbette sıklığı vesairesi değişebilir. Part time dahi olsa arasıra takılıyoruz. "Ben çekmiyorum, canım istediğinde karımla sevişiyorum" falan demeyin sakın, tepiği koyarım kıçınıza.
Geçenlerde evli erkekler olarak yaptığımız bir geyikte şöyle bir konu açıldı; azmışız, partnerimizle olan seksin kalitesi orta seviyede, ne öldürür ne oldurur cinsten, neyi seçeceğiz? Sevişecek miyiz yoksa 31 mi çekeceğiz? Ben "sevişirim" dedim, sonuç, oy çokluğuyla 31 çıktı. Nelerden konuşuyoruz netekim.

Bundan daha tahrik edici ne var ?
Loş bir ortam...mum ışıkları ile aydınlatılmış.
Slow bir müzik ...Hafif seksi her iki tenin duştan sonra havaya yayılmış baştan çıkarıcı kokusu...
Ve masaj yağı ile ilk başta kenarlarından başlayarak ...sonra oral yaparken insanı tahrik eden ağzının içindeyken dilin her darbesinde her iki tarafıda delirten...emerken...yalarken
Dilin birini yalarken diğerinide ağzına alıp hepsini ağzında hissetme arzusu Hele o taşşakların üzerine sürülen krem şanti ile yapılan masaj
Ve sonrasında da ...
ROSE
ben popoya takıldım; bukowski kadının poposu onun cinselliğinin yüzüdür diye bir kelam etmiş. bunu gerçek hayata uygulayınca derin bir hakikat olduğunu gördüm; en azından benim deneyimlerim çerçevesinde. güzel popo sahibi kadınlar güzel de sex sahibi. biraz kaba bir tabir oldu ama aşağı yukarı bu böyle. neyse, çıkmak lazım cuma gecesi... bir selam çakayım dedim..
ve sonrasında da?
hoşgeldin Rose
bu kadar senedir hayret. ayak masajı duydum da taşak masajını duymayarak - bilmeyerek- yaptırmayarak bi eksiklik yaşadığımı hissediyorum. yoksa .. hayatımdaki boşluğun sebebi bu olabilir mi ? ...
size sormak lazım.
hoşgeldiniz.
Popo olayına girmeyelim şimdilik, aklıma esti yazdım, bir de taşşak resmi koymamak için bilerek girdim. Popo konusunda benim referansım tinto brass'tır, güzel popo zevkimiz aynıdır aşşağı yukarı kendisiyle.
Koyduğun logo da şık durmuş evli abi.
resim mad men'in logosu. mühendisin grafik yeteneği ancak bu kadar olabiliyor.
isimle yazın diye diye tüy bitti dilimde.
Tinto Brass ın popolar iyidir evet, ama erotizm anlayışını biraz komik buluyorum.
Ayrıca taşak mesajını anlat hadii hadii.. Taşakları şöyle evirin, böyle çevirin derken huzursuz olmanı istiyorum. Nihahaha..
şimdi biz erkekler de şöyle bir durum var :
hepimiz 22-23 yaşından sonra "dünya'nın en iyi tokmakçısı" moddunda takılıyoruz. arkadaşlarımızla toplandığımız da ; "onu şöyle yedim" , "bunu böyle kütürdettim" , "şunu böyle götürdüm" filan başlıyoruz anlatmaya.
hal böyle olunca bende en karanlık ve kayıp zamanlarımıza ; yani porno dergilerin sayfalarına boşalttığımız zamanlara getiriyorum konuyu. sonra herkes ufak ufak susmaya başlıyor. ve ben biliyorum ki konuyu ilk değiştirmeye çalışan , hala porno'nun ve 31'in dibine vuruyor :)
fuck what you say
çok katılmıyorum dediğinize, yeni gençlik böyle mi bilmiyorum gerçi, ama bizim nesil öyle çok götürdümlü yedimli pek konuşmaz.Bahsi geçerdi elbette, erkek geyiği güzeldir.
31 her daim yoldaştır, part time bile olsa takılınır, ama dibine vuruluyorsa tedbir almak lazım.
hoşgeldin.
Üstünde pratik yapabileceğin taşşak varsa evde anlatayım Talisman ?
:)
Haha, böyle beni ..öt ettiğini sanarak bundan kurtulamazsın Evlii. Hadi anlat, pratik yapıp yapmamayı okuyucularına bırakırsın.
sana bir ara bir link göndereyim bari. pratik yapman lazım ama.
Niye burda anlatmıyorsun? Homofobik misin? :)
hehe.. Tamam tamam sustum.
@ evli adam
bizim kuşak konuyu detayı ile konuşmayı seviyor. bende erkek geyiklerini severim. güzeldir gerçekten. 31 de her daim yoldaştır. gönüllerde ki yeri ayrıdır :)
içinde bulunduğumuz zamanda "sex" yüceltilip , 31 çekmek "ayıp" mertebesine indirgendi. ve bu yüzden tanıdığım hemen herkes 31 çekmeyi eziklik olarak görüyor. bundan dolayı da öyle bir konuşuyor ki , sanırsınız hiç 31 çekmeden sex'e terfi etmiş. bu da bana komik geliyor. hal böyle olunca da başlıyorum içimizde ki en sağlam 31ci'yi aramaya :D
hoşbulduk.
Talisman,
Blogta öyle çok seksin detaylarına girmeyi tercih etmiyorum. Linkini gönderirim bir ara. Kadınları seven biri olarak dal başak muhabbetine de girmem zaten. Konuşacak konu mu yok.
31 çekmeyi eziklik olarak gören arkadaşlarına "Aşık Memo" nun deyişlerini okutalım. Tembel çizer memo diye de aranabilir.
Of zaten taşşak muhabbeti sevmediğini anladığım için bastırıyorum anlasana. :)
bastır talisman. ekmek çıkmaz sana.
Az da olsa bir huzursuzluk yaratabildiysem ekmeğimi çıkmış sayarım. :)
Bu arada Haneke sever misin sen? Aklıma geldi.
ekstradan bir ilgim yok. Piyano öğretmeni filmini izledim en son, o da epey oldu galiba.
Madem izlediniz, Elfriede Jelinek'in filme uyarlanan kitabını da okuyun lütfen. Nobel almasında payı büyüktür.